Haz 242016
 

diet

 

İşte zayıflamanıza engel olabilecek etkenler;

 

1.Yavaş çalışan tiroid hormonu kilo vermeyi imkânsız hale getirebilir!

Tiroid hormonu hayatımızı yöneten ana hormonların başında geliyor. Tiroid hormonunun yavaş çalışmaya başlaması ve TSH değerinin yükselmesiyle ortaya çıkan hipotiroid hastalığı zayıflamaya engel olan bariyerlerin başında yer alıyor. Teşhis ve tedavisi yapılana kadar kilo vermeyi yavaşlatan hipotiroid hastalığı, kimi durumlarda zayıflamayı imkânsız hale getirebiliyor. Bağışıklık sisteminin tiroid hormonlarına saldırmasıyla oluşan haşimato isimli oto-immün hastalığı da kilo vermeyi zorlaştırmakta ve yavaşlatmaktadır.

 

2.Stres kilo kaybını durduruyor!

Vücudun stres hormonu olarak bilinen kortizol, gereğinden fazla salgılandığında alarma geçen vücut yapılan diyete rağmen kilo kaybını durdurabiliyor. Kan seviyelerinin sabah saatlerinde ölçülmesi ile yüksekliği tespit edilen kortizol hormonu, mutlaka doktor kontrolünde araştırılması gereken bir durumdur.

 

3.İnsülin direnciyle vücut kilo vermeye de çalışıyor

Toplumumuzda sıkça rastlanan ve kilo verme hızını ciddi oranda olumsuz etkileyen insülin direnci, vücutta insülinin salgılandığı fakat etkisini yitirdiği için metabolizmanın yavaş çalışmasına neden olmaktadır. Günümüz toplumunda insülin direncinin bu denli sık görülmesinin en temel nedeni hareketsizliktir. Fiziksel aktivitenizi artırmanız insülin duyarlılığınızı da artıracaktır.

 

4.İnsülin hormonu sorunlarında hesaplanmayan karbonhidrat şişmanlatıyor!

İnsülin hormonunun vücutta salgılanamaması durumunda ortaya çıkan Tip-1 diyabet hastalığında hastalar ihtiyaçları olan insülin hormonunu dışarıdan enjeksiyon uygulamasıyla almaktadır. Burada en çok dikkat edilmesi gereken nokta kan şekeri dengesini sağlamak için insülin yapılırken, hastanın günlük olarak alacağı karbonhidrat miktarının iyi hesaplanmasıdır. İyi hesaplanamayan günlük karbonhidrat alımı hastaya hızlı kilo alımı olarak geri dönmektedir.

 

5.Prolaktin yüksekliği de kilo vermemenize neden olabilir

En temel görevi kadınlarda süt salgısı olan prolaktin, çeşitli nedenlerle yükselebilir. Prolaktin yüksekliğinin en bilinen belirtisi olan memelerden süt gelmesi her hastada görülmeyebilir. Bu nedenle eğer diyete rağmen kilo veremiyorsanız mutlaka göz önünde bulundurmanız ve doktor kontrolünde gerekli tahlilleri yaptırmanız gereken bir hormondur.

 

6.Demir seviyesi düşerse metabolizma hızını düşürüyor

Demirin vücutta depolanmış hali olan ferritin seviyesinin düşmesi de kilo vermeyi zorlaştıran etkenlerin arasında yer almaktadır. Vücuda oksijen taşıyan demir mineralindeki düşüş vücuda taşınan etkin oksijenle birlikte metabolizma hızını ve yağ yakımını yakından etkilemektedir.

 

7.D vitamini yetersizliği kilo aldırıyor dikkat!

Yapılan son bilimsel araştırmalar, toplumumuzda en yaygın sağlık sorunlarından biri olan D vitamini yetersizliğinin de kilo almaya sebep olduğunu ortaya koymuştur.

Mar 062013
 

Gece atıştırmadan duramayanlara kilo aldırmayan besinler!

Ünlülerin Diyetisyeni Nil Şahin’den gece atıştırmadan uyuyamayanlar için düşük kalorili, yüksek enerjili besin listesi…

– Peynir + tam tahıl ekmeği + maydanoz+ domates + taze meyve

– Fındık + taze meyve

– Ceviz + taze meyve

– Leblebi + ceviz + taze meyve

– Ceviz + kuru meyve + taze meyve

– Badem + taze meyve + kuru meyve

– Süt + yulaf ezmesi + meyve

– Süt + yulaf ezmesi + ceviz + meyve

– Yoğurt + maydanoz + leblebi + meyve

– Ayran + leblebi + meyve

Salata ve çiğ sebze enerji değeri yok denecek kadar az olan yiyecek grubudur. Geceleri havuç, göbek, turp vb. sebzeleri çiğ olarak yemek iştah kontrolüne destek sağlamanın yanında, metabolizma hızınızı da yükselmeye katkı sağlar, bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

Mar 032013
 

Diyete Ara Vermek Daha Fazla Kilo Aldırıyor!

Fazla kilolarından kurtulmak için diyet yapan birçok kişi bazen bu durumun diyete etkisinin olmayacağı düşüncesiyle diyetini bozuyor. Oysa uzmanlar bu durumun kilo vermekten çok kilo alma nedeni olduğu uyarısında bulunuyor…

Özel Konya Farabi Hastanesi beslenme ve diyet uzmanı Hilal Acar, diyete ara verip tekrar başlamanın zayıflamak yerine daha çok kilo alınmasına sebep olacağını vurguluyor.

Acar’a göre, zayıflamak için yapılan yanlışların telafisi zahmetli bir süreci kapsadığı gibi psikolojik olarak da kişileri yıpratıyor. Diyete ara vererek hızla verilen kiloları aynı hızla geri almak yerine kilo vermeyi uzun bir sürece yaymak daha sağlıklı ve kalıcı bir yöntem.

Kısa sürede kilo kaybı sağlayan sağlıksız zayıflama yöntemlerine aldanmamak gerektiğini belirten Hilal Acar “Uygulanan zayıflama diyetleriyle vücudumuzda yağ kaybının yanında kas kayıpları da gerçekleşir.

Bu da metabolizma hızımızın yavaşlamasına neden olur. Yavaşlayan metabolizma hızıyla birlikte diyeti bıraktığımızda vücut hızlı bir şekilde yağ depolamaya başlar ve ani kilo artışları olur.

Vücudumuzdaki kilo alıp verme döngüsü hem metabolizmamızı hem de psikolojimizi olumsuz etkileyecektir.” diyor. Fazla kilolardan kurtulmak için ne şok diyetlere, ne zayıflama haplarına ne de aşırı egzersizlere ihtiyaç olduğunu ifade eden Hilal Acar şunları tavsiye ediyor:

Diyete başlarken kararlı olun. Amacınız sadece kilo vermek olmamalı. Hızlı verilen kiloların hızla geri alındığını aklınızdan çıkarmayın. Bu yüzden haftada 1 kilodan daha fazla kilo kaybetmeye çalışmayın.

Sağlıklı kiloyu korumak, kilo vermekten daha önemlidir. Anlık yeme isteklerine “dur” diyerek yaşam tarzınızda ve beslenme alışkanlıklarınızda yavaş ve kalıcı değişiklikler yapmak, sağlıklı kilonun korunması için gereklidir.”

Kilo Kontrolü İçin Öneriler

Az ve sık beslenin. Günde en az 5 öğün yemek tüketin. Düzenli egzersiz yapın. Tek çeşit beslenmedüzeni yerine gün içerisinde 4 besin grubundan (tahıl, sebze-meyve, et, süt) almaya özen gösterin

Bol su içmek metabolizma hızını arttırır. Bu nedenle günde 10-12 bardak su için. Sebze-meyveler ve kuru baklagiller gibi posalı besinler metabolizma hızını arttırır, aynı zamanda tokluk hissi verir. Açlık duygusunu yenmek için gün içerisinde mutlaka tüketilmeli.

Bir öğünde fazla miktarda kaçırdıysanız diğer öğün hafif şeyler yiyerek telafi edin. Yemekleri sağlıklı yöntemlerle (haşlama, ızgara, fırında pişirme vb.) pişirin. Kızartma ve kavurmalardan uzak durun.

Kadınlar Alışverişte Ortalama 385 Kalori Yakıyor

İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, kadınlar alışveriş yaparken 385 kalori yakıyor ve haftada ortalama 2,5 saatlerini bu iş için harcıyor. Debenhams mağazaları tarafından yaptırılan ve 2 bin deneğin katıldığı araştırmaya göre, alışverişte yılda toplam 250 kilometreye yakın yol kat eden kadınların çoğu alışveriş gününün sonunda kendilerini spor salonunda egzersiz yapmaktan daha yorgun hissettiklerini belirtiyor.

Kadınların alışveriş sırasında ortalama 4,7 km yol kat etmelerine ve mağazaları taramak için haftada 2,5 saat harcamalarına karşın, erkekler ortalama 2,4 km yol kat ediyor ve haftada 50 dakika sarf ediyor.

Kadınlar alışveriş sırasında doktorların tavsiye ettiği günlük 10 bin adımın 7 bin 305 adımlık kısmını yürümüş oluyor. Haftada iki kez alışveriş yapan kadınların, ayda 2 kiloya yakın kilo kaybetmelerini sağlayacak kadaregzersiz yapmış gibi olacakları hesaplanıyor.

Araştırmacılar, 3 saatlik bir alışverişin 495 kalorilik bir hamburgeri, iki saatlik alışverişin de 283 kalorilik kremalı bir kahveyi yakabileceğini hesaplıyor.

Eki 222012
 

Yaz sizin için verimli geçtiyse ve kurtulmak istediğiniz kiloları verdiyseniz artık beslenmenize daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor. Çünkü, bildiğiniz gibi, verdiğiniz kiloları geri almak oldukça kolay. Hatta, kilo vermekten daha kolay!

Kiloları hızla geri almanın altında birçok fizyolojik sebep olabilir. Tiroit bezi tembelliği böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışması, insülin direnci sendromları veya metabolizma yavaşlığı bunlardan bazıları. Tabii ki de bir tıbbi kontrolden geçmeden sorunun fizyolojik olup olmadığını bilmek imkansız.

Bir de kilo verme esnasında ya da kilo verip forma girdikten sonra yapılan hatalar var, ki bunların önüne geçmek oldukça kolay…


İşte, formunuzu korumak ve verdiğiniz kiloları geri almamak için unutmamanız gereken bazı önemli konular:

 

 

• Az yiyerek kilo verilebilir ama uzun vadede formunuzu bu şekilde koruyamazsınız.
• Yeme davranışı bozukluklarına son vermeden, sadece egzersizle yetinip kalori kısıtlaması yapmadan, verdiğiniz kiloları kolayca geri alırsınız.
• Daha aktif biri olmak için çaba gösterin. Düzenli egzersiz yapın. Mesela, her gün yarım saat sıkı bir yürüyüş sizin için yeterli olabilir.
• Sık aralıklarla, az beslenin. Öğün atlamadan, uzun süre aç kalmadan formunuzu daha rahat ve sağlıklı bir şekilde korursunuz.
• Bol bol su için. Sağlığınız için suyun önemini asla unutmayın.
• Zengin posalı, doğal besinlere öncelik verin. Böylece sindiriminizi rahatlatabilirsiniz.

Mutlu sona ulaşmışken, kendinizi bir süre sonra kapımızı çalacak sonbahar ve onun depresif günlerine şimdiden hazırlamakta fayda var. Canı sıkıldıkça birşeyler atıştıranlardansanız, bu atıştırmalarınızı doğal içerikli ve düşük kalorili yiyeceklere yönlendirin. Eti Form ailesinin zengin ürün çeşitleri arasında karar vermek oldukça zor olsa da, damak zevkinize uygun bir ürün kesinlikle bulabilirsiniz. Sağlıklı ve formda günleriniz yaz sonunda da devam etsin…

 

 

 

Eki 222012
 

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir. 

Kalçalarınızın sıkı görünmesini istiyorsanız, öncelikle olarak vücudunuzdaki şişkinlikten kurtulmanız gerekir. Bunun için şu önerilere göz atın: Çiğ sebzeler pişmişlere oranla daha şişkinlik yapar. Bunun için sebzeyi pişirerek veya buharda haşlayarak yiyin. Kuru fasulye ve nohut en fazla şişkinlik yaratan ve gaz yapan besinlerdir. Bu nedenle pişirmeden önce 2 saat yumuşamaları için suda bırakın. Mümkünse kabuklarından ayırın.

 

 

A ve E VİTAMİNİ ALIN

Ayırmıyorsanız, bir kaç dakika haşlayıp, ilk suyu dökün. İyi pişirin ve yavaş yavaş, iyice çiğneyerek tüketin. Anason, kekik ve biberiyeyi kaynatarak içerseniz şişkinliğinizi alır. Kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği saatlerinizi sabitleyin. Öğünlerinize en az yarım saat ayırın. Asla hızlı, stresli ve geçiştirerek yemeyin ve öğün atlamayın. Doyduğunuzu hissettiğiniz anda yemek yemeği bırakın. Lifi yüksek içecekler içmeyin. Midenizde şişkinlik yaratır. Karnınızdan nefes almayı ve rahatlamayı öğrenin. Günde 2 kez, sabah ve akşam, yere uzanın, ellerinizi midenizin üzerinde birleştirin ve bir çok kez derinden ve karnınızdan nefes alıp verin. Günde 13 bardak su içmeyi alışkanlık haline getirin. Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir. Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin. Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Maydanoz ve hindiba bol tüketin.

Eki 222012
 

Doğum sonrası kilolarınız için endişe etmeyin. Doğru adımları izleyerek kısa sürede eski formunuza kavuşabilirsiniz.

Doğumdan sonra kalan kiloları vermek, tüm annelerin hedefidir. Ama süt vermek ve sütün bol olması da annelerin hayalidir. Peki, hem bol ve çok süte sahip olup hem de kilolardan kurtulmak mümkün olabilir mi?

Hamilelikte aldığınız kilolar can sıkıcıdır ve anne adayı, doğum sonrası bu kilolardan hemen kurtulacağını sanar. Bir yandan bol süt olması için tatlılar, helvalar, şekerli sular tüketmeye teşvik edilen anne, ikilemde kalır. Uzmanlar, bunun çözümünün yeterli ve dengeli beslenmeden geçtiğini, ekstradan tatlılara yüklenmenin doğru olmadığını belirtiyor.

İlk 6 ay, bebeğin anne sütü ile beslenmesi zihinsel ve fiziksel gereksinimi için oldukça önemli. Bu zaman aralığında zayıflamak için yapılan girişimler ise, sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Sakin olun, çünkü bu kilolardan kurtulacaksınız.

Kilo vermenin şartları var

-İlk 6 ay bebeğin beslenmesi esas alınmalı.

-Annenin günlük kalori ihtiyacı emzirme döneminde 500-600 kalori artıyor. Bunu tek başınıza hesaplayamayabilirsiniz. Bunun için bir diyetisyene başvurmalısınız.

-Kilo vermek için kalorisi düşük olan ama süt yaptığına inanılan yiyeceklere yönelmemek gerekir. Aç kalmamak esas alınmalıdır. Sütünüzün kalitesi düşer.

-Yaygın olarak dillerde dolaşan diyetlere itibar etmemek gerekir. Sütün azalması ve kalitesinin azalması demek, bebeğinizin sağlığı demektir, unutmayın.

-Kilo vermek için yapılması gerekenler

-Bebeğinizi bol bol emzirin. Süt vererek ekstradan 700 kalori harcarsınız. çok emzirmek ve çok süt üretimi kilo kaybına destektir unutmayın.

-Haftada yarım kiloyu aşmayacak şekilde kilo kaybını hedefleyin. Daha fazla verilen kilolar süt salınımını olumsuz etkileyecektir.

-Dengeli beslenme hedeflenmelidir. 3 ana ve 3 ara öğün şeklinde protein, karbonhidrat ve yağ yönünden dengeli olarak mönü oluşturulmalıdır.

-Günlük sıvı miktarı çok önemlidir. çorba, ayran, meyve suyu alımı ile sıvı kaybı dengelenmelidir.

-Posalı yiyecekler bolca tüketilmelidir. Sebze, meyveler, kuru baklagillere ağırlık verilmelidir.

-Fiziksel aktivite için hafif tempolu yürüyüşler idealdir.

-Tek başına tüketilerek kilo verdiren, yağları eriten besin yoktur. Bu tip beslenmekten annelerin kaçınması gerekir.

Eki 222012
 

*Meyve Suyu Endüstrisi Başkanı Prof. Dr. Aziz Ekşi, meyve suyu ile ilgili bazı bilgiler verdi…*

Şişmanlatıyor mu?

Meyve suyu yüzde 100, meyve nektarı yüzde 25-99 ve meyveli içecek yüzde 10-49 meyveden oluşur. Hiç kimse meyvenin şişmanlattığını düşünmez. Çünkü kalori düzeyi düşüktür. 100 gram meyvenin sağladığı enerji 44-52 kcal arasındadır. Meyve şişmanlık nedeni değilse, meyve suyu da değildir.

Koruyucu katkı var mı?

Türkiye’de, 80′li yıllardan bu yana meyve suyu ve türevlerine koruyucu madde katılmasına izin verilmiyor. Uygulanan koruma teknolojisi koruyucu kullanılmasını gerektirmiyor. Ambalaj açılmadıkça koruma etkisi sürer. Koruyucu içerseydi, ambalaj açıldıktan sonra da meyve suyu bozulmazdı.

Dişleri çürütür mü?

Diş çürüklüğüne yol açan ana etkenin flor yetersizliği olduğu öteden beri biliniyor. Ancak bunun ağız ve diş temizliği ile desteklenmesi gerekiyor. Son yıllardaki araştırmalara göre; eğer yeterli flor alınıyorsa ve ağız temizliğine özen gösteriliyorsa gıdanın diş çürüklüğüne katkısı oldukça kısıtlıdır.

Yıkama-ayıklama

Meyve suyu teknolojisinde ilk 2 işlem basamağı, yıkama ve ayıklamadır. Bu işlemlerin amacı; çürük vb. kusurlu meyvelerin ayıklanması ve yabancı maddelerin uzaklaştırılmasıdır. Ayıklama bandında çalışan kişinin uyması gereken; “Yiyemeyeceğini ayıkla!” kuralıdır.

Eki 222012
 

Maydanoz’un insan sağlığına yararlı etkisi olduğu kadar, suyu da sağlıklı kilo vermenize faydası olacaktır.

Maydanoz, yeşil yapraklı ve damarlı bir bitkidir. Maydanozgiller familyasından olan bu bitkinin tohumları ufak ve esmerdir. Kökünde uçucu yağ, apiin ve musilaj vardır. Bu bitkinin kök ve yaprakları kullanılır. Birçok sayıda faydaları olan maydanozun en önemli yararı zayıflatıcı etkisinin olmasıdır. Maydanoz ödemleri atmak için kullanılan muhteşem bir bitkidir. Bu şekilde vücuttaki zehirli maddeleri atarak, terletir ve idrar söktürür. Ayrıca sindirimi kolaylaştırarak zayıflamaya yardımcı olur.

Zayıflamada maydanoz suyu kullanılmaktadır. Fakat maydanoz suyu tek başına yeterli olmamaktadır. Sadece vücuttan su atar. Zayıflatıcı etkisinden yararlanmak için limon suyu ile birlikte kullanmak gerekir. Yaz mevsimine girdiğimiz bugünlerde sizlere hem yağ yakıcı hem de kilo verdirici güzel bir kür sunuyoruz.

16 tane maydanozun sapını, 2 yemek kaşığı limon suyunu yarım bardak suya katarak mutfak robotunda 1 dakika çekin. 15 gün arayla her sabah yarım bardak bu sudan için. 7 gün ara verin ve tekrar 15 gün boyunca aynı şekilde devam edin. Burada dikkat edilecek husus 15 günden uzun süre yapılmaması. Bu şekilde yaklaşık ayda 4 kilo verebilirsiniz.

 Posted by at 13:28  Tagged with:
Eki 212012
 

Millet olarak en çok kolesterolümüzün yüksekliğinden şikayetçiyiz. Kolesterolü düşük tutmanın yolu ise bilinçli bir diyetten geçiyor.

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki kolesterol düşürücü diyet ve sağlıklı yaşam biçiminin benimsenmesi, kalp ve damar hastalıklarının görülme oranını belirgin oranda azaltıyor. Bu yüzden kalp sağlığımız için, beslenmemizde yağ tüketimine ve kolesterol içeren besinlerin tüketimine özen göstermemiz gerekiyor.

Peki bu kadar önemli olan kolesterol ne ve kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Sorumuzu Acıbadem Hastanesi Kadıköy Beslenme ve Diyet Uzmanı Şengül Sangu yanıtlıyor: “Kolesterol, hayvansal kaynaklı besinlerde ve tüm hücrelerde bulunan mum yapısında yağa benzer bir madde. Kolesterol hepimizin vücudunda bulunur. Hem vücudumuzda üretilir hem de dışardan hayvansal besinlerle alınır.”

Acıbadem Hastanesi Bakırköy Beslenme ve Diyet Uzmanı ise “Kolesterol, vücudumuza LDL olarak bildiğimiz düşük dansiteli lipoproteinler ile taşınır. LDL kolesterolden en zengin lipoproteindir ve kötü kolesterol olarak bilinir. Normalde dokulara hücre zarı yapımı için gerekli kolesterolü taşır fakat fazlası damar duvarlarında kolesterol birikmesine neden olur.

Bu da kalp hastalıkları riskleri açısından önemlidir. Kolesterol ayrıca vücudumuzda HDL olarak bildiğimiz yüksek dansiteli lipoproteinler ile taşınır. Bu, iyi kolesterol olarak bilinir. HDL dokularda biriken kolesterolü toplayarak parçalanmak üzere karaciğere taşır.

Bu sebeple LDL kolesterolün düşürülüp HDL kolesterolünün artırılması kolesterol düşürücü diyette hedef alınmaktadır” diye yanıtlıyor sorumuzu.

Doğru Bilinen Yanlışlar Nelerdir?

Kolesterolünü düşürerek kalp sağlığını korumayı kim istemez ki? Bu konuda çevremizden de bir sürü şey duyuyoruz. Ancak kulaktan dolma bu bilgiler bizi bazen yanlış yöne sürükleyebilir. Konuyla ilgili doğru bilinen yanlışları Beslenme ve Diyet uzmanı Şengül Sangu şöyle sıralıyor:

Zeytinyağı kolesterolü düşürdüğü için sınırsız olarak tüketilmesinde sakınca yoktur.

Günlük alınan enerjinin yüzde 25-30’ u yağlardan gelmeli. Bu yağların da yaklaşık yüzde 7-10‘u doymuş, yüzde 10’u tekli doymamış, yüzde 10-15‘i çoklu doymamış yağ asitlerinden karşılanmalı. Zeytinyağı tekli doymamış yağ asiti olduğu için mutlaka diyette yer verilmeli fakat çoklu doymamış yağ asitlerini unutmamak kaydıyla! Zaten hayvansal kaynaklı besinlerden doymuş yağı alınıyor. Bunun dışında günlük yağ gereksinimi için zeytinyağı (yerine fındık yağı) ile birlikte mısırözü yağını (veya yerine soya veya ayçiçek yağı) eşit oranda karıştırıp yemeklerde ve salatalarda bu yağ karışımı kullanılmalı.

Fındık, ceviz ve badem kolesterolü düşürür. Her gün 1 avuç yenmeli.

Fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar kalp sağlığı açısından değerli yağ asitlerine sahip olduğundan beslenmede yer verilmeli. Ancak yağlı tohumların yağ içeriğinin yüksek olması nedeniyle fazla miktarlarda tüketilmesi kan kolesterol oranını düşürmüyor. Günlük 6-8 adet fındık veya 2 adet ceviz yeterli.

Süt, yoğurt ve peynir gibi hayvansal kaynaklı besinler hiç tüketilmemeli.

Süt ve süt ürünleri sağlık açısından diğer besin gruplarından farklı olarak tüm besin öğelerini içeriyor. Bu sebeple doymuş yağ oranı yüksek bu besinlere mutlaka günlük beslenmede sınırlı olarak yer verilmeli. Bu besinlerdeki görünmeyen doymuş yağları azaltmak için süt, peynir ve yoğurdu az yağlı veya yağsız olarak tercih edilmeli.

Kırmızı et kesinlikle yenmemeli. Beyaz et istenildiği kadar tüketilmeli.

Tavuk ve balık da kırmızı et gibi hayvansal gıdalar kapsamına giriyor. Bu grup besinler belirli miktarlarda kolesterol içeriyorlar. Bu nedenle hiç bir hayvansal besin sınırsız yenilemez. Önemli olan bu besinlerin yenilme sıklığı ve miktarı. Yağsız kırmızı et haftada 1-2 kez olmak üzere ortalama 100 gr kadar tüketilmeli.

Yumurta kesinlikle tüketilmemeli.

Bir büyük yumurta 213-220 mg kolesterol içeriyor. Haftada 1-2 kez haşlanmış 1 yumurtanın 1 kibrit kutusu beyaz peynir yerine yenmesi yararlı kabul ediliyor. Yumurtayı haşlanmış, yağsız tavada omlet veya bol sebzeli menemen şeklinde tercih edilebilir. Dikkat etmeniz gereken o hafta başka besinlerin içerisinde yumurta almamak!

Eki 212012
 

Her ailenin çocuk hayali vardır. Gebelik ve sonrası anne için zorlu bir süreçtir ve bu dönemde alınan kilolar bayanların korkulu rüyasıdır. Bir çok bayan kilo sebebiyle çocuk sahibi olmayı istememektedir. Oysaki düzenli yaşam ve egzersizlerle bu süreci çok daha rahat atlatabilirsiniz…

Kadınların en çok merak ettiği konulardan biri de doğum sonrası diyettir. Diyet ne zaman yapılmalı? Diyetin bebeğe zararı var mı? gibi sorular uzadıkça uzar. Peki fazla kilolardan kurtulmak için nasıl bir yol izlemeli?

Doğum sonrasında anneler sütü fazla olsun diye fazla yemek yerler. Bu yemekler bir kalori açısından yüksekse kilo almak kaçınılmaz olur. Oysaki fazla yemek doğru değildir. Önemli olan yeteri miktarda yemek ve süt yapıcı doğal besinleri ile bitki çaylarıyla süt miktarını arttırmaktır. Örnek verecek olursak lohusalara bol bol tatlı yedirirler ki sütü olsun . Bu durum süt miktarını arttırır ama kilo da aldırır. Size tavsiyemiz düzenli beslenmeyi ihmal etmemeniz. Ve süt yapıcı besinler tüketmeniz.

Doğumun ilk altı ayında kesinlikle diyet yapmamanızı öneriyoruz. Dengeli beslenip kilo almamaya dikkat edin. 6 aydan sonra ise kademeli olarak diyete başlayabilirsiniz. Doğum sonrasında spor yapmayı da ertelemelisiniz. Ağır sporlardan ilk 6 ayda kesinlikle kaçının. Ama hafif egzersizler ve yürüyüş yapabilirsiniz. Sevindirici olan şey ise ne kadar emzirirseniz o kadar çok kalori yakarsınız.