Mar 022013
 

“Her yaşın ayrı güzelliği var” düşüncesinin yerini “her yaşın ayrı estetiği var” fikri aldı. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman’a hangi yaşta hangi estetiklerin tercih edilmesi gerektiğini sorduk.

Hangi yaşta hangi estetik yapılmalı?
Estetiğin de yaşı ve zamanı olur mu demeyin, olur! Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman, hangi yaşta hangi estetiğin tercih edildiğini açıkladı.

30’lu yaşlarda estetik
30’lu yaşlarda sonradan iyice yerleşecek ve giderilmesi oldukça güç olacak ince kırışıklıklar veya çizgiler için kök hücre, dolgu ve botoks uygulamaları tercih ediliyor. Ayrıca 30’lu yaşların küçük veya büyük göğüslü kadınlar için meme ameliyatlarında ideal yaşlar olarak kabul edilebilir.

40’lı yaşlarda estetik
40’lı yaşlarda derinin elastikiyeti iyidir ancak metabolizma istenmeyen yağ dokularını eritmede eskisi kadar hızlı ve etkili çalışmayacağından lazer lipoliz düşünülebilir. Lazer ile yüz ve boyun gençleştirme bu dönemlerde sık uygulanan işlemler arasında. Dolgu ve botoks uygulamaları da bu yaşlarda da tercih edilmeli.

50’lı yaşlarda estetik
50’li yaşlarda ise lazer lipoliz ve lazer ile yüz germe operasyonları tercih edilebilir. Bu yaşlarda el sırtı, dekolte, yüz için uygulanan lazer biyostimulasyon işlemleri, kök hücreden zengin yağ dokusu ile kaybedilen cilt altı dokularının yerine konulması gibi müdahaleler gerçekleştirilebilir.

Genellikle “yüzü genç ancak elleri yaşını ele veriyor” eleştirileri ile karşı karşıya kalan kadınlar, artık kombine tedaviler ve küçük cerrahi müdahalelerle daha genç, dolgun ve parlak el derisine sahip olabiliyorlar. Güneş ışınları, soğuk hava gibi çevresel faktörlere maruz kalan ellerimiz, ne yazık ki çok genç yaşlarda bile sağlıklı görüntüsünü kaybedebiliyor. Çoğu zaman ellerimizi saklama ihtiyacı hissetmemize neden olan bu kırışıklıklar ve lekeler artık tarih oluyor. Estetik ve plastik cerrahi uygulamalar, genç görünümlü ellere sahip olma hayallerinizi gerçeğe dönüştürüyor.

Yaşlılığa bağlı doku kayıplarında ise vücudun herhangi bir yerinden alınacak çok az miktardaki kişinin kendi yağ dokusu, kök hücrelerden yana zengin bir hale getirilerek el sırtına özel enjektörler yardımıyla verilebilir. Bu, el sırtındaki kollajen doku kaybının ve gevşekliğin giderilmesi açısından son derece doğal bir tedavi yöntemidir. Lazer biyostimulasyon uygulaması sayesinde el sırtı bölgesinde iki hafta arayla yapılan ve oldukça kısa süren en az iki seans ile gözle görülür sonuçlar elde edilebilir.

Estetik operasyonlar bağımlılık yaratır mı?
Kolay, zahmetsiz gerçekleştirilebilen ve mutluluk veren işlemlerin sık tercih ediliyor. Bir kadın, çene yanlarında oluşan sarkmalardan, boynundaki gevşemeden, burun ve ağız yanlarındaki çizgilerden şikayetçiyse ve bunları kök hücreyle, kendi yağ dokusuyla, dolgu, botoks veya lazer ile kolaylıkla yok edip günlük hayatına devam edebiliyorsa, bunu tercih etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Uzman bir estetik cerrahın saplantı halini almış, artık yavaş yavaş psikiyatrik bir sorun olmaya başlayan estetik operasyon takıntılarını kontrol edebilmesi, hastasını ikna edebilmesi gerekir.

Eki 222012
 

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir. 

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir. Bunun için şu önerilere göz atın: Çiğ sebzeler pişmişlere oranla daha şişkinlik yapar. Bunun için sebzeyi pişirerek veya buharda haşlayarak yiyin. Kuru fasulye ve nohut en fazla şişkinlik yaratan ve gaz yapan besinlerdir. Bu nedenle pişirmeden önce 2 saat yumuşamaları için suda bırakın. Mümkünse kabuklarından ayırın.

 

 

A ve E VİTAMİNİ ALIN

Ayırmıyorsanız, bir kaç dakika haşlayıp, ilk suyu dökün. İyi pişirin ve yavaş yavaş, iyice çiğneyerek tüketin. Anason, kekik ve biberiyeyi kaynatarak içerseniz şişkinliğinizi alır. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği saatlerinizi sabitleyin. Öğünlerinize en az yarım saat ayırın. Asla hızlı, stresli ve geçiştirerek yemeyin ve öğün atlamayın. Doyduğunuzu hissettiğiniz anda yemek yemeği bırakın. Lifi yüksek içecekler içmeyin. Midenizde şişkinlik yaratır. Karnınızdan nefes almayı ve rahatlamayı öğrenin. Günde 2 kez, sabah ve akşam, yere uzanın, ellerinizi midenizin üzerinde birleştirin ve bir çok kez derinden ve karnınızdan nefes alıp verin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir. Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin. Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Maydanoz ve hindiba bol tüketin.

Eki 222012
 

Şınav çekin

Şekildeki gibi elleriniz ve dizlerinizin üzerinde durun. Dirsekleriniz yana doğru bakmalı. Kollarınızı dirseklerinizden büküp aşağı yukarı doğru inip çıkarak şınav çekin. Bu hareketi 12 kez tekrarlayın. Hareketler sırasında düzenli olarak nefes alıp vermeyi unutmayın. Bu hareketle göğüs ve arka kol kaslarını çalıştırmış olacaksınız. Bunun dışında ön omuz kaslarınız da aktif hale gelecek. Şınav, özellikle kuvvetsiz olanlar ve yeni başlayanlar için oldukça iyi bir başlangıç hareketi aynı zamanda…

Daire çizin

Yere dümdüz, sırtüstü uzanın. Bacaklarınız dizlerinizden bükük şekilde dursun. İki elinize dambıl ya da 1’er litrelik su şişeleri alın. Şimdi `dambıl fly’ hareketini yapmaya başlayabilirsiniz. Bunun için, Kollarınız gergin bir şekildeyken havada yukarıdan aşağıya büyük daireler çizin. 12 kez tekrarlayacağınız bu hareket göğsünüzün tam açılmasını sağlıyor ve sarkmaları önlüyor.

 

Açıp, kapayın

Yerde, dizlerinizin üzerinde durun. Gövdeniz mümkün olduğunca dik olsun. Ellerinize yine ağırlıklar alın ve kollarınızı dirseklerden bükük şekilde ortada birleştirin. İki kolunuzu da yanlara doğru açın. Ardından ilk pozisyonunuza dönün. Bu açıp kapama hareketini aynı şekilde 12 kez tekrarlayın.

 

Ve biraz zorlanın!

Son egzersizimiz tam şınav çekme. Kollar tamamen gergin olsun. Tüm vücut ağırlığınız kollarınızın üzerinde. Yine düzenli nefes alış verişine dikkat ederek şınav çekin. Fakat karnınızın yere değmemesine dikkat etmelisiniz. Bunun için 4 -5 cm. bir alçalma yapmanız yeterli. Başta zorlansanızda 12 kez yapmayı ihmal etmeyin. Bu sayıyı gün geçtikçe daha da artırabilirsiniz. Bu hareketin tüm göğüs kaslarınızın çalışmasını sağladığını da ekleyelim.

Son derece pratik bu egzersizler, göğüslerinizin kısa sürede forma girmesini ve daha güzel durmasını sağlayacak.

Eki 222012
 

Sütün sağlığa olan faydaları zaten saymakla bitmez ki bunu zaten biliyorsunuz.Fakat sütün bu yazımızda sizlere cilde ve güzelliğe olan katkıları hakkında bilgiler vermek istiyoruz.Bakın sütün güzelliğe katkıları nelermiş?

 

 

Kuru bir cildiniz varsa ve tüm vücudunuzu kuru ve gergin hissediyorsanız, bu banyo tam size göre. Süt ve balın etkisi ile cildinizi yumuşacık ve nemlenmiş hissedeceksiniz. İşte kuru ciltlere özel süt banyosu tarifimiz:

Malzemeler:
* Süt,
* Tuz,
* Bal.

Hazırlanışı: Boş bir plastik su şişesinin içinde bir litre süt, bir fincan tuz ve yarım fincan balı çalkalayarak karıştırın. Ve bu köpükle vücudunuzu ovun, sonra durulayın. Süt banyosunu haftada bir kez yapabilirsiniz. Cildinizi yenilenmiş ve yumuşacık hissedeceksiniz.

Süt Banyosunun Faydası:Süt banyosu derinlemesine temizler ama epidermisin hassasiyetine zarar vermediği için cildi kurutmaz. Tuz ölü derinin atılmasına yardımcı olur.

Eki 222012
 

Ekranlardan hayranlıkla seyredip çoğumuzun örnek aldığı yabancı güzellerin güzellik sırlarını sizler için paylaşıyoruz.

 

 

Jennifer Lopez
Yabanmersini JLo’nun keyfini yerine getiriyor. Vitamin C açısından oldukça zengin olan yabanmersini, cilt için çok faydalı olduğu gibi bağışıklık sistemine de yardımcı oluyor.

Kim Kardashian
Eski moda egzersiz ve sağlıklı beslenme yöntemlerini tercih eden Kim Kardashian, kıvrımlarını portakal kabuğu görüntüsünden uzak tutmak için selülit kremi de kullanıyor.

Megan Fox
Vücudunu arındırmak için elma suyu sirkesi tercih eden Megan Fox, egzersiz ya da diyetlerin büyük bir hayranı değil. Elma sirkesinin vücudunu zararlı toksinlerden arındırmak ve formunu korumak için yeterli olduğunu düşünüyor.
Öğünlerden önce bir bardak suya katılan 2 çay kaşığı elma sirkesinin metabolizmayı hızlandırdığı ve kilo kontrolünde geçerli bir yöntem olduğu araştırmacılar tarafından ispatlandı. Aynı zamanda mineral ve vitaminler açısından da zengin.

Penelope Cruz
Bitter çikolata! Antioksidan bakımından zengin olan bu keyifli tercih Penepole Cruz’dan…

Heidi Klum
Hamileliğinden sonra vücudunun düzenli fotoğraflarını çeken güzel mankenin en büyük yardımcısı gerçekçi bir bakış açısı olsa gerek. Zaten doğumdan sonra podyuma çıkması da çok zaman almamıştı.

Naomi Watts
Naomi hamilelikten sonra sadece 2 ayda formuna geri döndüğünü ve bunu herhangi ekstrem bir rejim sayesinde değil, sadece bebeğini emzirerek yaptığını belirtiyor. Üstelik hamileliği boyunca her zamankinden çok yediğini de itiraf ediyor.
Emzirmek, bebek için gerekli tüm sıhhi içeriğe sahipken annelerinde günde 840 ile 1675 arası kalori yakmasını sağlıyor.

Miranda Kerr
Miranda Kerr’in sırrı ise sıcak suya eklediği limon; vücudunun temizlenmesine ve metabolizmasının hızlanmasına sebep olduğunu söylüyor.

Eva Longria Parker
Eva’nın muhteşem vücudunun yaratıcısı olarak ünlenen spor eğitmeni Patrick Murphy’e göre ‘hemen hemen tüm ünlülerin uyguladığı rejimin sırrı her 2-3 saatte bir yemeleri”, “bazı insanlar bütün gün aç kaldıktan sonra geceleri dolaba dadanıyor ve önlerine ne gelirse didikliyor. Bu kendilerini kandırmak ve metabolizmalarını zayıflatmaktan başka işe yaramaz. Sabahtan başlayarak düzenli olarak yemelisiniz ki sistem doğru çalışsın.”

Kelly Osbourne
Alkol ve uyuşturucuyu bıraktıktan sonra gerçekten kilo verdiği görülen Osbourne’un durumu bize hangi dersi veriyor? Alkol, yüksek oranlarda şeker içerir ve bu vücuda bu şekilde giren şeker kolay erimez.
Buna rağmen içmekten vazgeçmek istemeyenler ise Philip Goglia’ın ünlü müşterilerine verdiği öğüte kulak vermek isteyebilir: “ karıştırmayın ve mayalı olanlardan uzak durun!”

Nicole Kidman
Porselen berraklığındaki cildi ile Nicole Kidman’ın önerisini tahmin etmeyeniz yoktur heralde; yaşlanmayı geciktirmek istiyorsanız güneşten ve UV ışınlarından uzak durun…

Alicia Silverstone
Alicia Silverstone, vejetaryenliği seçen ve bunun getirilerinden faydalanan pek çok yıldızdan sadece birisi. “Vejetaryen olduğumdan beri, vücudum çok daha iyi hissediyor ve tat alma duyum yepyeni bir dünya ile tanıştı. Hayatta, fazlasıyla karşılığını aldığım seçimlerden biri oldu”diyor.
Hayvan yağı tüketmemek kolesterol, kalp hastalığı, şeker hastalığı ve kimi kanserlerin riskini azalttığı gibi vücut formunu korumak için de geçerli bir tercih.

Alicia Keys
Tam bir ‘spa’ delisi olan Keys, “Arkadaşlarımla birlikte manikür pedikür yaptırmaya gitmeye bayılıyorum. Zihni, vücudu ve ruhu canlandıracak, gençleştirecek her şeye varım: spa ya da muhteşem bir masaj!” diyor.

Courtney Cox
Cox, yogayı askeri yöntemlerle birleştiren ve meditasyon, esneme ve kardiyo egzersizler de barındıran bir çeşit fitness rejiminin tüm faydalarını bizlere sergiliyor.
Budokon isimli bu yöntemin yaratıcısı Cameron Shayne’e göre “Duygusal değişimi hemen hissedeceksiniz” ve “Düzenli şekilde uygulamaya devam ederseniz tüm vücudunuz forma girecek”.

Demi Moore
3 çocuk annesi Moore, zarif vücudunu muhafaza etmek için fıstık ezmesi sürdüğü elma dilimleri atıştırıyor. Bu tuhaf abur cubura olan düşkünlüğünün sebebi, fıstığın metabolizmayı hızlandırırken tatlı krizlerini de köreltmesi ve elmanın şişkinliği önlemesi.

Catherine Zeta Jones
Jones dişlerini çileklerle ovalıyor, bir diş beyazlatma yöntemi olarak. Meyvenin içerisinde malik asit doğal bir leke çıkarıcı.

Eva Mendes
Eva Mendes’in sırrı suşi! Yine de daha sağlıklı olması açısından şeften her seferinde pirincin yarısını kullanmasını rica ediyor.

Jennifer Aniston
Ne kadar tüketmeliyiz? Antrenör ve beslenme uzmanı Philip Goglia, “Amaç yağ ve toksinleri yakmak için gerekli olan ısıyı yaratmak adına her gün vücut ağırlığınızın her yarım kilosu için en az 14 mililitre su içmek ve diyetinizi daha etkili kılmak için zararlı gıdalardan uzak durmakt” diye özetliyor Aniston’un tercihini.

Jennifer Aniston
Ne kadar tüketmeliyiz? Antrenör ve beslenme uzmanı Philip Goglia, “Amaç yağ ve toksinleri yakmak için gerekli olan ısıyı yaratmak adına her gün vücut ağırlığınızın her yarım kilosu için en az 14 mililitre su içmek ve diyetinizi daha etkili kılmak için zararlı gıdalardan uzak durmakt” diye özetliyor Aniston’un tercihini.

Gwyneth Paltrow
Güzel yıldız, yeşil çayın büyük bir hayranı, her sabah günü mutlaka bir fincan yeşil çay ile karşılıyor. Hatta yazın en sıcak günlerinde susuzluğunu yenmek için de bu yeşil içeceği tercih ettiği biliyor.
Yeşil çay vücudun ürettiği insülin seviyesini azaltarak kan şekeri seviyesini düzenliyor. Bu da yağların depolanmasını ve sizin iştahınızı kontrol altında tutmanızı sağlıyor.

Jessica Alba
Çocuğunu doğurduktan sonra ünlülerin spor eğitmeni Ramona Braganza’yı tutan Jessica Alba, haftanın 4 günü kardiyo ve esnemeden oluşan ağır bir egzersiz programı uyguluyor.

Jessica Simpson
Sağlıklı ve güzel bir vücudun illa ince olması gerekmediğine dikkat çeken Simpson’a göre kıvrımlar daha iyi. Aşırı zayıflığa anlam veremediğini söyleyen Simpson, “Kalbiniz için iyi değil, aklınız için iyi değil; duygusal olarak harap edici, gerçekten” diye ekliyor.

 Posted by at 14:22  Tagged with:
Haz 262012
 

Lazer epilasyon süreci, “lazer epilasyon yapılacak olan bölgenin temizlenmesi, bölgedeki uzun olan kılların kısaltılarak epilasyona uygun hale getirilmesi ve lazer cihazı ile taranması” biçiminde üç değişik kademeden oluşmaktadır.

Lazer epilasyona başlamış olmadan evvela, epilasyon icra edilecek bulunan bölgeye epilasyona yardımcı özel bir jel sürülür. Daha sonrasında ten ve kıl renginize göre size en cazip bulunan lazer epilasyon cihazı ile epilasyon icra edilecek bulunan bölge taranır. Bu tarama işlemi, lazer epilasyon yapılan bölgeye ve kıl yoğunluğuna göre birkaç dakika ya da birkaç saat sürebilmektedir.

Bilinmekte olanın tersine lazer epilasyon sanıldığı kadar uzun süren bir tedavi değildir. Seans süreleri tahmini olarak 15 dk ile 45 dk. arasında sürmekte ve seans aralıkları ( şahsın lazer epilasyona gelme aralığı ) 4 ile 8 hafta arasında değişmektedir. Lazer epilasyon tedavisinin bitmesi için gereken seans rakamında ortalama 3 ile 6 seanstır. Kısacası lazer epilasyon tedavisi hem kısa sürmekte, ve hem de kısa bir zamanda netice alınıyor.

Haz 252012
 

Burun güzelliği, yüz güzelliğinin ve gençliğinin temel noktasını oluşturuyor. Düzgün ve ucu doğal duracak biçimde kalkık bir burun, yüzü çok daha genç gösteriyor. Bu anlamda, burun estetiği ameliyatları, diğer estetik ameliyatlar içerisinde en çok tercih edileni…

Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Emre İlhan burun estetiği ile ilgili merak edilenleri ve ideal burnun özelliklerini anlatıyor…

Güzel burun yüzü de güzel gösterir
Bilindiği gibi burun yüz güzelliğinin merkezi ve genç bir yüzün göstergesidir. Burun yüzün tam ortasında olduğu için en çok dikkat çeken bir bölgedir ve göz, elmacık kemikleri, alın ve çene ile uyumlu olması gerekir. Burnun nefes almak gibi çok önemli fonksiyonu olduğu kadar güzel bir yüzünde olmazsa olmazdır. Değişen ve gelişen yaşam biçimleri, estetik algısı ve güzellik kavramı ile birlikte burun estetiğinde de pek çok şey değişim ve gelişim göstermiştir. Eskiden sırtı çok oyuk, küçük ve kalkık burunlar moda iken günümüzde daha sağlam, sırtı çok oyuk olmayan ve gayet doğal burunlar moda. Çünkü 2000’li yıllarda burun estetiğinde konuşulan kavramlar değişmiştir. Artık en çok konuşulan 3 kavram ise “denge”, “yapısallık” ve “öngörülebilirlik”tir.

Her yıl dış görünümünü geliştirmek isteyen çok sayıda insan burun estetiği ameliyatı oluyor. Estetik ameliyatlar içerisinde tercih edilmede ilk sırada olan burun estetiği ameliyatlarındaki trendler, zamanla değişmekte ve gelişmekte. Burun estetiğinde denge kavramında, yüzün her noktasındaki uyumdan bahsediyoruz. Yüzün merkezinde olan burnu yeniden yapılandırdığımızda, yeni yapılan burnun hem kendi içinde hem de yüzün diğer bölümleri ile uyum içerisinde olmasını istiyoruz.

Burun estetiğinin modası olmaz
Günümüzde burun estetiği ameliyatlarında abartılı yaklaşımlardan uzak duruyoruz. Yani bir burnu çok kaldırmak, sırtını çok oymak 1950 ve 1960’ların trendi. Toplumda her konuda gelişim ve bilinçlenme olduğu gibi estetik algımızda her geçen gün gelişiyor ve bilinçleniyor. Bize başvuran hastalar artık doğala çok yakın ve yüzleri ile uyumlu burunlar talep ediyor. Yapısal burun kavramında ise uzun vadede sağlam olan burnu kastediyoruz. Artık burun ameliyatlarını planlarken burnu taşıyan destek mekanizmalarını göz önünde bulundurarak yapıyoruz. Yapısal burun konseptiyle amaçladığımız, yıllar boyunca düşme ve çökme gibi sorunlar olmayan, bir bina gibi güçlü burunlar yapmak. Yani günümüzde yapılan burunlar, yıllara meydan okurken ilerleyen yaşa rağmen hala yüzü genç gösterme özelliğini korumakta.

Doğallıktan vazgeçmeyin
Burun ameliyatlarında burnu şekillendirirken bir heykeltıraş gibi çalışıyoruz. Ancak yeni şekillendirdiğimiz burun ve burnu oluşturan yapılar heykelde olduğu gibi kilden veya mermerden oluşmuyor. Burada bir iyileşme söz konusu. Burun estetiğinde öngörülebilirlikte, cerrahın pozitif veya negatif tüm iyileşme faktörlerini ve dinamiklerini ameliyat sırasında öngörerek çalışması gerekir. Bu yüzden burun estetiğiyle uğraşan bir doktorun hastalarını en az 2 yıl takip etmesi ve tüm bu dinamikleri kontrol etmesi gerekir.

Sonuç olarak, burun estetiği ameliyatı düşünüyorsanız, doğallıktan vazgeçmemeniz ve ameliyattan sonra 10 yıl geçse bile burnunuzla ilgili herhangi bir sorun yaşamamanız gerekir. Bu bağlamda, burun estetiği ameliyatını kısa vadeli bir çözüm olarak değil uzun vadeli ve hayatınız boyunca sorun yaşatmayacak biçimde değerlendirmelisiniz. Haftaya görüşmek üzere…

Haz 212012
 

Farkındaysanız sınav yorgunluğu olan gençlerimizde kambur bir duruş var. Çok kambur bir duruş ve farkında olmadan spazm altında kalmak dolaşımı bozar ve ağrıya neden olur.

Her gördüğünüz yerde gençleri hemen uyarın, kambur durmamalarını ve omuzlarını geriye doğru getirebildikleri kadar getirerek esnetmelerini söyleyin. O sırada boyunlarını da birkaç kez geriye doğru esnetsinler. Bu onlardaki gerginliğin azalmasına, dolaşımın canlanmasına yardımcı olur. Gün içerisinde en az 15-20 kez derin derin esneyin. Esnemek beyni en iyi oksijenlendiren ve vücuttaki gerginliği alan olaylardan biridir.

Haz 202012
 

 

Şu popoları inceltmek kadar zor iş yok. İş sadece ince olmakla kalsa, gene neyse. Ama bir de şu kabus gibi selülitler var kurtulunması gereken…Akdeniz kadını olarak, en çok arkamızda sürüklediğimiz popolarımızdan çekiyoruz sanırım. Üstelik, yeni teknolojiler, sürekli otomobil kullanımı, televizyon ve bilgisayar kullanımı da, bu konudaki problemlerimizi halletmemize pek yardımcı olmuyor.

Ama endişe etmeyin, güzel bir popo için egzersiz ve diyetin yanında da bazı, daha kolay yöntemler var:

Selülit bandı
Selülit bandı yeni bir ürün. Üstelik de son derece iddialı bir ürün. Üreticileri, 15 bandın, neredeyse 4 cm kadar selülit atılmasına yettiğini söylüyorlar. Selülit bandı, tıpkı nikotin bandı gibi görev görüyor. Çünkü içerdiği maddeler, deriyle sürekli temas halinde. Bantta yer alan ana maddelerden biri bol miktarda iyot içeriyor. Yapılan bazı araştırmalara göre, iyot, dolaşımı hızlandırarak, kan akışını artırıyor ve böylece toksinler vücuttan atılıyor. Bantta bulunan bir diğer madde de kırmızı su yosunu, ki bu da, rodisterol adlı aktif bir element açısından zengin. Bu madde, vücudun yağı enerjiye çevirme işlemini hızlandırıyor. En iyi sonuçlar için, günde iki bant uygulamanız öneriliyor.

Zayıflama makinesi

Yeni bir tür pasif jimnastik aleti. Üreticilerine bakılırsa, bu aletle çalıştığınızda 400 tane popo egzersizi yapmış kadar oluyorsunuz. Alet, enfraruj ısısı kullanarak, kasların gerilmesini sağlıyor, böylece poponuz forma giriyor. Aslında aletin tek yaptığı poponuzdaki kasları sizin için sıkıca tutmak. Bu da, poponuza bağlanan elektrotlar yardımıyla sağlanıyor. Bu elektrotlar, çok ufak titreşimler yaratak, kasları devinime geçiriyor. Buna göre, spor salonunda kullanabileceğinizden daha çok kası kullandığınız iddia ediliyor. Neden olarak da beyin ve vücudun, ancak kısıtlı sayıdaki kası çalıştırmak için koordine olabilecekleri veriliyor. Ayrıca, kasların gerilmesi, kasları kısaltıyor ki, bu da popoyu sıkılaştırıyor. Makinanın üreticilerine bakılacak olursa, enfraruj ısısı, vücut ısısını 3 derece kadar artıyor, bu da metabolizmanın yüzde 35 hızlanmasına sebep oluyor. Her seans yaklaşık 40 dakika sürüyor ve acı hissedilmiyor. Kasların kasılması, yağ hücrelerini bölüyor. Bu da 10 seansta 7.5 ila 10 cm incelebileceğinizi gösteriyor.

Bio-Dermoloji

Vakum masajıyla selüliti azaltan bir diğer yöntem de bio-dermoloji. İddia edilen o ki, tek seansta bile selülitlerinizde farkı görebiliyorsunuz. Üstelik popoyu da kaldırdığı söyleniyor. Bio-dermoloji, bir vakum mekanizması sayesinde uygulanan bir sıkıştırma tekniği. Böyelece yağ topakları, sıvılaşacak şekilde kırılıyor ve ya kan tarafından emiliyor, ya da lempatik sisteme geçerek, böbrekler tarafından atılıyor. Daha sonra da bio-dermoloji makinesine bağlı, elle kullanılan bir alet, popo üzerinde gezdiriliyor. Bu işlem, lempatik sistemi sıvıdan arındırıyor ve selülit üzerinde çalışmayı sağlıyor. Böylece kan dolaşımı artıyor, yeni gelen kanla vitamin ve mineraller de popoya hücum ediyor ki, bu da poponuzun daha güzel görünmesini sağlıyor. Bio-dermolojiyi kullananlar, tek bir seansın bile gözle görünür bir fark yarattığını söylüyorlar.

Popoyu fırçalama

Bu herhalde bilinen en eski yöntemlerden biri. Hatta Bridget Jones’un Günlüğü’yle tekrar moda olması da muhtemel.Cildinizi fırçalamak, derideki kılcal damarların kanla dolmasını ve toksinlerin dışarı atılmasını sağlar. Bu da, selüliti azaltır. Önce ayaklardan başlayıp, uzun ve düz bir hareketle fırçalayın. Daha sonra yukarı, kalbe doğru, dairesel hareketlerle çıkın. Bunu yaparken, vücudunuzu öne doğru eğiyor olacaksınız, bu da kanınızdaki oksijeni artırır. Bu yöntemi, sıcak ve soğuk suyla uygulayabilirsiniz. Örneğin önce sıcak suyu açın. Sıcak su, kan cilt yüzeyine hücum etmesini ve damarların genişlemesini sağlar. Bu da kan dolaşımını hızlandırır. Şimdi de soğuk suyu açın. Bu hem, gözeneklerinizi kapanmasını ve dolayısıyla da sıkılaşmayı sağlar, hem de vücudun kendini ısıtmaya çalışmasını sağlar. Bu da metabolizmanızı hızlandırıcı bir etki yaratır.

Haz 192012
 

Sıkı bir karına sahip olabilmek için bu önerileri dikkate alarak uygularsanız kısa bir sürede farkı görebilirsiniz…
Masaj

Sabahları karın bölgesine masaj yaparak kan dolaşımını hızlandırabilir ve dokularınızı sıkılaştırabilirsiniz. Karnınıza, bir avuç deniz tuzu ve 10 ml. limon yağını karıştırarak elde edeceğiniz karışımla, saat yönünde yuvarlak hareketlerle masaj yapın. Özellikle de duş sırasında.
Buz şoku

Çoğu zaman yağ tabakasından dolayı karındaki kan dolaşımı yavaşlıyor. Bunun sonucunda da deri sarkıyor ve kırışık bir görüntü oluşuyor. Dolaşımınızı hızlandırmak için buzdan yaralanabilirsiniz. Yatmadan önce beze koyduğunuz buzları kuru cildinizin üzerinde gezdirin.
Sabah çayı

Sabahları uyanır uyanmaz bir bardak bitki ya da meyve çayı için. Çay yiyeceklerin daha hızlı ve daha kolay yakılmasını sağlıyor. Bu da karnın düzleşmesinde en önemli bir etken. Gereksiz bir şişlik hissetmek istemiyorsanız, gaz yapma özelliği olan çay ve kahveden uzak durun.
Bitkisel kürler

Yedikleriniz çoğu zaman karnınızın şişmesine yol açar. Bunu önlemek için pirinç, kek gibi unlu gıdalarla, et ürünleri ve tuz tüketirken fazla abartmamaya dikkat edin. Çünkü bu tür besinler vücutta, özellikle de karın bölgesinde su tutulmasına neden oluyor. Bunların yerine domates, biber, mısır, ıspanak gibi taze sebzeleri tercih edin. Et, balık, makarna ve pilav çeşitlerini taze bitkilerle tatlandırın. Özellikle maydanoz, dereotu, fesleğen, defne gibi bitkiler mide ve bağırsakların rahatlamasını sağlar.
Şekersiz sakız

Canınız tatlı çektiğinde bir şeyler çiğneyin. Çünkü ağızdaki boşluk hissi çoğu zaman tatlı isteğini pekiştiriyor. Bu isteğinizden kurtulmanız için size sakız çiğnemenizi öneriyoruz. Tabii sağlığınız ve dişlerinizi de düşünerek tatsız olanları tercih edin.