Mar 102013
 

uzun sac kimlere yakisir Uzun Saçlar Kimlere Daha Çok Yakışır ?

Nasıl bir hayat tarzınız var?

Yoğun bir iş kadını veya meşgul bir anne uzun saçı duruma göre bir nimet veya külfet olarak değerlendirebilir… Uzun saçları atkuyruğu yaparak çok rahat edebilirsiniz ama uzun saçın bakımı; yıkanması, kurutulması, şekle sokulması zaman alır.

Saç tipiniz nedir?
Kıvırcık veya dalgalı saç, uzunluğu daha rahat kaldırır çünkü zaten bu saç tipine hacimli olması nedeniyle kısa modeller pek uygun değildir. Uzun ve düz saçların ise bakımlı olması şart!

Yüz şekliniz nedir?
Uzun saçların oval, yuvarlak, üçgen veya köşeli her yüz şekli için uygun olduğu söyleniyor. Uzun saçların kişiye yakışması yüz şeklinden çok kilo, boy ve yaşla bağlantılı… Bununla birlikte eğer yüzünüzde saklamayı arzu ettiğiniz bir iz veya yara varsa belki uzun saçı tercih etmelisiniz.

Bakım
Aslında her saç tipinin ve modelinin bakım ihtiyacı var. Ancak uzun saçlarda bu ihtiyaç biraz daha öne çıkıyor. Nedeni, saç uzadıkça uçları yıpranıyor, kırılıyor. Ya da saç uzun olduğu için kırıklar daha çok göze batıyor! Her koşulda serumlarla, durulanmayan bakım ürünleriyle bakım yapmanız şart. Ayrıca mümkün olduğu kadar saçlarınızı açık bırakmaya, saça zarar veren lastiklerle çok fazla topalyıp yıpratmamaya dikkat edin. Saçları doğru fırçalarla fırçalamak da çok önemli!

Uzun saçları herkes; ama özellikle fazla kilosunu gizlemek ve yaş olarak daha büyük, olgun görünmek isteyenler tercih edebilir. İşin ilginç tarafı uzun saçların ileri yaşktaki kadınlarda daha genç bir görünüm yaratması.

Eki 222012
 

Hayatının bir döneminde saçını boyamayan hemen hemen yok gibi… Oysa iş sadece boya yapmakla kalmıyor, sonrasında boyalı saça gerekli özeni göstermek gerekiyor. İşte boyalı saçların bakımıyla ilgili başlıca soruların yanıtları… 

 

 

1. Boyanırken saç temiz mi yoksa kirli mi olmalı?
Saçınızın temiz ya da kirli olması farketmez. Her iki durumda da iyi sonuç alabilirsiniz. Ancak boya yapmadan önce saçınızda jöle, biryantin, sprey, köpük gibi saç şekillendiricileri varsa fırça yardımıyla temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın nüfuz etmesini engeller. Boyanın kalıcılığı kısa süreli olur.

 

2. Saç boyası saçı döker mi?
Boya, saçı dökmez. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, düzensiz beslenme gibi koşullar saçın dökülmesine neden olur.

3. Cilde bulaşan boyalar nasıl temizlenir?
Saç boyasını uygulamaya başlamadan önce saç diplerine nemlendirici krem uygulanabilir. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.

4. Kaş ve kirpik boyanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.

5. Boya ne kadar zamanda uygulanmalı?
Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.

6. Kına olanlar boya yapabilir mi?
Kına saçı kaplar ve saç üzerinde bir tabaka oluşturur. Kınayı saçtan çıkarmak ise mümkün değildir. Bu nedenle saçınızda kına varsa saç boyası kullanmayın.

7. Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?
Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en sağlıklı sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.

8. Renk seçerken nelere dikkat etmeli?
Saçı renklendirmeden önce istenen sonuca ulaşmak için elde edilmek istenen rengin çok iyi saptanması gerekir. Renk saptaması yaparken daha önce boyanmamış saçlar için; saçlarda beyaz yoksa veya azsa, doğal renginden bir ton açık renk seçilmelidir. Daha önce boyanmış saçlar aynı renge veya koyu renge boyanabilir. Ancak boyalı saçları olduğundan daha açık renge boyamadan önce dekolore (saçın rengini açma) işleminin uygulanması gerekir. Bu şekilde arzulanan saç elde edilmiş olunur.

May 212012
 

Saçlarını evde kendi boyamayı tercih edenleriniz için altını çizeceğimiz püf noktalar…

Boyama işlemi sırasında dikkat edilmesi gerekenler:

• Güneş, perma, saç bakım kremleri ve saçınıza daha önce uyguladığınız boyalar, yaptığınız boyama işleminin sonucunu ve süresini etkileyeceğinden saç tutam testini her boya işleminden önce mutlaka yapmalısınız.
• Her zaman saçınıza uyguladığınız boyayı, yapmış olduğunuz saç tutam testi sonucunda belirlenen süre kadar bekletin. Hiçbir zaman etkisini göstermeden önce boyayı temizlemeyin. Aksi halde saçınızda beklenmeyen bölgesel renk farklılıklarına sebep olursunuz.
• Boyanın, saçınızdan yüzünüze ve ensenize bulaşmasını istemiyorsanız kulaklarınızın çevresine, saçlarınızla yüzünüzün birleştiği bölgelere ve ensenize biraz vazelin sürün. Vazelin hava geçirmez ve sızdırmaz olduğundan boyanın derinizde leke bırakmasını engelleme konusunda çok etkilidir.
• Saçınız uzun veya kalınsa, seçmiş olduğunuz renk tonundan iki kutu kullanın. Her saç telinin boyayı iyice emmesi, saçınızın tamamen ve homojen olarak boyanması ve canlı bir renge sahip olması için önemlidir.
• Saçınızı boyadıktan sonra elde ettiğiniz rengi daha uzun süre kullanabilmek için deniz veya havuza girdikten sonra saçlarınızı mutlaka durulayın. Klor ve deniz tuzu saçınızda uzun süre kalırsa saç renginiz parlaklığını yitirebilir.
Boyama sonrası:
• Boyalı saçlar için kullanılan şampuanlar, saç renginizi daha yumuşak ve doğal gösterir. Sıradan şampuanlar saçınızın boyasını açabilir ve doğal nemini kaybettirebilir.
• Düzenli olarak en az iki haftada bir boyanmış saçınızın nemini ve parlaklığını yeniden kazanması için derinlemesine bakım yapın.
• Saçınızı boyadıktan sonra pH’ı düşük saç kremi kullanmanız saçınızı korur ve doğal yumuşaklığına ve parlaklığına kavuşmasına yardımcı olur.
• Saçınız uzadıkça, renk aktifleştirici kullanarak saçınızın doğal rengini boyalı kısma uygun şekilde renklendirebilirsiniz.
• Şampuanlandıktan sonra saçınızı her zaman kurulamayın. Ovalamayın veya sarmayın. Saç kurutma makinesiyle aşırı kurutmayın. Saçınızı aşırı kurutmanız nem kaybetmesine ve donuk gözükmesine yol açar.
• Saçınız ıslakken asla taramayın. Saçınızı geniş dişli bir tarakla saç uçlarından saç diplerine doğru yuvarlayarak tarayın.
• Maden suyu, saçınızı zararlı havuz kimyasallarından korur

May 212012
 

Ten Renginize Uygun Saç Renkleri

Saç rengimizde değişiklik yapmak bazen bizi çok mutlu eder, bazen de üzer… Saç rengi değişiminden sonra hayal kırıklığı yaşamamak için ten rengine göre saç boyası seçimi önerilerimizi dikkatle okuyun!

Pembemsi – Beyaza yakın bebeksi bir teniniz var ise:

Nevacolor Premium Küllü Kumral 7.1 ya da Nevacolor Premium Küllü Açık Kumral 8.1’i tercih ederek doğallıktan yana seçiminizi kullanabilirsiniz. Gözlerinizin ortaya çıkmasını ve daha iddialı saç rengine kavuşmak istiyorsanız renkli bakır tonlarından, Nevacolor Premium 6.45 kızıl bakır ya da 8.44 tarçın bakırı tercih edebilirsiniz.

Koyu renkli esmer bir teniniz var ise:

Akaju ya da kızıl kestane gibi sıcak tonları tercih edebilirsiniz. Nevacolor Premium 4.65 akaju kızılı, 5.66 şarap kızılı ya da 4.5 kızıl kestane tonlarından birini seçerek daha göz alıcı bir görünüme kavuşabilirsiniz.

Eğer beyaz tenli iseniz:

Saç renginiz sizi soluk göstermek yerine ten renginizi dengelemeli. Nevacolor Premium Küllü Kumral 7.1 ya da Nevacolor Premium Küllü Açık Kumral 8.1’i tercih ederek doğallıktan yana seçiminizi kullanabilirsiniz. Gözlerinizin ortaya çıkmasını ve daha iddialı saç rengine kavuşmak istiyorsanız renkli bakır tonlarından, Nevacolor Premium 6.45 kızıl bakır ya da 8.44 tarçın bakırı tercih edebilirsiniz.

Öneriler :

– Esmer ve buğday tenli iseniz doğak kahveler, çikolata kahve ve bal köpüğü saç renkleri size uygun olabilmektedir.

– Esmer Tenli iseniz sarı saç rengi yerine kahve üzerine platin veya sarı röfle, gölge modellerini tercih etmelisiniz.

– Eğer beyaz tene sahip iseniz sarı saçlar sizlere göre, kızıl renkleri, bal tonları sizlere çok uygun olmaktadır.

– Platin balyaj istiyorsanız ten renginiz koyu olmalı, esmer ve buğday son derece uygundur. Bir çok aldığımız yorumda bu konu üzerinde durulmuştur.

– Beyaz tenli pembe yanaklara sahip iseniz size en uygun renk karamel olduğunu unutmayın.

– Ten renginize göre yapılan makyaj tonları saçlarınıza etki etmektedir. Makyaj tonlarınıza göre ten renginizi canlandırabilir ve donuklaştırabilirsiniz.

May 212012
 

Etiler Memorial Polikliniği ve Memorial Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Zerrin Baysal “Hamilelik döneminde kozmetik kullanımı” hakkında bilgi verdi. hamile kadınların en büyük sıkıntıları; ilaç ışın kimyasal maddeler ve deri yoluyla maruz kaldıkları maddelerin zararlarıdır. Bu kimyasal maddeler; solunum yoluyla ağız yoluyla veya tensel temas ile alınabilirler. Bazı maddeler anne karnındaki bebeğin ( fetus) gelişimini olumsuz etkileyeceği gibi bazı maddelerinde hiçbir yan etkisi olmadığı deneylerle gösterilmiştir. Bazılarının ise kötü etkilerinin olup olmadığı halen bilinmemektedir. Kimilerinde ise gebeliğin belirli sürelerine kadar zararlı etkili daha sonraki aylarda zararsızdır. Bu yan etkiler bebeğe hem fiziksel hem de zihinsel zararlar verebilir gelişimini engelleyebilir.

 

Özellikle saç boyarken tedbirli davranın

kozmetik ( saç boyaları kremler parfümler temizleyici maddeler vs..) kullanımında genelde en sık problem saç boyalarıdır. Sıklıkla kullanılan kalıcı ve yarı kalıcı boyaların içindeki maddelerle yapılan deneylerde bebek üzerine zarar verici etkiler görülmemiştir. Fakat tedbirli davranmak için doğum sonrasına kadar saçların boyatılmaması daha uygundur.

 

Değişiklik yapmak beyazlarınızı gizlemek veya dip boya yaptırmak istiyorsanız gebeliğin ilk üç ayından sonra bitkisel saç boyaları kullanabilirsiniz.

 

Saç düzleştirme ve perma işlemlerini hamilelik sonrasına bırakın

Saç düzelticilerin ( straightener) ki bunlar sodyum hidroksit ve bisülfit denilen kimyasal oluşumlardır ve kullanılmaları tavsiye edilmemektedir. Saç düzeltmelerin hava ısı ve press yolu ile yapılması daha güvenlidir. Perma gibi yöntemlerde ise kullanılan kimyasal maddeler saçlı deriden emilip kana karışabilir. Bunların kullanılması ile bebekte doğumsal sakatlık gelişmesi arasında ilişki saptanamamıştır fakat tamamen güvenilir olduğunu söyleyebilmek içinde daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır. Bu yüzden doğum sonrasına kadar saçlarınızın doğal kalmasında fayda vardır.

 

Nemlendiricileri rahatlıkla kullanabilirsiniz

deodorant şampuan ve diğer cilt bakım ürünlerinin bebek gelişimi üzerine zarar verici etkileri olup olmadığı üzerine yeterli bilimsel araştırma olmamakla beraber şimdiye kadar herhangi bir problem rapor edilmemiştir.

 

Cilt için kullanılan kremleri rahatlıkla kullanabilirsiniz. Cilt çatlaklarının oluşmasını azaltmak için kakao ve lanolin kremleri kullanılabilir.

 

Hamilelik döneminde makyajın zararlı olup olmadığı da sıkça sorulan sorulardan biridir. Ancak; bu konuda herhangi bir çalışma yapılmamış olmakla birlikte; bugüne kadar makyajın hamilelik üzerinde olumsuz bir etkisi görülmemiştir.

 

Bebeğin gelişimindeki en önemli zaman ilk üç aydır. Bu süre içindeki zararlar diğer aylara göre daha fazla olmaktadır kısa bir süre için biraz daha dikkatli olmak hem bizim hem de bebeğimizin sağlığı açısından faydalı olacaktır.

 

Çok sıcak su ile banyo yapmaktan kaçının

Gebelik her yönüyle dikkat ve bakım isteyen bir süreç. Sağlıklı bir bebek sahibi olmanın yanında annenin de kendine özen göstermesi arzulanan ve göz ardı edilmemesi gereken bir nokta. Hamilelikte ve sonrasında anneleri en fazla üzen konuların başında ise fazla kilolar ve cilt problemleri (çatlaklar) geliyor.

 

doğum sonrasi vücudun deforme olmaması için hamilelik sırasında çok uzun süren ve çok sıcak banyolardan kaçınmak gerekiyor. Eğer bundan vazgeçemiyorsanız hiç olmazsa çıkmadan önce ılık bir duş alıp bebeği rahatlatın. Aslında yalnızca ılık bir duş en uygunudur. Arada bir yapılacak hafif kese kan dolaşımını artırır. Daha sonra kol ve bacaklara vücut sütü de tatbik ettiğinizde günlük vücut bakımınız bitmiş demektir.

 

Gebelik boyunca fizyolojik cilt değişiklikleri ile baş etmek mümkün

Hangi kadında gebelikte ne gibi bir cilt değişikliği ortaya çıkacağını tahmin etmek zordur. Bazı anne adayları gebelik döneminde herhangi bir cilt sorunu yaşamazken bazılarında cilt kuruluğu karın çatlakları kaşıntı ciltte yağlanma gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Bazı anne adaylarında da başta yüz olmak üzere vücudun her yerinde çok sayıda lekeler oluşabilir.

 

Gebelikte cilt değişikliklerinin sorumlusu gebeliğe bağlı her tür değişiklikte olduğu gibi gebelik döneminde artan hormonlardır…

 

Melasma Kloazma (Gebelik maskesi)

Sıklıkla yanaklar alın üst dudak burun ve çenede düzensiz sınırlı kahverengi lekelere “gebelik maskesi” denir. Yüzde 70-90 kadında görülen bu pigment artışı doğumdan sonra sıklıkla ortadan kalkar. Ender durumlarda pigment artışı adeta bir dövme yaptırılmış gibi cildin derin katlarına ulaşır. Böyle durumların tedavisi bu konuda tecrübeli bir cilt uzmanı tarafından gerçekleştirilir.

 

Hamilelikte güneş ışınlarına karşı dikkatli olun

Yoğun bir ultraviyole ışık kaynağı olan güneşten uzak durmak ve güneşe çıkıldığı zamanlarda en az 20 faktörlü bir güneşlenme kremi kullanmak lekelenmelerin azaltılmasında oldukça etkilidir. Yazın bulutlu havalarda bile güneşin UV ışınlarının cilde etki gösterebileceği unutulmamalıdır.

 

Lekelenme olan bölgelerin makyajla kapatılmasında bir sakınca yoktur.

 

Gebelikte sivilceler

Gebelikte özellikle 8. haftadan itibaren değişen hormonal ortam bazı anne adaylarında önceden varolan sivilcelerin artmasına ya da ilk defa gebelik döneminde sivilcelerin ortaya çıkmasına neden olur. Ender durumlarda ise varolan sivilcelerde azalma görülür. Yüz cildi temiz ve kuru tutulmalıdır.

 

Sivilceler kozmetik sorunlar yarattığında doktor önerisine göre topikal (bölgesel) ilaçlar kullanılabilir Dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta da şudur: izotretinoin içerikli “sivilce ilaçlarının” doğumsal anomalilere neden olduğu kanıtlanmıştır. Bu yüzden gebelik döneminde sivilceleriniz için ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız!

 

Tırnak değişikliklerini önemseyin

Tırnaklar cildin bir uzantısı olarak kabul edilirler ve gebelik döneminde artan hormonların etkisiyle tırnaklar yumuşayıp incelerek kolay kırılır hale gelebilirler. Tırnak cilası durumu daha da kötüleştirebilir. Bulaşık ve çamaşır yıkarken lastik eldiven kullanmak el ve tırnaklara nemlendirici losyon sürmek çoğu durumda faydalı olur.

 

El ve ayaklarda kızarıklık

Latincede “palmoplanter eritem” adı verilen bu durum gebelik dışındaki bir dönemde ortaya çıktığında bir karaciğer hastalığını düşündürmesine karşın; gebelik döneminde fizyolojik olarak ortaya çıkabilir. Avuç içlerinde ve nadiren de ayak tabanlarında kızarıklık ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkar. Palmar eritemin de diğer çoğu cilt değişikliğinde olduğu gibi gebeliğe bağlı olarak kandaki östrojenin artması nedeniyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kaşıntı şiddetli olduğunda nemlendirici kremler faydalı olabilir. Nemlendiricilere cevap vermeyen kaşıntılarda ise doktor önerisine göre bazı ilaçlar kullanılabilir.