Haz 242015
 

Moda ile yaşayan ve bunu bir hayat tarzı olarak belirlemiş biz kadınlar, modanın artık sadece giyim endüstrisinden ibaret olmadığını çok iyi biliyoruz.

Moda artık hayata dokunduğumuz her anda bizimle beraber. Ve tarzımızı oluştururken bize seçenekler sunuyor.

Evlerimiz, seyahatlerimiz, seçtiğimiz yemekler ve hatta diyetler; yaptığımız yemekler, sunduğumuz masa, kendimize verdiğimiz değer, gülümsememiz, ardında tarzımızın ayak izlerini bırakıyor.

Yani tarzımızı belirlemenin ilk adımını bedenimiz ve sağlığımız adına yaptığımız tercihler oluşturuyor.

Ve bu yazı sizlere yaz aylarının gelmesi ile önemini iyice farkettiren tırnak bakımı ve trendleri hakkında bir kaç öneri sunuyor.

Keyifli okumalar…

Vücudumuzda yüzümüzden sonra dış etkenlerden dolayı yıpranmaya maruz kalan bölge el ve ayaklarımızdır. Dolayısı ile en az yüzümüze gösterdiğimiz önem kadar el ve ayak bakımına da önem vermeliyiz.

El ve ayak bakımının en önemli kısmı olan tırnaklara göstereceğimiz özen daha genç ve dinamik bir görünüme sahip olmamızı sağlayacaktır.

Tırnak sağlığı ve bakımı için öncelikli yapmamız geren şey doğru ve dengeli beslenmektir. Yaz aylarının gelmesi ile yapılan diyetlerde ve içinde bulunduğumuz Ramazan ayında, bazı vitamin ve mineral kayıpları yaşanabilmektedir.

Bu aylarda beslenme düzenimizi ayarlarken tırnak sağlığımız için gerekli olan kalsiyum, demir, çinko, folik asit, B12 ve C vitamini içeren besinlere yönelmemizde fayda olacaktır.

Tüm bunları vücudumuza sağlamak için, kuru baklagilleri, günde en az 3 porsiyon yoğurdu, haftada 2 gün balığı, bol sebze ve meyveyi ve tabi ki günde en az 2 litre suyu sofralarımızdan eksik etmemeliyiz.

Dengeli beslenmeyi hallettikten bir sonraki adımımız doğru ürünlerle doğru bakım uygulamak olacak.

Daha önceleri tırnak bakımı denince akla ilk gelen yerler kuaförler iken, şimdi yeni çıkan bakım setleri sayesinde evden çıkmadan da bakımlı olmak mümkün görünüyor.

Yani artık kuaföre gidecek vakit yok bahaneleri eskide kalacağa benziyor.

Son olarak vücut bakımımızın olmazsa olmaz gereği, doğru bir nemlendirici ile bakımlı tırnaklara kavuşmanın mutluluğunu bizi bekliyor olacak.

Tırnak bakımımız tamam olduğuna göre şimdi sıra 2015 yılın, tırnak modası trendlerine hızlıca göz atmakta.

Manikürün devrimi…

Klasik manikür hepimizin vazgeçilmezi ama bir de bunlara bakın…

 

RodarteZang-Toi-Spring-2015

Alon-Livne-Spring-2015

 

Çizgilerin gücü adına…

Modern görünümün, modern işaretleri: çizgiler…

Prabal-Gurung-Spring-2015Nonoo-Spring-2015

Ann-Yee-Spring-2015Baja-East-Spring-2015

 

Metalik şıklık…

Metalik renkler artık her detayda karşımıza çıkıyor.

metal

 

 

Nail-Trends-Spring-2015-New-York-Fashion-Week

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Şeftali Naturelliği

Tırnak modasında bu yazın her tonu ile en trend rengi; şeftali renkleri

 

somon 1 somon2

somon

 

 

 

Hayatı tarzınız, sağlığınız ve gülümsemeniz ile yakalayın…

Mutlu haftalar…

Haz 012012
 

Ayak eklemi vücudun en uç kısmında yer aldığı için özellikle ayak parmaklarında tıpkı el parmaklarında olduğu gibi soğukluk ve solukluk olabilir. Bu açıdan ayak damarlarının yakın takibi çok önemlidir.

Özellikle ayak sırtındaki ‘dorsalis pedis’ adlı damar; bacakların beslenmesinin iyi bir belirtecidir. Bu beslenme zayıfladığında parmaklarda önce soğukluk ve solukluk başlar, hastalık tedavi edilmezse parmaklarda morarma, en son noktadaysa kangrene bağlı organ kaybı izlenebilir. Bu durum daha çok temiz kan damarlarındaki (atar damar) yetmezlikte görülür.

Kirli kan damarlarındaki (toplar damarlardaki) yetmezliklerse venöz yetmezlik adı altında sınıflandırılır. Bu yetmezliğin hafif durumlarında uzun süre ayakta durma sonrasında bacak damarlarında göllenme sonucunda ayak bileği etrafında ödem oluşur. Ayak bileğini kalp seviyesi üzerinde tutmakla bu ödem azaltılabilir. Yine bu ödem, ilk safhalarında varis çorapları ve egzersizlerle tedavi edilebilirken, ileri dönemlerde cerrahi müdahale gerekebilir. Venöz yetmezlikte ayak bileği etrafındaki derinin bozulması başka cilt hastalıklarıyla karıştırılabilir ancak bunun nedeni kanlanmanın bozulmasına bağlı gelişen ülserlerdir.

Spor sonrası şişkinlik

Bacak ve ayaklardaki çoğu damar hastalıkları, şişkinlik veya dolgunluk hissi verir. Ancak bu tür vakalar içerisinde özellikle yoğun egzersiz sonrası olan ve tekrarlayan bir durum dikkat çekicidir. Kronik kompartman sendromu dediğimiz bu durumda bacak kaslarını içine alan ‘fasya’ adlı odacıklarda ödem oluşur. Bu ödem egzersizle ve kanın bacaklara yüksek düzeyde gönderilmesiyle artar. Bu hastalığın kesin tanısı için kompartman içi basınçlarının özel bir cihazla ölçülmesi gerekmektedir. Medikal tedavi ve egzersizlerin yeterli olmadığı durumlarda fasyatomi denilen kasları içine alan fasyaların kesilerek rahatlatılması önerilebilir.

Cam batması hissi

Bir de ‘plantar fasiit’ tablosu vardır. Bu tablo, kalkaneus denen topuk kemiğine yapışan kasların aşırı zorlanmalarına bağlı gelişir. Tedavisinde ayak taban kaslarını düzenli germe ve güçlendirme egzersizleri, uygun tabanlık ve ayakkabı kullanımı, tetikleyici faktörlerin ortadan kaldırılması önerilir. Halk arasında sıkça kullanılan ‘topuk dikeni’ndeyse topuktaki kalkaneus kemiğinin ucunda ek bir kemikleşme izlenir. Bu görüntü bir dikeni çağrıştırdığı için bu isim kullanılır. Tedavisi, ‘plantar fasiit’e benzer ancak inatçı vakalarda enjeksiyon tedavileri denenebilir.

Özellikle atletlerde sık rastladığımız aşil tendiniti, ayakkabı alışkanlıklarının sık değiştirilmesi ve zorlama- lar sonucunda sporla uğraşmayan kişilerde de görülebilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyonun yanında topuk yükseltme, aşil tendonu üzerindeki baskıyı azaltacağı için fayda sağlar.

Ayak tabanında çökme

Bu şekilde ifade edildiğinde insanı karamsarlığa sürükleyen bir tanı olan pes planus (düz tabanlık) çok sık rastladığımız bir ayak hastalığıdır. Çok çeşitli nedenlere bağlı olabilir. Pedobarografi denen ayak basınç ölçüm cihazlarıyla kişinin kendine özgü ayak haritası çıkarılıp, özel tabanlıklar üretilebilir.

Dr. Eser Alptekin

Haz 012012
 

Ayaklarımız belki de vücudumuzun en önemli organlarından biri;

Küçücük bir ayak rahatsızlığında dahi hayatımız zehir olur…

Ayağımızda oluşan küçücük bir nasır, parmak arasında oluşmuş küçük bir pişik veya bacaklarımızda oluşmuş varisler, basit tırnak batması hayatın güzelliğini anlamak, sağlıklı olmanın ne güzel bir şey olduğunu anlamamız için yeterlidir.

Oysaki ayak sağlığı ve ayak bakımı genellikle küçük ve basit önlemlerle devam ettirilebilir.

Ayak ağrılarını ihmal etmeyin. Genel inanışın aksine, ayak ağrısı normal bir şey değildir. Ağrılar sürerse bir dokora görünün.
Ayaklarınızı düzenli olarak inceleyin. Ayaklarınızın renk ve ısısındakı değişikliklere dikkat edin. Tırnaklarda kalınlaşma ve renk bozuklukları, ciltte kesik, çatlak ve dökülme olup olmadığını kontrol edin.

  • Ayaklarınızı düzenli olarak yıkayın. Özellikle parmak aralarını iyi yıkayın ve çok iyi kurulayın.
  • Ayak tırnaklarınızı aşırı kısa olmadan, düz kesin. Tırnak köşelerini ve yanlarını kesmek ileride tırnak batmasına neden olur.
  • Ayağınıza uygun ayakkabılar giyin. Yıpranmış ayakkabiları giymeyin.
  • Yaptığınız aktiviteye uygun ayakkabı giyin (örneğin koşmak için koşu ayakkabısı).
  • Ayakkabılarınızı değiştirin, her gün aynı ayakkabıyı giymeyin.
  • Ayak incinme ve sakatlanmalarında buz tedavisi uygulayın. Rahatlatıcı etki yapar, şişmeyi ve acıyı azaltır. Kesinlikle sıcak veya sıcak su kullanmayın. Sıcak, kan akışını hızlandırdığı için şişmeyi arttırır.