Arama Sonuçları : Bot » firsat sevdası, mutluluk kulübü

Ara 262016
 

Yeni yıl coşkusu sokakları ve vitrinleri sarmışken aklımızda iki soru belirdi; Nereye gitsem? Ne giysem?

Canlı müzik + ana yemek + sınırsız yerli içki yazan menülerin altında “gelirken şu tarz giyinebilir, makyajınızı da şöyle yapabilirsiniz” yazmıyor maalesef. Biz kendimize iş edindik, aradık taradık ve ilaç gibi gelecek önerileri sizin için toparladık. Tarzınızı korurken gideceğiniz mekana da en uygun kombin önerilerini tek tek yazdık.

Otelde

Otellerin balo salonlarında yapılan partiler, genellikle en gösterişli yeni yıl partileridir. Eğer tercihinizi bu yönde yaptıysanız, sizin de gösterişli olmanızda yarar var. Popülerliğini asla kaybetmeyen ve her daim zarif ve şık olan uzun elbiseler bu tür bir parti için en uygun seçimlerden biridir. Dikkat etmeniz gereken tek şey, fazla gösterişten kaçınmak. Zarif elbisenizi altın ve taşlı aksesuarlarla kombinleyebilirsiniz. Siyah dantel ya da ölçülü bir dekolte sizi gecenin yıldızı yapabilir. Saçlarınızı tepeden topuz, at kuyruğu ya da elbisenizin modeline göre dalgalı kullanabilirsiniz. Önemli olan abartı ve zarafet arasındaki ince çizgiyi tutturmak. Sade bir makyaj, ışıltılı gözler ve dudaklar ışıl ışıl parlamanıza yeter de artar!

Restoranda

Eğer yeni yıla bol müzik, lezzetli yemekler, içecekler ve dans ile girmeyi düşünüyorsanız, restoran kutlamaları tam size göre. Planınızı bu yönde yaptıysanız, seviyeli bir şıklık ve rahatlığı kombinlemelisiniz. Restoran kutlamaları için, deri etekler ve pantolonlar ile şık bluzlar, büstiyerler ya da bu senenin en trend ürünlerinden blazer ceketler veya ışıltılı mini elbiseleri tercih edebilirsiniz… Deri etek ya da pantolonla yapacağınız kombini daha elegan bir görünüme kavuşturmak için bluzunuz çok şık olmalı. Mini elbiselerinizle ise sade şıklığı yakalayabilirsiniz. Saçlarınızı ister düz ister dalgalı kullanabilirsiniz. Abartılı topuzlardan uzak durun. Hafif bir gece makyajı ile harika görüneceksiniz.

Sokak Partisinde

Bu sene yılbaşına ışıl ışıl sokaklarda dolaşarak girmek istiyorsanız, ilk önerimiz kalın giyinmeniz olacak. Hava soğuk olacağı için, genellikle paltonuzla olacaksınız. Bu noktada üzerinizdeki en gösterişli parçanın paltonuz olmanızda fayda var. Payetli montlar, yapay kürkler veya renkli deri montlarınızla kombinleyeceğiniz renkli, desenli ya da dantelli çoraplar, sokakların yıldızı olmanızı sağlayabilir. Eğer gecenin uzun sürmesini istiyorsanız, ayaklarınızın rahatlığı çok önemli. Yılın trendlerinden zımbalı botlar ve diz üstü çizmeler sokak partileri için doğru seçim olacaktır. Topuklu giymeyi tercih etmelisiniz. Dış giyimde sadelikten yanaysanız, renkli şallar, şapkalar, atkılar ile tarzınızı ortaya çıkaracak dokunuşlar yapabilirsiniz.

Gece Kulübünde

Yeni yıla bir gece kulubünde girecekseniz, hem gece boyu rahatça dans edebileceğiniz hem de şık görünmenizi sağlayacak bir kombin seçmelisiniz. Pullu ya da deri mini etekler, elbiseler ya da tulumlar ve doğal görünümlü saçlar; gecenin başından sonuna kadar şıklığınızı korumanızı sağlayacak. Bütün gece dans edecekseniz, sade bir gece makyajı yerinde ve yeterli olacaktır. Unutmayın kışın göbeğinde de olsak dans pistinde dereceler tavan yapıyor. Gecenin sonunda dahi göz makyajınızla hayranlık uyandırmak için hem sade ve çarpıcı hem de kalıcı ürünleri tercih etmenizi öneririz Gece uzun ve dans dolu… Ayaklarımızı düşünmekte fayda var. Geceye topuklu ayakkabılarınızla başlayacaksanız, babetlerinizi çantanıza atmanızda yarar var.

Barda

Yeni yıla girerken rahatlığınızdan ödün vermek istemiyor olabilirsiniz. Bu noktada her zaman takıldığınız ve kendinizi iyi hissettiğiniz barlar keyifli bir seçenek olacaktır. Yılbaşını salaş bir mekanda geçirecekseniz, deri pantolonlar, crop toplar, deri ceketler ile hem trend hem şık olacaksınız. Deri benim tarzım değil diyorsanız, skinnyler ve düşük omuzlu, baskılı üstler ile de stil sahibi görüneceksiniz.

Mutlu seneler. :)

Happy-New-year-wishes-best-wishes-images-01

 

Tem 162015
 

Takılar insanlık tarihinin başından bu güne kadar farklı amaçlar ile kullanılagelmiştir. Önceleri bitkiler, vahşi hayvanların dişleri, yırtıcı kuşların tüyleri, deniz kabukları gibi objeler takı olarak taşınmıştır. Sonrasında gümüş, altın, elmas, zümrüt gibi değerli maden ve taşların keşfi ile takılarda kullanılan metaryellerde değişmiştir.

Kısacası insanlık var olduğu süreden bu yana, gerek süslenmek, gerekse korkularını yenmek amaçlı takı yapıp kullanmıştır. Yıllar içinde geliştirdiği ustalığını yıllar boyu aktarmış ve günümüze kadar ulaşmıştır.

Değerli taşlar ve madenler yetenekli tasarımcılar ile buluştuğunda cazibesi yılların içinden taşıp geliyor.

Bu cazibenin gücünü bilen moda otoriteleri değerli takıların metaryellerini basitleştirerek daha geniş kitlelerin beğenisine sunmaya başladı. Son yıllarda defilelerin dikkat çeken parçaları haline gelen takılar, kıyafetlerin en önemli tamamlayıcıları olarak karşımıza çıkıyor.

Bizlerde bu yeni trende karşı koyamadık ve bu senenin aksesuar trendlerini sizler için derledik.

Keyifli okumalar…

Şeffaf renklerin gösterişli buluşması…

Bu takılar yarı değerli taşlardan ya da tamamen imitasyon olarak üretilmiş olsalar da, profesyonel ellerden çıktığını kanıtlarcasına parıldıyorlar.

0fdcee9077f7a2bc6f66e855657adf59 (1) 9d91f4bb2fa0e2518093fc02bf090914

54bc308b4e287_-_trends-2014-accessories-chokers-02-chanel-clpa-rs15-0751-lg 54bc308d8de31_-_rends-2014-accessories-chokers-06-givenchy-clp-rs15-1443-lg

ralph_lauren_526687722_north_499x_white ee0857ae3338585ae68ca45506dead0a

 

Gökkuşağının tüm renkleri bu kolyelerde …

İçinizdeki tüm renkleri dışarı yansıtacağınız, doğanın canlılığının ve gerçekliğinin simgesi rengarenk kolyeler ve bileklikler … Etnik görünümleri ile size hem derinlikli, hem eğlenceli bir hava katacak bu kolyelerden mutlaka edinmelisiniz.

0f2e635feaecf09e0d3ef650d92f5cea (1) 54bc30a2ee7a3_-_z-trends-2014-accessories-sporty-07-marni-clpa-rs15-6973-lg

54bc309e87d4e_-_014-accessories-romance-09-bottega-veneta-clpa-rs15-5698-lg 54bc30903b112_-_014-accessories-colorful-boho-01-creatures-clp-rs15-2695-lg

206f407939c5f88e789e76a2e00ceb22 18830c21a8b284d408f01c44429884af

dc4ef54549de610a7090c474f6631584  hmprod (1)

 

Asi yanımıza itafen metal kolyeler…

Hayatın iniş çıkışlarına bazen sert bir duruş gerekiyor. Tam bu zamanlarda, metal aksesuarlarınız sizinle…

 

1f2b4acab9b3bfc0c10fb4b4d3384d0f f8936948bf2aa50b442e33c4fd5bf563

 

Sıra bilekliklerde…

Gerek kombin ile gerekse tek başına kullanılan bileklikler, günlük hayatın adeta bir parçası. Buyrun modelinizi seçin.

d8be5228a35a362d64f54b2a23e38602 859eee91b642b18a7b014e933dc161a2 23e8417b895ca68f4e0f299a45f02e57 39c14463805e258f4eaab31d81518253 88b07ebcb4c53dc65b6157cd1122e3d0 92bfe41c3d493e69032b9fec2dd372bf 167c23c86758d681a54d2afcaf502bf8 MICA_31
2015 aksesuar modasını derlerken, takı alışverişinizi sizler için kolaylaştırıp fırsat haline getirmeyi düşündük.

Veee sizlere firsatsevdasi.com üzerinden harika bir takı butiği oluşturduk. Son moda takılar ve  çok özel fırsatlar için sitemizi ziyaret etmeyi unutmayın.

www.firsatsevdasi.com

Kas 262014
 

2014-2015 Sonbahar-Kış sezonunun öne çıkan trendleri arasında dizüstü çizmeler var. Dizüstü çizmeleri nasıl kullanacağınızı ve bu trendi stilinize nasıl uygulayabileceğinizi yazdık.

Dizüstü çizme nasıl giyilmeli?

Dizüstü çizmeler bu yılın en çok dikkat çeken trendlerinden biri. Özellikle soğuk günlerin gözdesi olan bu trend, stilimize hem çok çekici hem de asi bir hava katıyor. Peki dizüstü çizmeleri nasıl seçmeli, kıyafetlerimizle nasıl kombinlemeli ve giyinirken nelere dikkat etmeliyiz? Tüm bu soruların cevabını bu yazımızda bulabilirsiniz.

Dizüstü çizmeleri seçerken nelere dikkat etmeli?
Her ne kadar şıklığı ile öne çıkan bir trend olsa da, diğer tüm ayakkabılarda olduğu gibi dizüstü çizmeleri seçerken ilk olarak rahatlığına dikkat etmeliyiz. Dzlerimizin üzerine kıvrıldığı için hareket kabiliyetimizi engellememesi çizmelerimizi seçerken göz önünde bulundurmamız gereken en önemli nokta. Bilekten nasıl oturduğu ve kalıbının size uygun olup olmadığı da dikkat etmeniz gereken diğer noktalardan.

 

Dizüstü çizme nasıl giyilmeli?

 

Dizüstü çizmeleri nasıl kombinlemeli?
Elbise ve etekler şüphesiz ki dizüstü çizmeler ile yapılabilecek en seksi kombinlerden. Fakat bu noktada eteğinizin boyuna dikkat etmelisiniz. Eğer çok kısa bir etek tercih ederseniz, basit bir görünüm kaçınılmaz olabilir. Fazla uzun tutulan etek boyu ise çizmenin tüm güzelliğini yok eder, başarısız bir stil sergilemenize neden olur.

 

Dizüstü çizme nasıl giyilmeli?

 

Eteğin boyu kadar modelinin de stiliniz üzerinde büyük etkisi var. Dar bir kalem etek ve bacak şeklinizi alan bir çift çizme ile son derece zarif bir görünüm elde edebilirsiniz. Tam tersine daha asi bir stil için pileli ya da bol, orta boy bir etekle daha geniş kesimli çizmeleri tercih edebilirsiniz. Diz boyunda çizmelerin içine giyeceğiniz uzun çoraplar da tarzınıza daha sportif ve özgün bir etki katabilir.

Eteklerle olduğu kadar pantolonlarla da kombinleyebileceğiniz dizüstü çizmeler skinny jeansler ya da dar kumaş pantolonlarla da oldukça şık duruyor. Şık görünümü dengelemek ve daha sportif bir stil yaratmak için uzun kazakları ya da bol salaş hırkaları tercih edebilirsiniz. İyi seçilmiş bir skinny pantolon üzerine giyilen bir çift dizüstü bot yeri geldiğinde topuklu ayakkabı kadar çekici durabilir.

Dizüstü çizme nasıl giyilmeli?

Dizüstü çizmelerin diğer en iyi arkadaşı taytlar. Rahatlığı ve aynı zamanda son derece şık görünmeleri nedeniyle kış boyunca vazgeçemediğimiz kıyafetlerin başında gelen taytlar bir çift dizüstü çizme ve deri ceketle kombinlendiğinde size başarılı bir stil sunabilir. Taytları hem topuklu hem de düz çizmelerle rahatça kullanabilir, sweatshirt ya da kazaklarla kombinleyerek kendi tarzınızı yaratabilirsiniz.

Konu dizüstü botlar olduğunda üzerinize giyindiğiniz mont da büyük önem taşıyor. Fazla uzun palto ve kabanlar dizüstü çizmelerle pek iyi durmaz, fazla kısa montlar da orantısız bir görünüme neden olabilir. Zarif ve çekici bir stil için dizüstü botların üzerine kürkleri de tercih edebilirsiniz. Daha ciddi bir ofis görünümü içinse klasik montları topuklu çizmeleriniz ile tamamlayabilirsiniz.

Dizüstü çizme nasıl giyilmeli?

Kas 252014
 

Bacaklarınızın kısalığından şikayetçiyseniz ve bacaklarınızı daha uzun göstermenin yollarını arıyorsanız, haberimizde okuyacağınız stil önerileri ve hileler çok işinize yarayacak.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-2

Bacaklarınızı olduğundan daha uzun göstermeniz hiç zor değil. Bunun için birkaç küçük hileye ve doğru seçilmiş kıyafetlere ihtiyacınız var sadece. Kıyafetlerinizdeki hangi detaylara dikkat etmeniz gerektiğini ve bunları stilinize uygulayabileceğinizi öğrenmek istiyorsanız, okumaya devam edin

Yüksek bel pantolonlar

Günümüze geri dönen bu trend, daha estetik vücut oranlarını da beraberinde getirdi. Kulağınıza çok klasik gelebilir ama bacakları uzun göstermenin en etkili yolu kesinlikle yüksek bel bir pantolondan geçiyor! Yüksel bel, dar paçalı bir pantolonun altına giyilen topuklu ayakkabılarla ortamlarda en uzun görünen bacaklara sahip olabilirsiniz.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-joan-smalls

Ten rengi ayakkabılar

Ten rengi topuklular giyerek bacakları daha uzun gösterme hilesi son zamanlarda ünlüler arasında da oldukça popüler. Hatta ten rengi ayakkabılar belki de bu nedenle bu kadar moda oldu. Eğer siz de bir çırpıda daha uzun görünen bacaklara sahip olmak istiyorsanız bu kolay hileye başvurabilirsiniz.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-angelina-jolie

Uzun etekler

Yüksek bel uzun bir etek ve topuklu ayakkabılar giyerseniz, bacaklarınızın daha uzun görünmesi kaçınılmaz. Her mevsimde yapabileceğiniz bu kombinle hem feminen hem de daha çekici olacaksınız.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-etek

Çıplak bilekler

Bileğinizi açıkta bırakan dar paçalı pantolonların bacaklarınızı daha ince ve uzun gösterdiğini fark etmiş miydiniz? Kısa paçalı skinny bir pantolonun altına bilekte biten bir bot giydiğinizde, kısa bot ve pantolon paçası arasından görünen ten rengi bir illüzyon yaratarak kaval kemiklerinizi daha uzunmuş gibi gösterir. Ne dersiniz, denemekten zarar gelmez!

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-ayakkabi-pantolon

Geniş paçalar

Bol paçalı pantolonların altına giyilen platformlar, bacaklarını uzun göstermek isteyenler için birebir. Victoria Beckham’ın da favori görünümlerinden olan bu kombinasyon, bacak boyunuzu birden uzun gösterecek. Düşük ya da yüksek belli, bol paça pantolonların platform ayakkabılarla kombinlenmesinden ortaya çıkan görüntü çok işinize yarayabilir.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-victoria-beckham

Yüksek bel kalem etekler

Siluetinizi keskinleştirecek ve sizi daha uzun gösterecek bir başka parça yüksek bel kalem etekler. Hemen diz altında biten bu dar etekler, üst bacaklarınızı daha uzun göstermesinin yanı sıra vücut hatlarınızı da belirginleştirerek daha feminen bir görüntü elde etmenizi sağlar. Bu noktada sadece ayakkabılarınıza dikkat etmeniz gerekiyor. Dizin altında biten eteklerin altına uzun çizmeler giyerek alt bacağınızı daha kısa gösterme hatasına sakın düşmeyin. Topuklu ayakkabı, babet ya da bilekte biten botlar tercih edebilirsiniz.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-blake-lively-unlu-kalem-etek

Flatform ayakkabılar

Artık çoğumuz biliyoruz, düz ve altında bir platformu olan ayakkabılara flatform diyoruz. Bu rahat, aynı zamanda boy uzatan ayakkabılar için birer bacak uzatma mucizesi desek, hiç yanlış olmaz. Topuklu ayakkabıyla aynı şey gibi görünebilir, fakat geniş tabanları nedeniyle bilekleri çok daha ince gösterme illüzyonuna sahip bu ayakkabılar.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-flatform-ayakkabi

Büyük üstler

Vücudumuzla ilgili birçok illüzyon oranlara dayanıyor aslında. Üstümüze giydiğimiz oversize bir kazak, büyük bir gömlek ya da bol bir tunik vücudumuzun alt kısmını çok daha zayıf göstereceğinden uzun görünmek de kaçınılmaz oluyor. Bu büyük görünümlü üstün altında bacaklarımız adeta iki çıta gibi görünüyor.

daha-uzun-bacaklar-stil-moda-oversize

 

Mar 022013
 

“Her yaşın ayrı güzelliği var” düşüncesinin yerini “her yaşın ayrı estetiği var” fikri aldı. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman’a hangi yaşta hangi estetiklerin tercih edilmesi gerektiğini sorduk.

Hangi yaşta hangi estetik yapılmalı?
Estetiğin de yaşı ve zamanı olur mu demeyin, olur! Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman, hangi yaşta hangi estetiğin tercih edildiğini açıkladı.

30’lu yaşlarda estetik
30’lu yaşlarda sonradan iyice yerleşecek ve giderilmesi oldukça güç olacak ince kırışıklıklar veya çizgiler için kök hücre, dolgu ve botoks uygulamaları tercih ediliyor. Ayrıca 30’lu yaşların küçük veya büyük göğüslü kadınlar için meme ameliyatlarında ideal yaşlar olarak kabul edilebilir.

40’lı yaşlarda estetik
40’lı yaşlarda derinin elastikiyeti iyidir ancak metabolizma istenmeyen yağ dokularını eritmede eskisi kadar hızlı ve etkili çalışmayacağından lazer lipoliz düşünülebilir. Lazer ile yüz ve boyun gençleştirme bu dönemlerde sık uygulanan işlemler arasında. Dolgu ve botoks uygulamaları da bu yaşlarda da tercih edilmeli.

50’lı yaşlarda estetik
50’li yaşlarda ise lazer lipoliz ve lazer ile yüz germe operasyonları tercih edilebilir. Bu yaşlarda el sırtı, dekolte, yüz için uygulanan lazer biyostimulasyon işlemleri, kök hücreden zengin yağ dokusu ile kaybedilen cilt altı dokularının yerine konulması gibi müdahaleler gerçekleştirilebilir.

Genellikle “yüzü genç ancak elleri yaşını ele veriyor” eleştirileri ile karşı karşıya kalan kadınlar, artık kombine tedaviler ve küçük cerrahi müdahalelerle daha genç, dolgun ve parlak el derisine sahip olabiliyorlar. Güneş ışınları, soğuk hava gibi çevresel faktörlere maruz kalan ellerimiz, ne yazık ki çok genç yaşlarda bile sağlıklı görüntüsünü kaybedebiliyor. Çoğu zaman ellerimizi saklama ihtiyacı hissetmemize neden olan bu kırışıklıklar ve lekeler artık tarih oluyor. Estetik ve plastik cerrahi uygulamalar, genç görünümlü ellere sahip olma hayallerinizi gerçeğe dönüştürüyor.

Yaşlılığa bağlı doku kayıplarında ise vücudun herhangi bir yerinden alınacak çok az miktardaki kişinin kendi yağ dokusu, kök hücrelerden yana zengin bir hale getirilerek el sırtına özel enjektörler yardımıyla verilebilir. Bu, el sırtındaki kollajen doku kaybının ve gevşekliğin giderilmesi açısından son derece doğal bir tedavi yöntemidir. Lazer biyostimulasyon uygulaması sayesinde el sırtı bölgesinde iki hafta arayla yapılan ve oldukça kısa süren en az iki seans ile gözle görülür sonuçlar elde edilebilir.

Estetik operasyonlar bağımlılık yaratır mı?
Kolay, zahmetsiz gerçekleştirilebilen ve mutluluk veren işlemlerin sık tercih ediliyor. Bir kadın, çene yanlarında oluşan sarkmalardan, boynundaki gevşemeden, burun ve ağız yanlarındaki çizgilerden şikayetçiyse ve bunları kök hücreyle, kendi yağ dokusuyla, dolgu, botoks veya lazer ile kolaylıkla yok edip günlük hayatına devam edebiliyorsa, bunu tercih etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Uzman bir estetik cerrahın saplantı halini almış, artık yavaş yavaş psikiyatrik bir sorun olmaya başlayan estetik operasyon takıntılarını kontrol edebilmesi, hastasını ikna edebilmesi gerekir.

Kas 032012
 

Diyet neden bozulur? sorusunun cevabı kişiden kişiye değişmekle birlikte bazı ortak noktalarda bulunmaktadır. İşte diyet bozan ortak noktalar…

Her pazartesi başladığınız diyetlerin bir türlü sonu gelmiyorsa ya da yılın yarısını aç gezdiğiniz halde etrafta dolaşan incecik kadınlara kıskanç gözlerle bakmaya devam ediyorsanız bu işin içinde sadece yanlışlık değil aynı zamanda diyetinizi sabote edici etkenler var demektir.

Hayatınızın yarısı çikolatalara imrenerek bakmakla mı geçti ya da her tatlı yediğiniz bir gün için üç gün pişmanlık duyduğunuz halde yine de değil bir kilo bir gram bile vermiyorsanız bu duruma bir son vermenin vakti geldi demektir. Diyetlerinizin işe yaramadığını düşünerek beslenme düzeninizi değiştirmeden önce derinlemesine bir araştırma yapmalı yanlışın nerede olduğunu öğrenmelisiniz.

Diyet neden bozulur?
1. Hızlı yemek
Hızlı yemek yemek kilo almanıza neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.

2. Teknoloji
Diyetlerinizin bir işe yaramamasının en büyük etkenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 dakika yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine oturmayı seçiyorsunuz.

3. Tatlandırıcılar
Kilo almamak için sürekli şeker yerine tatlandırıcı kullanıyor olabilirsiniz. Fakat yapılan araştırmalar yapay tatlandırıcıların alınan doğal kalori alımı konusunda vücudu kandırdığını ve bu nedenle de daha fazla şeker kullanma isteğini ortaya çıkardığını gösteriyor.

4. Sebzeler
Sebzelerinizi ve salata malzemelerinizi iyi yıkadığınızdan emin olmalı ve organik olarak yetiştirilmiş olanları seçmelisiniz. Hormonlu sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız.

5. Yağ oranı düşük yiyecekler
Yağ oranı yüksek ve düşük yiyecekler arasında aslında sanıldığı kadar çok fark yoktur. Yoğurt, süt ya da peynirde bu oran önemliyken yağ oranı düşük bir kek yemekle yağ oranı yüksek olanı yemek arasında hiçbir fark yoktur.

6. Stres
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder ve sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi de budur.

7. Öğün atlamak
Her yemek yediğinizde metabolik hızınız iki saat içinde yüzde 20 – 30 artar fakat öğünleri atlarsanız metabolizmanız yavaşlar. Özellikle de kahvaltı yapmamak en büyük problemdir ve gece boyunca yüzde 5 yavaşlayan metabolik hızınız bir daha yemek yiyene kadar aynı hızda kalır.

8. Meyve suları
Früktoz seviyesi yüksek olan meyve suları iştahınızı açar. Bu nedenle taze meyve suyu içmek ya da meyve yemek çok daha yararlıdır.

9. Toksinler
Karaciğer vücudun yağ yakan organıdır ve eğer alkol gibiblerle doluysa yakma işlemi için daha yoğun çalışarak çok enerji harcar ve yorulur. Bu nedenle içki içerken yağ ya da şekeri çok fazla tüketmemeye dikkat etmelisiniz.

10. Salata
Diyet yaptığınız için salata yemeyi tercih edebilirsiniz fakat salatayı dışarıda yiyecekseniz soslu bir salata yememelisiniz. Çünkü özel soslarla yapılan bu salataların kalori bakımında bir hamburgerden çok da farkı yoktur.

11. Doğum gününüz
Kış mevsiminde doğduysanız baştan kaybetmiş olma ihtimaliniz yüksek çünkü yapılan araştırmalar kış bebeklerinin obeziteye daha yatkın olduklarını gösteriyor. Bunun sebebi ise daha yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olmaları.

12. Doğum kontrol
Kadınların en büyük sorunlarından biri de doğum kontrol yöntemleri nedeniyle alınan kilolardır. Özellikle doğum kontrol hapları bazı kadınlarda iştah açarlar.

13. Uyku düzeni
Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla daha fazla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

14. Evlilik
Yeni evli çiftler hep evlendikten sonra kilo aldıklarından şikâyet ederler. Bunun nedeni ise birlikte bir yaşam paylaşma sonucu herşeyi aynı anda yapma isteğidir. Fakat sözkonusu yemek olunca bu yanlıştır eşinizle aynı miktarda ya da aynı şeyleri yemeden de mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz.

15. Tiroid sorunu
Sürekli yorgun hissediyorsanız, kilo almaya başladıysanız ve sürekli üşüyorsanız tiroidiniz tembelleşmiş olabilir. Bu da metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına neden olur. Bunun için bir uzmana başvurun ve balık, fındık gibi yararlı besinler almaya dikkat etmelisiniz.

 Posted by at 17:26
Eki 222012
 

Maydanoz’un insan sağlığına yararlı etkisi olduğu kadar, suyu da sağlıklı kilo vermenize faydası olacaktır.

Maydanoz, yeşil yapraklı ve damarlı bir bitkidir. Maydanozgiller familyasından olan bu bitkinin tohumları ufak ve esmerdir. Kökünde uçucu yağ, apiin ve musilaj vardır. Bu bitkinin kök ve yaprakları kullanılır. Birçok sayıda faydaları olan maydanozun en önemli yararı zayıflatıcı etkisinin olmasıdır. Maydanoz ödemleri atmak için kullanılan muhteşem bir bitkidir. Bu şekilde vücuttaki zehirli maddeleri atarak, terletir ve idrar söktürür. Ayrıca sindirimi kolaylaştırarak zayıflamaya yardımcı olur.

Zayıflamada maydanoz suyu kullanılmaktadır. Fakat maydanoz suyu tek başına yeterli olmamaktadır. Sadece vücuttan su atar. Zayıflatıcı etkisinden yararlanmak için limon suyu ile birlikte kullanmak gerekir. Yaz mevsimine girdiğimiz bugünlerde sizlere hem yağ yakıcı hem de kilo verdirici güzel bir kür sunuyoruz.

16 tane maydanozun sapını, 2 yemek kaşığı limon suyunu yarım bardak suya katarak mutfak robotunda 1 dakika çekin. 15 gün arayla her sabah yarım bardak bu sudan için. 7 gün ara verin ve tekrar 15 gün boyunca aynı şekilde devam edin. Burada dikkat edilecek husus 15 günden uzun süre yapılmaması. Bu şekilde yaklaşık ayda 4 kilo verebilirsiniz.

 Posted by at 13:28  Tagged with:
Haz 252012
 

Sadece erkekler mi bakımlı kadınlardan hoşlanıyor sanıyorsunuz? Artık kadınlar da bakımlı erkekleri tercih ediyor, onlardan hoşlanıyor. Manikür pedikür de dahil pek çok bakım artık erkeklerin de ilgisi altında.

Erkeklere cilt bakım tüyoları
Taze ciltler, diri vücutlar, sağlıklı saçlar, güzel kokular… Bunlar elbette kadınları cezbetmek isteyen erkeklerin ihtiyacı olan nitelikler. Artık erkekler de bakımlı olmayı önemsiyor! Uzman Estetisyen Pervin Dinçer, kendine dikkat eden erkeklere bakım tüyoları veriyor:

Traş sonrası cildi ferahlatmak adına sürülen alkol, mentol içerikli kolonya, traş jeli ve kremler, cildin incelmesine neden oluyor. Doğru olan, cilt tipinize uygun nemlendiriciler ve de alkolsüz ürünler tercih etmektir.

Sivilceler için
Pişik kremiyle 1 tatlı kaşığı avokado yağını karıştırıp haftada 1 defa ciltte 20 dakika bekletmek ve sonra ılık suyla yıkamak, sivilcelerle baş etmenin bir yolu.

Traş fırçası kullanın
Sık traş olanlar fırçayla traş olurlarsa daha iyi. Çünkü fırça peeling görevi gördüğü için cildi ölü hücrelerden arındırır. Papatya çayını demleyip haftada 1 defa yatmadan veya traş sonrası cilde sürmek de tonik işlevi görür.

Sırt, ense, omuz, yanaklar ve boyun bölgesindeki kıllanmadan muzdarip erkekler, epilasyon yaptırabilir. Uygulama 2 ayda bir yapılır ve kıl- ten rengine bağlı olarak ortalama 6-8 seansta sonuç alınır, epilasyona düzenli devam edilir ise başladıktan sonra kıl sorunu yaşanmaz.

Kol altı, avuç içi, ayak tabanı gibi aşırı terleyen bölgelere botoks uygulamaları yapılabilir. Fakat botoks düşünmeyenler bebek pudrasıyla terlemeyi az da olsa kontrol altına alabilirler. Temiz ayakları bebek pudrasıyla ovup bir çorapla uyumanız ve bunu düzenli olarak yapmanız halinde terlemenin azaldığını göreceksiniz.

Belirgenleşen çizgiler için
Yaş maya(yarım paket)
2 yemek kaşığı süt

Bütün malzemeyi karıştırıp temiz cildinizde 20 dakika bekletin, ardından ılık su ile temizleyip nemlendirici uygulayın. Kısa sürede gözle görülür tazelik, parlak ve gergin bir görünüm elde edebildiğinizi göreceksiniz.

Siyah noktalara karşı
Siyah noktalarla kaplı bir yüz hiç de hoş görünmez. Peeling amaçlı esmer toz şekerle yumurta akını karıştırıp hafta 1 defa 15 dakika süreyle bu karışımı cilde uygulamak siyah nokta oluşumunu engeller, var olan siyah noktaların dışarı atılmasını sağlar.

K Vitamini
Göz altı torbaları ve morluklar söz konusu ise K vitamini içerikli göz altı kremlerini sabah akşam düzenli kullanabilirsiniz. Fakat evde hazırlayabileceğiniz bir karışım da var:
1 ampul E vitamini,
1 yemek kaşığı buğday özü yağı,
2 yemek kaşığı at kestanesi yağı,
1 yemek kaşığı badem yağı
Bütün malzemeleri karıştırıp göz altlarınıza her akşam uygulayın.

Saç dökülmesine karışım
Erkeklerin en büyük derdi şüphesiz ki saç dökülmesi. Saçlarınızı dökülmeyi engelleyen şampuan ile yıkayabilir sampuanınıza ekleyeceğiniz 1 kapak çam terebentini ile dökülmeyi yavaşlatabilirsiniz.

Doğal malzemelerle hazırlanan bir saç bakım kürü:
Menekşe yağı
Yılan yağı
B vitamini ampul
Badem yağı
Defne yağı
Çam terebentin.
Malzemelerin eşit oranda katılmasıyla hazırlanan bu karışım önce saç diplerinde 1 saat bekletilip sonra 30 dakika boyunca uçlara yedirilerek durulanır.

Haz 222012
 

Bal masajının faydaları
Romanyalı Bilim Adamı Dr. Stefan Stangaciu,“Botoksun alternatifi bal masajıdır” dedi. Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksekokulu Arıcılık Müzesi’nde gerçekleştirilen Apiterapi (Arı Ürünleri İle Tedavi) seminerine Romanyalı Bilim Adamı Dr. Stefan Stangaciu’nun yaptığı bal masajı damgasını vurdu. Dr. Stefan Stangaciu’nun bir mankenin üzerinde uygulamalı olarak gösterdiği bal masajı kursiyerler tarafından ilgiyle izlendi.

BAL MASAJININ FAYDALARI:

Bal masajını özellikle sakal tıraşı sonrası erkeklerin de yapabileceğini ve her gün yapılmasında bir sakınca bulunmadığını belirten Stangaciu, “Bal masajı cildin gözeneklerini açar ve rahat nefes almasını sağlar. Ayrıca kırışıkları giderme konusunda da botoks kadar etkilidir. Botoksun insan sağlığına zararı vardır ama bal masajının hiçbir zararı yoktur. Bal masajı ile derinin altında kan dolaşımı hızlanır” dedi.

Bal ve arı ürünlerinin doğal güzellik kremleri olduğuna dikkat çeken Stangaciu, M.Ö. 69-30 yılları arasında yaşayan ve güzelliği ile meşhur Eski Mısır Kleopatra’nın vücudunu bal ve sütle güzelleştirdiğini anımsattı.

Stangaciu, sağlıklı bir vücut ve cilde sahip olmak için bal ve diğer arı ürünlerini bol bol yemek gerektiğini de ifade etti.

BAL MASAJI NASIL YAPILIR?

Bal masajının nasıl yapıldığını gösterip anlatan Stangaciu, “Balın sıvı ve taze olması gerekir. Akasya balı çok iyidir. Yoksa kestane balı ya da diğer ballarla da yapılabilir. Avuca dökülen sıvı bal iyice ovuşturularak ısıtılır. Daha sonra da yüze sürülür. Bal masajının en önemli özelliği dokunuşlardır.

Parmak uçları ile küçük ama sık dokunuşlarla yapılır. Yüzdeki akapuntur bölgelerine parmakla hafif basılır. Balın yapışkan özelliği ile cilt parmağı çekilmesi ile birlikte kalkar. Balın yüzde yapışkanlığını kaybetmesi ile birlikte gözenekler açılır ve deri altında kan dolaşımı hızlanır. Yüzdeki bazı kızarıklar balın içine polen ve arı zehri konarak giderilebilir. Bunun bir bilenin yapması gerekir” diye konuştu.

“ÇOK RAHATLADIM”

Yüzünde bal masajı uygulanan manken Nesli Tan (24), “Masaj sonrası müthiş bir değişim içindeyim. Yüzümde bir rahatlama var. Cildimin nefes aldığını hissediyorum. Bundan sonra cildimi bal masajı yaparak koruyup güzelleştireceğim ve herkese de tavsiye ediyorum” dedi.

“BU TÜR SEMİNERLER ÇOK YARARLI”

Apiterapi Seminerinin Sponsoru Eski Aydın Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Kadir Kılıç, Türkiye’nin arı yetiştiriciliği koşunda Çin’nden sonra dünyada ikinci büyük ülke olduğunu fakat arı ürünlerinin kullanımı konusunda da çok geride kaldığını söyledi.
Romanya’da Apiterapi biliminin 1974 yılında başladığını anımsatan Kılıç, “Biz daha yeni yeni Apiterapi ile tanışıyoruz. Türkiye’nin arıcılık konusunda içinde bulunduğu durumu en iyi özetleyen örnek budur. Bir an önce bu konuda kendimizi geliştirerek üretimde dünya ikincisi olduğumuz arıcılıkta ürünlerin kullanımında da iddialı konuma gelmeliyiz. Bunun için bu tür seminerler çok yararlı” dedi.

Haz 132012
 

Terlemenin faydaları ve zararları

Uzmanlar terlemenin bir çok hastalığın habercisi olduğunu söylüyor.

Sağlık açısından terleme ne demektir?

Terleme, vücut ısısının sabitlenmesi için ter bezlerinin sıvı üretmesidir. Aşırı çalışması normalden fazla derecede sıvı kaybına neden olan durumdur ve bir hastalık değil belirtidir. O nedenle terlemeyi basite almamak gerekir.

Terlemenin türleri var mıdır?

Terleme genel ve lokal olmak üzere ikiye ayrılır. Genel olanlar vücudun tamamında görülürken lokal terleme el ve ayaklarda kendini gösterir. Lokal terleme problemi genellikle 18–30 yaş arası kişilerde sıktır ve bu genç hastalar elleri çok terlediği için strese girer, strese girdikçe de elleri daha çok terler. Bu durum kişinin sosyal ortamlarda huzursuz olmasına hatta iş ve kariyer seçiminde olumsuz etkilere neden olabilir. 30 yaş üstü hastalar çoğunlukla genel terleme ile gelir ve terleme çoğunlukla sistemik bir hastalık belirtisidir.

Terleme hangi hastalıkların belirtisi olabilir?

Özellikle genel bir terleme artışı varsa sistemik bir hastalık düşünülüp araştırılarak tetkikler yapılmalıdır. Aşırı terlemeye çoğunlukla hormonal hastalıklar neden olur. Terleme metabolizmanın bir sonucu olarak ortaya çıktığından özellikle vücut metabolizmasını hızlandıran hastalıklar öncelikle araştırılmalıdır. Tiroid bezinin aşırı çalışması yani hipertiroidi en sık aşırı terlemeye neden olan sistemik hastalıktır. Bu nedenle bu hastalığın diğer belirtileri olan çarpıntı, kilo kaybı, ellerde titreme, aşırı sinirlilik, saç dökülmesinin var olup olmadığına bakılır.

Hipertiroidi gibi büyüme hormonu fazlalığı ve adrenalin hormonundaki normal dışı çalışma da aşırı terlemeye neden olan diğer hormonal hastalıklardır. Menopoz sonrasında da kadınlarda aşırı terleme görülebilir. Bu durum kendini ataklarla gösterdiğinden menopoz da kadın hastalarda terleme nedenleri arasında düşünülmesi gereken durumlardandır. Bunun yanında aşırı kilo durumu da terlemenin diğer bir nedeni olarak sayılabilir. Hastalarda genellikle hareketle ortaya çıkan bazen de geceleri aşırı terleme yakınması olur. Özellikle baş ve boyun bölgesinde terleme dikkat çekicidir.

Terleme sorununda nasıl bir tedavi uygulanıyor?

Muayene ve tetkiklerle yapılan araştırmada ortaya çıkan hastalığa yönelik tedavi uygulandığında terleme de ortadan kalkıyor. Yapılan araştırmada terlemenin lokal olduğu ortaya çıkarsa 3–6 ay süreli botox enjeksiyonu yapılıyor. Ama bu yöntemle sonuç alınamazsa sempatik blokaj denen koltuk altlarında ter bezlerini uyaran sinirlerin yok edilmesi işlemi yapılabiliyor