Tem 232015
 

Doğanın insanlığa sunduğu şifa kaynaklarları saymakla tükenmez. Bunlardan bir tanesi de doğal taşlar…

Yıllar boyu gerek renkleri ile gerekse faydaları ile insanlığı etkisi altında bırakmış ve günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir.

Bazen takı olarak bazen de süs eşyası olarak hayatımızın içerisinde yer verdiğimiz doğal taşları ne kadar yakından tanıyoruz bir bakalım.

Bu yazımızda günlük kullanımı en sık olan doğal taşları sizler için derledik.

Akik…

Akik güçlendirici bir taş olarak bilinmektedir. Eski çağlardan beri kullanılagelmiştir.

Sinirleri yatıştırma stresi üzerinizden alma gibi etkileri vardır. Strese iyi geldiğinden, vücudunuzda özellikle sırt ve omuz bölgesinde oluşan gerginliklere iyi gelmektedir.

Çok fazla ekrana maruz kalan gözlerinizin dinlenmeye ihtiyacı olduğunda, akik taşınızı göz kapaklarınızın üzerinde beklettiğinizde dinlendirici etkisini de görmüş olacaksınız.

Sosyalleştirmeyi artırdığından ve güç verdiğinden topluluk önünde çalışan insanlara akik taşı kullanması önerilir.

Ayrıca hamilelikte hem bebeğe hem de anneye sağlık vereceğinden, hamile bayanlara sıkça önerilir.

Akik taşının mavi, yeşil, kırmızı, turuncu, sarı, siyah, gri ve tonlarında bir çok rengi bulunmaktadır.

Akik taşının negatif enerjiden arındırılması ve temizlenmesi için taş, 1 saat akan su altında yıkanmalıdır.

dad3cbb9c0de47ec6465c370f99a8ccd

ced359180d53848905bc7135ea709ff8

a1cd6068eb3cf2684823da4c3ca98a18

 

Safir…

Safir dünyanın en pahalı ve en değerli taşları arasında bulunmaktadır. Işıltılı görüntüsü onu diğer taşlardan farklı kılar. Çok farklı renklerinin bulunmasının yanında en bilinen rengi lacivert olanlardır. Elmastan sonra en değerli taş olarak doğal taşlar arasında yerini almıştır. Bu özelliği ile yıllaca hükümdarların aksesuarlarını süslemiştir.

Bu kadar değerli olan bir taşın sembolü de tabi ki güvendir. Ayrıca şefkat ve özgürlük duygularının ön plana çıkmasına yardımcı olur.

Kalp ve böbrek üzerinde olumlu etkileri olan safir, duygusal tramvalardan kolayca kurtulmaya yarar.

İntikam, kin, nefret gibi olumsuz duyguları sevgi, huzur, mutluluk duygularına çevirir.

67b3aff78e7a9883bd4144006de19d7a

eb0e3de3f96439d7933b3700efd9f75e

d6f848f168c7c02e49b247f62cd01a13

 

 

Ametist…

Günlük kullamına en sık rastlanan taştır. Radyasyon ve negatif enerjiye karşı adeta kalkan görevi görmektedir. Bu özelliği ile evlerde ve iş yerlerinde işlenmemiş hali ile de kullanılmaktadır.

Stresi uzak turma özelliğinden ötürü kalp rahatsızlıklarına iyi gelir, kanı temizler. Negatif enerji toplama özelliği beyin fonksyonlarını daha etkin kullanmanıza yardımcı olur ve konsantrasyonu güçlendirir.

Enerji çekme özelliğinden dolayı sıkça temizlenmelidir. Özellikle ilk aldığınızda temizlemenizde fayda vardır. Bunun için temiz suda yarım saat bekletmeniz ya da 1 gün boyunca toprağa gömerek temizleyebilirsiniz.

f0231cf6647baa5b861754fed92e2917                 aa3957c7f9a358ce1762cb4bcf62ada1 (1)7848de0045c44a8e073d1ddead07f2f7

İnci…

İstiridye ve midyelerin içine giren kum taneciklerinin,  sedef salgısı ile kaplanması sonucu oluşmaktadır. Tamamen doğal yollardan oluşması ortalama 10 yıl sürmektedir. Günümüzde inci yetiştirme çiftliklerinde kültür incileri yetiştirilmektedir. Kültür incileri midyelerin içine konulan boncuk ya da toz parçaları ile midyenin uyarılması sonucu oluşturulur. Yani kültür incileri sahte değildir.

İncinin bilinen renkleri pembe, beyaz, krem ve siyah olmakla beraber en nadir bulunanı siyah incidir.

Deri hastalıklarına iyi geldiği bilinmektedir. Ayrıca anne sütünü artırıcı etkisi de bulunmaktadır.

İnci sadeliği, sadakati, şevkati ve mutlu bir evliliği temsil eder.

İnciyi özel kılan bir özellik de Kuran-ı Kerim de adı geçen doğal taşlardan biri olmasıdır.

Bakımı için parfüm vb. kimyasallardan uzak tutulmalıdır. İncinin kendini yenilemesi için hava almaya ihtiyacı vardır. Bu nedenle uzun süre kapalı alanda tutulmamaktadır.

214040b8ae7b3fce864644e42294cf84

ae0bd1903e354e79b6d8faeae0b47f25

a785d980c72d04190f926926d8c7de59

Mercan…

Sığ ve sıcak denizlerde yaşayan canlı bir taştır. Genellikle kırmızı renkte bulunmakla beraber pembe, turuncu ve beyaz renklerde de bulunmaktadır.

Takı olarak tercih edildiğinde gümüş ve bakır ile kullanılması faydalarını daha çok ortaya çıkaracaktır.

Mercan özellikle kalp sağlığına iyi gelmektedir, ayrıca dalağı kuvvetlendirdiği ve cilt hastalıklarını iyileştirdiği bilinmektedir.

Kan ile ilgili hastalıkların tedavisinde etkilidir. Kişiye temiz ve berrak bir bakış açısı verir, kişinin saygınlık görmesine yardımcı olur.

e8a098819e4d39814e6f2267262f50e3

705f32260fdf65b8dbee0058b1ce2dd1 (1)7a4ac9f8e5dfa402c52d7494945e85f2

 

Alırken nelere dikkat etmeliyiz…

Herbir taşın birbirinden önemli faydası var gördüğümüz gibi, içlerinden birini seçmek oldukça zor görünüyor olsa da önemli olan size iyi geleceğine inandığınız taşı seçip uygun şekilde kullanmak olacaktır.

Taşlar yoğun enerji kaynakları ve toplayıcılarıdır. Bu nedenle aldığınız her taşı kullanmadan önce uygun yöntemler ile temizlemeniz gerekmektedir.

Unutmayın size fayda sağlayacak her türlü güç içinizde, bırakın doğanın mucizeleri olan doğal taşlarda bunları çıkarmanıza yardımcı olsun…

Yaşamanın değeri hiç bir şey ile ölçülemez, gülümseyerek kalın…

 

Mar 032013
 

huzursuz bacak sendromu tedavisi…

HBS Tedavisi, Huzursuz Bacak Sendromu Bitkisel Tedavisi…

HBS tedavisinde yaklaşım nasıl olmalıdır? HBS’nin tipine göre karar vermek uygun olur…

1. Ara sıra çıkan (intermitan) tipte, devamlı tedavi ge­rekmez. Belirtilerin çıktığı gün ve günlerde ilaçsız (non-farmakolojik) yaklaşımlar yeterli olabilir.

Bunlar;
a) içiyorsa, sigara, kahve ve alkolü kesme,
b) başka nedenlerle kullandığı ilaçları gözden geçirmey­le başlar.

Şöyle ki; depresyona karşı (antidepresif), nöroleptik ilaçlar, methoclopamid tipi bulantı-kusmaya karşı kullanı­lanlar sedatif veya kalsiyum kanal blokeri gibi kalp-tansi-yon ilaçları, sara tedavisinde kullanılan Fenitoin, kan yağ­larını düşüren ilaç varsa hekimine sorularak azaltılmalı ve­ya gerektiğinde kesilmelidir.
c) Kendini uyanık tutma -mental aktiviteyi artırma- vi­deo oyunları, bilmece çözme vb.
d) Kan serumu ferritin düzeyi düşükse demir ve gereki­yorsa B12 vitamini tedavisine başlama,
e) Uyku hijyeni kurallarına uymak.

Yukarıdaki önlemler yetersiz kalırsa, belirtilerin her gün geldiği hastalardaki gibi ilaç tedavileri de denenebilir.

2. Her gün gelen tip: İlaçsız tedavilere ek olarak, L-do-pa + Benserazide veya Carbidopa-Levodopa 125 mg. ile başlanır. Gerekirse bunların uzun etkili olanları kullanıla­bileceği gibi dopamin agonistleri (Pramipexole, Ropinero-le vb.) veya gerekirse opioidler (morfin cinsi ilaçlar) da de­nenebilir.

İlaçlar gece yatmadan bir saat önce tek başına alınma­lı, en düşük dozla başlamalı, o doz yetersiz kalırsa miktar yavaş yavaş artırılmalıdır. Dozdaki değişmeler üç-yedi gün aralarla denenebilir. Sakinleştirici etkisi varsa, o ilacın do­zu azaltılmalıdır.

3. Tedaviye yanıt vermeyen dirençli tipler: Bunlar, kul­lanılan dopaminerjik ilacın dozu yeterli olduğu halde ve doz artırılırsa, ilaca bağlı yan etki çıkan olgulardır. Yapıla­cak şey, kullanılan dopaminerjik ilacın dozunu azaltıp ya­nına yeni bir dopamin agonisti ilaç ekleme denemesidir.

Değişik ilaç kombinasyonları L-dopa + Gabapentin ve­ya ikincisi yerine Opioid veya Benzodiyazepin birlikte ve­rilebilir.

HBS’de ilaçsız tedavilerden neyi anlıyoruz? HBS’li hastaların çoğu yaşlı olduğundan ilaçların yan etkileri göz önüne alındığında arasıra gelen veya hafif şid­detteki hastalarda ilaçsız (non-farmakolojik) yaklaşımları denemek uygun olur. Şiddetli HBS olgularında ilaçsız te­daviler yarar sağlamaz.

1. Yatmadan önce kol ve bacakları germe ve fizik akti-vite faydalı olabilir. Hafif veya orta derecede egzersiz belir­tileri hafifletir. Ağır egzersizler ise semptomları artırır.

2. Bacaklara masaj yapmak denenebilir.

3. Yatmadan önce ılık veya sıcak banyo yararlı olabilir.

4. Mental aktiviteyi artırma, video oyunları oynamak, kompütür programlama, resim, örgü-nakış yapma ve aktif tartışmalara katılma faydalı olabilir. Bunların etkisi kişiyi uyanık tutma yoluyladır.

5. Dondurma ve unlu gıdaları mümkünse yememe (ilaçların etkisini azaltabilir).

6. Sedanter hayattan (uzun süreli oturma, hareketsiz kalmaya dayalı yaşam) sakınmak. Seyahatleri sabahsaat­lerine denk getirmek uygundur. Menstürasyon dönemle­rinde hareketsiz kalmaktan sakınmalıdır.

7. Cinsel ilişki ve orgazmın uyku sağlama açısından iyi geldiğine dair bireysel hikayeler mevcuttur.

8. EEG alfa aktivitesi eğitimi (alpha training), hasta eğitimle (telkin) kendi alfa aktivitesini, semptomlarını dü­zeltecek, şiddetlenmesini önleyecek frekans, amplitüd ve miktar yönünden ayarlamayı öğrenebilir. Kendine uygun alfa aktivitesine ulaşmayı içten isterse varabilir. Bu eğiti­min amacı, kişinin iç inhibisyonunu kendi gayretiyle geliş­tirmeyi öğrenmesidir. Yoga, meditasyon ve hipnozda da amaç aynıdır. İç inhibisyonu (kendi kontrol mekanizması­nı geliştirmek) o kişi için bir yetenektir. Zihinsel aktiviteyi artırarak uyanık halde kalmanın altında yatan ana fikir bu olup, uygun EEG alfa ritmini yakalamaktır. Kişi bu eğitimde işe yarayacak uyaranlara kendini bırakıp, yara­mayacak olanlara kapılarını kapatmasını öğrenir. Kronik ve şiddetli HBS olgularda bu yöntem etkili olmayabilir.

9. Bacaklara dışarıdan karşı pulsasyon uygulamak. En-henced External Counter Pulsation (EECP) tedavisi: Bu tedavi, koroner şikâyetleri olup, ameliyat edilemeyen kalp hastalarında, bacaklara kalçaları da içine alan bir manşon (tansiyon aleti manşona benzer) aracılığıyla kalp ritmiyle uyumlu pulsasyonların (basınç) uygulanmasıdır. Yaşlı ko­roner hastaları içinde tesadüfen HBS’si de olanlar bu tedaviden ortalama otuz bir gün sonra belirtilerinde düzelme göstermişlerdir. HBS’nin “damarsal tedavisi” adı da veri­len bu yöntemde iyi etki geç çıkmaktadır. Muhtemel etki mekanizmasının bacaklar yoluyla gönderilen pulsasyonların, bacak damarlarının kaslarına otonom sempatik sinir sistemi akışında HBS’deki muhtemel artmayı frenleme yo­luyla olması düşünülebilir.

Haz 252012
 

Siyah lekeler insanların baş belalarıdır. İnsanları güzelliklerini bozan bu siyah lekeler bazı ürünler kullanıldığı halde geçmeyebiliyor. Fakat yazımızın devamındaki bu bitkisel öneriyle siyah lekelerden tamamen kurtulacaksınız.

İşte size mucizevi öneri; elma sirkesi. Yarım su bardağı suya, 3 çorba kaşığı kadar elma sirkesi ekleyip iyice kaynatın. Daha sonra ateşi kısın ve başınıza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Bu şekilde yüzünüze 15-20 dakika buhar verin.

Siyah Lekeler Nasıl Geçer?
Daha sonra yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesiyle yüzünüzü silin. Bu işlemi haftada 2 kez tekrarlayabilirsiniz. Düzenli olarak yapılan işlem sonucunda siyah lekelerin yok olduğunu ve cildinizin parladığını göreceksiniz.

Siyah noktaların giderilmesi için diğer öneriler:

a) Birer tutam kırlangıç otu, ayrık otu bir kaba konularak üzerine beş bardak su ilave edilerek kaynatılır ve bir gece dinlendirdikten sonra siyah noktaların üzerine sürülür.
b) Birer tutam nane, yabani kekik yaprağı, ıhlamur bir ka*ba konulup yeteri kadar su ilave edilerek kaynatılır. Soğuduktan sonra siyah noktaların üzerine sürülür.
c) Bir adet çok olgun domates ezilir ve ince bir tülbentle süzülür. 1 tatlı kaşığı gliserin ve iki damla aselbent tentürü katılıp karıştırılarak şişeye doldurulup kullanılmak üzere saklanır. Cildin siyah noktalı kısımlarına bol miktarda sürülür

Haz 132012
 

Salatalık sürün canlanın

Salatalık ile cildinizi canlandırmaya ne dersiniz? A, B ve C vitaminleri ile fosfor, potasyum, demir, magnezyum ve gençlik iksiri olarak tanımlanan selenyum deposu salatalık, her türlü cilt sorununa iyi geliyor. Susuzluğu giderici özelliği ile cildin nem oranını dengeliyor. Canlandırıcı ve yumuşatıcı etkisi nedeniyle kozmetik ürünlerinin vazgeçilmez besinlerinden biri. Cildiniz için her gün 1 salatalık yiyin. Ayrıca salatalığın kabuğunu biraz kalın soyup yüzünüze sürün, cildinizde ani canlanma ve yumuşama etkisini hissedeceksiniz.

İyi bir uyku çekin

Cildimiz kendini onararak yenilenmek ve beslenmek için organizmanın derin uyku halini, yani geceyi bekler. Cilt, gece yarısından sonra hormonlar tarafından daha iyi sulanır; kılcal kan dolaşımı da aynı şekilde bu dönemde canlanır. Cildin uygulanan ürünlerden en yoğun olarak yararlandığı saatler ise sabahın dördüdür. Gecenin cildimize sunduğu en büyük hizmet sakinleşmektir. Yani gün boyunca kendisini güneşe, rüzgâra karşı savunurken, yaptığı strese bağlı ya da mimiklerle ilgili kırışmaların asıl nedeni olan adale kasılmaları gece boyunca sakinleştiğinde ortadan kalkar ve cilt rahatlar.

Kırışıklıklara meyve

Bilim adamları, güneş ışınlarından meydana gelen cilt kırışıklıklarının yiyeceklerle de ilgisi olduğunu açıkladı. Araştırmacılar; sebze, baklagiller, zeytinyağı ve bazı meyvelerin, güneş ışınlarının olumsuz etkisine karşı cildi koruduğunu belirtiyor. Cildi güneş ışınlarının etkisinden koruyan diğer anti-kanserojen besinler ise balık, erik, elma ve çay. Öte yandan ciltte kırışıklıkların, et, sütlü besinler, şeker, tereyağı ve margarin tüketenlerde daha fazla meydana geldiği gözlendi.

Dudaklar balla parlasın

Bal, içeriğindeki vitamin mineral, antioksidan ve aminoasitlerle değerli bir besin maddesi olmasının yanı sıra, tedavi edici özelliklere sahip. İşte çatlayan dudaklar için tedavi edici bir dudak parlatıcısı:

1 fincan tatlı badem yağını ve yarım fincan balmumunu, mikrodalga fırında balmumu eriyene kadar tutun. 2 kaşık balı ilave edip karıştırın. Soğumaya bırakın. Karışımı kapaklı minik kaplara döküp kullanın.

Kuru cildin ilacı gül

Yağlı cilt kadar kuru cilt de sorun yaratır. Özellikle soğuk aylarda kuru cilt yeteri kadar beslenmezse, çatlaklar ve tahrişlere açık hale gelir. Kuru bir cildiniz olduğundan yakınıyorsanız gülden yararlanabilirsiniz. Gül suyu ve gül yağı kozmetikte de oldukça yaygın olarak kullanılıyor. Üç damla gül yağını, üç damla lavanta yağı ile karıştırarak cildinize sürün. Cildinizin bir anda gerginlikten kurtulduğunu hissedeceksiniz.

Parlak saçlara sahip olun

Saçlarınızın çok kuru olduğundan yakınıyor, daha parlak görünmesini mi istiyorsunuz? İşte işe yarayacak bazı öneriler:

Bir muzu iyice ezin. Bir çay kaşığı bademyağıyla karıştırıp saçınızın diplerinden başlayarak uygulayın. 20 dakika beklettikten sonra durulayın.

Bir başka öneri ise şöyle; 1 yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı karıştırın çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice yedirin. Saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın.