Oca 042017
 

shutterstock_167046455

Aşırı tuz tüketimi, stres, yorgunluk, uykusuzluk gözaltı morluklarının en önemli sebeplerindendir. Krem, kapatıcı gibi birçok kimyasal ürünleri kullanırız ama gözaltı morluklarından kurtulmak isterken cildimizi riske attığımızı unuturuz.  Bitkisel çözüm hem kısa sürede etkili sonuç almanızı sağlar hem de cildinize bir zararı olmaz. İşte bitkisel çözümler:

 

  • Gözaltı morluklarından kurtulmak istiyorsanız ilk önce beslenme düzeninize dikkat etmelisiniz. Çünkü gözaltı morlukları vücutta birikmiş toksinlerden oluşur. Bu yüzden kahve, alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklarınızı azaltmalısınız. Sabah kahvaltılarını düzenli yapmalı ve sağlıklı yiyeceklerden yemelisiniz.

 

  • Her gün, düzenli olarak su içmelisiniz. Su, vücuttaki toksinlerin kolayca dışarı atılmasına yardımcı olur. Cildi gençleştirir ve cilt lekelerinin kaybolmasını sağlar.

 

  • Sallama poşet çaylarını ya da demlediğiniz çayların çöplerini sakın atmayın. Çünkü çay, gözaltı morluklarının en önemli bitkisel çözümlerinden biridir. Çay çöplerini ya da sallama poşet çayları soğuduktan sonra, 10-15 dakika gözlerinizde bekletin.

 

  • Göz bölgenize aşırı makyaj yapmaktan kaçının. Böylece cildinizin hava almasını sağlamış olursunuz. Ayrıca sürdüğünüz nemlendirici kremleri, pamuk yardımı ile gözaltlarınızda iyice dağılmış olmasına dikkat edin.

 

  • Sıcak suyu bir kovaya koyun ve yüzünüze buhar banyosu yapın. Hem gözaltı morluklarınızın azaldığını hem de yüzünüzdeki gözeneklerin açıldığını göreceksiniz. Bu sayede kolaylıkla yüz temizliğinizi de gerçekleştirebilirsiniz.

 

  • Gözaltı morlukları olan kişiler, bol meyve ve sebze tüketmelidir. Özellikle C ve E vitamini bakımından zengin yiyecekler gözaltı morluklarını geçirmek için önemlidir.

 

  • Gözaltı morluğuna iyi gelen önemli besin patates ve salatalıktır. Çiğ patates ve salatalığı göz kapaklarınıza koyarak, 15 dakika uygulayacağınız doğal maske ile gözaltı morluklarından kolaylıkla kurtulabilirsiniz.

 

  • Gözlerinize soğuk su ya da buz ile kompres uygulayın. Böylece hem gözlerinizi rahatlatmış hem de gözaltı morluklarından kurtulmuş olursunuz.

Saglıklı günler. :)

Ara 122016
 

çil-maskesi-nasıl-yapılır-2

Kahverengi cilt lekelerinde evde bitkisel doğal yöntemler ile kurtulabilirsiniz. En cilt lekelerine bitkisel çözüm yöntemlerden olan limon ve süt karışımı özellikle kahverengi cilt lekeleri, doğum sonrası lekeler, güneş lekeleri gibi cilt lekelerini geçirmek için kullanılmakta ve oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

Limon

İçeriğinde maddeler nedeni ile ağartıcı özellikte olan limon hem basit hem de güvenilir bir çözümdür. Askorbik asit ve vitamin C içeren limon suyu bir antioksidan görevi görmekte olup koyulaşmış cilt renginin açılmasına yardımcı olur. Limon suyu yöntemi için tüm ihtiyacınız olan yarım limon suyu, yarım limon ve bir parça pamuktur. Cildinizde kahverengi lekeler bulunan bölgelere bir pamuk yardımı ile limon suyu uygulayabilir ya da yarım limon ile bu bölgeleri ovabilirsiniz. En az 1 saat beklettikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayabilirsiniz. Burada önemli olan nokta limon suyu uyguladıktan sonra güneşe çıkmamaktır. Emin olun güneş ışığına maruz kaldığınızda cildinizde limon suyu uyguladığınız bölge eskisinden de daha koyu olur.

Limon suyunu tek başına uygulamanın yanı sıra zerdeçal tozu ile birleştirerek veya domates suyu ekleyerek karışımlar halinde de uygulayabilirsiniz. Yaklaşık 3 tatlı kaşığı limon suyu, 1 çay kaşığı toz zerdeçal ile kahverengi lekelerden kurtulabilirsiniz. Bu karışımı dekolteye de uygulayabilirsiniz. Uygulamanın ardından yarım saat dinlenmeye bırakıp ılık suyla yıkayabilirsiniz. Ya da yine 4 yemek kaşığı suyunu püre haline getirilmiş 2 orta boy domates ile karıştırabilirsiniz. Karışımı kahverengi lekelerin üzerine sürerek 20 dakika beklemelisiniz.

Süt

Süt yüzyıllardan beri en mucizevi güzellik iksiri olmuştur. Cildi pürüzsüzleştiren sütün içeriğindeki laktik asit adlı bir bileşiğin kahverengi lekelerin yok olmasına da yardımcı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca süt aydınlık ve nemli bir cildin de anahtarıdır. Biraz çiğ sütü bir parça pamuk ile yüzünüze uygulayın. Gece uyguladığınız sütü kuruması için sabaha kadar ciltte bekletin. Ertesi sabah biraz ılık su yüzünüzü yıkayın.

Yoğurt

Yoğurt da sütten yapıldığından aynı süt gibi laktik asit içerir ve laktik asit kahverengi lekelerin giderilmesinde en etkili çözümdür. Yoğurt yöntemi yoğurdun tek başına uygulanması ile yapıldığı gibi içerisine biraz limon suyu ekleyin ve yulaf ezmesi katılarak da yapılmaktadır. Yoğurt uygulamasını düzenli ve sık sık yaptığınız takdirde kahverengi lekelerin yavaş yavaş kaybolduğunu görebilirsiniz. Ayrıca yoğurt ciltte oluşan ufak kırışıkların giderilmesine de yardımcı olur.

Portakal

Portakal suyu da limon suyu gibi cilt tonunu dengeler ve cilde canlılık verir. Kahverengi lekeleri gidermede etkili bir çözüm olan portakal suyu tek başına ya da karışım halinde kullanılabilir. Karışım yapılacaksa yaklaşık iki yemek kaşığı portakal suyu ile bir tutam toz zerdeçalı karıştırarak hamur halinde cilde uygulanabilir. Bu hamuru yatmadan önce cilde ince bir tabaka haline sürebilirsiniz. Ertesi sabah uyandığınızda hamuru ciltten temizlemek için yüzünüzü ılık su ile yıkayabilirsiniz.

Aloe vera

Aloe vera bitkisinde yapılan aloe veralı jeller cilt tonunu dengelemek ve koyu cilt lekelerinden kurtulmak için kullanılıyor. Evde kendiniz de aloe vera jeli yapabilirsiniz. Bunun için aloe vera bitkisinin dış katmanları keserek aloe yaprağının kökündeki jölemsi maddeyi toplayarak bir kaba alın. Jeli koyu renkli cilt lekelerinin bulunduğu bölgelere uygulayın ve yaklaşık 30 dakika dinlenmeye bırakın. Ardından jel sürdüğünüz bölgeleri ılık su ile yıkayın. Cilt tipime uyar mı diye düşünmenize gerek de yok. Çünkü aloe vera jel tüm cilt tipleri için uygun.

Kahverengi cilt lekeleri için bitkisel çözümler oldukça fazladır. Kimyasal ürünlerden kaçınanlar için başarılı sonuçlar alabilecekleri bitkisel çözümler hemen etkisini göstermese de düzenli kullanıldığında 2 ayda kalıcı etki göstermeye başlarlar. Bu nedenle bu teknikleri uygulamaya başladığınız anda hemen bir değişim beklemek yerine sabırla uyguladığınızda istediğiniz sonuca ulaşacağınızdan emin olmalısınız.

Ara 082016
 

Kuru-cildi-nemlendirmek-için-neler-yapmalı-1024x808Nemlendirici kremler neredeyse ekmek, su gibi hayatımızın bir parçası oldu. Olması da iyi çünkü cildimizi soğuğa, kuruluğa, çatlamaya karşı koruyorlar. Ancak bu kremler pek çok kimyasal madde içeriyor ve özellikle cildi hassas olanlarda kaşıntıya kızarıklığa yol açabiliyor. Fiyatları ise 5-10 liradan 200-300 liraya kadar çıkabiliyor. Cildinizi yumuşak ve nemli tutmak için bir diğer alternatifiniz ise “cildi doğal yolla nemlendirme“. Yani doğal ürünleri kullanarak, cildinize hiç bir kimyasal maddenin değmemesini sağlayıp üstelik oldukça hesaplı bir şekilde cildinizi nemlendirebilirsiniz. Bunun için oldukça etkili doğal nemlendiriciler mevcut.

Cildi nemlendirmek için kullanabileceğiniz doğal ürünlere geçmeden önce cildi kurutan ürünlerden kısaca bahsetmek istiyoruz. Öncelikle kokulu ve cildi kurutan sabunları kullanmayı bırakın. Bulaşık yıkarken, temizlik yaparken ellerinizi bu yıpratıcı kimyasallara karşı mutlaka koruyun.

Soğuk havalarda dışarı çıktığınızda mutlaka eldiven takın. Güneşli havalarda araba kullanırken ellerinize yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürün ve her gün 8 büyük su bardağı su için. Şimdi cildi doğal yolla nemlendirmek için hangi ürünleri kullanabileceğinize bir göz atalım.

Zeytinyağı

En iyi doğal nemlendiricilerden biri saf zeytinyağıdır. Cilde iyi gelen esansiyel yağ asitleri ve antioksidanlar bakımından zengin olan zeytinyağının ince bir tabaka halinde cildinize sürebilirsiniz. Bu uygulama kırışıklıkların görünümünü de azaltacaktır.

Bal

Bir diğer doğal nemlendirici ise organik baldır. Geceleri yüzünüze bir miktar bal sürün ve 20 dakika bekletin. Bir kaç uygulamadan sonra cildinizin yumuşak ve nemli olduğunu göreceksiniz.

Gülsuyu

Cildi nemlendirmek için doğal gül suyu kullanabilirsiniz. Burada önemli nokta organik ve %100 doğal gül suyu kullanmanız. Gece yatmadan önce cildinize bir miktar sürmeniz yeterli.

Çay Ağacı Yağı

Siyah nokta ve sivilce şikayetiniz varsa cildi nemlendirirken aynı zamanda sakinleştiren çay ağacı yağı kullanabilirsiniz. Ancak çay ağacı yağını her zaman 1/10 oranında badem yağıyla inceltin çünkü direkt kullanıldığında cilt tahrişine neden olabilir.

Yoğurt

Yoğurt cilde nem kazandıran bir besindir. Ayrıca antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri kuru ve kaşıntılı cildi yatıştırmaya yardımcı olur. Laktik asit içeriği ise kuruluğa ve kaşıntıya neden olabilecek mikrop ve bakterilerden kurtulmaya yardımcı olur. Taze ve sade yoğurdu ellerinize, yüzünüze, bacaklarınıza sürün ve nazikçe masaj yapın. 10 dakika beklettikten sonra duş alın. Günde bir kez bu yöntemi uygulayın.

Tatlı Badem Yağı

Badem yağı mükemmel bir E Vitamini kaynağıdır. Bu sebeple cildi nemlendirir ve yaşlanmanın etkilerine karşı korur.

Kas 122014
 
Sonbaharda cildinizin kapsamlı bir bakıma ihtiyacı olabilir. İşte sonbahar bakımıyla ilgili en çok merak edilen 4 soru ve yanıtları.

sonbahar cilt bakımı

Soru:  Kuru bir cildim var. Yazın çok fazla güneşlendim ve şimdi cildimin kalınlaştığını fark ediyorum. Ne yapabilirim?
Cevap: Güneşin etkisiyle cildiniz susuz kalır, nemini kaybeder. Ayrıca cilt kendini zararlı ışınlardan korumak için kalınlaşır. Uzun süreli güneş banyolarının ardından kuru cilde sahip hemen herkes bunu hisseder. Cilde derinlemesine nem veren ürünler kullanmak en iyi çözümdür.

Soru: Normal bir cildim var. Özellikle sonbaharda yanaklarım çok kuruyor? Ne önerirsiniz?
Cevap:Yazdan sonra birçok cilt problemi açığa çıkıyor. Hava değişimi, kireçli sular ve klor gibi etkenler cilt için yoğun stres anlamına geliyor. Üst deri zayıflıyor ve suyla fazla temas ettiği için yıpranıyor, kuruyor. Klima, uçak ve otobüsler de nemi azalttığı için cilt iyice kuruyup, hatta pul pul dökülebiliyor. Bu durumda en iyi çözüm hem yolculuk sırasında hem de sonrasında cilt tipinize uygun, bol nemlendirici kullanmak ve sıvı tüketmek. Normal cildiniz için uygun, nemlendirici kremleri düzenli olarak kullanın.

Soru: Kuru bir cilde sahibim. Neden sonbaharda cildim artık hiçbir şeyi, en pahalı ürünleri bile kaldırmıyor?
Cevap: Bir ürünün daha pahalı olması, cildinize en uygun ürün olması anlamına gelmez. Kozmetik bir ürünün cilde en doğru ürün olduğunu belirlemeden önce, bu kozmetik ürünün içeriğini oluşturan aktif maddelerinin cilt tipine uygun olup olmadığı bilmek gerekir. Bu yüzden cilt tipinize en uygun formüle edilmiş ürünleri tercih etmelisiniz.

Soru: Karma ciltliyim. Cildimin parlamasından şikayetçiyim. Nasıl bir nemlendirici kullanmalıyım?
Cevap: Karma ciltler yağ içerikli kremleri kullanmayın yoksa T bölgesinde sivilceler oluşabilir. En doğrusu cildinizi dengeleyici bir krem kullanmak.

Nis 132013
 

Evde Sir Ağda Nasıl Yapılır?

İstenmeyen tüylerden kurtulmak için başvurulan yöntemlerden sir ağda, oldukça hijyenik ve pratik bir çözümdür. Ağda uygulaması sırasında cildiniz, her bölgede aynı hassasiyeti göstermez.

Sir ağda işleminde konserve kartuş ve tablet kalıp ağdalar olmak üzere üç farklı sistem bulunmaktadır. Kartuşlar kendinden döner başlıkları ile rahat ve pratik bir şekilde ince bir tabaka halinde sürülür. Tek kullanımlıktır ve kişiye özel uygulama sağlayan bir sistemdir. Kartuş sistem özellikle geniş bölgeler,bacak,kol gibi bölgeler için idealdir ama alışkanlıklara göre her bölgede kullanılabilir. Özel bölgeler için Küçük Başlık ve Mini Başlık olmak üzere özel iki başlık bulunmaktadır. Konserve sistem tahta spatulalar yardımı ile bölgeye sürülür; özel bölgeler, hassas bölgeler için daha uygundur, ama kişinin alışkanlığına göre her bölgede rahatça uygulanır. Bez ile uygulanır.

Tablet kalıp Ağdaları konserve Ağdadan ayıran tek fark bezsiz uygulanmasıdır. Spatula ile sürülür. 2-3 saniye içinde donar sonra elle çekilir.

Gelelim sir ağda yapmanın inceliklerine…

Ağda işlemine başlamadan önce ne yapılmalı?

Ağda işlemine başlamadan önce işlem yapılacak bölgenin temiz olması, kozmetik kalıntılardan arındırılmış olmasına özen göstermek gerekir. Bu nedenle antibakteriyal temizleme jeli ile önce kendi ellerinizi, sonra sir ağda yapılacak yüzeyi temizleyin.

Hangi bölgede hangi sir ağda kullanılmalı? 

Ağda uygulaması sırasında cildimiz, her bölgede aynı hassasiyeti göstermez. Bacaklarımızdaki tenin hassasiyeti ile kasıklarımızdaki tenin hassasiyeti bir değildir. Hassas bölgelere sir ağda yaparken, cildin tahriş olmasını engelleyecek bir takım uygulamalar gerekebilir. Ağda çeşidini belirlerken tek dikkat edilecek husus, cilt veya bölge hassaslaştıkça, ağdanın içerdiği pudra miktarının ya da ağdadan önce sürülecek pudra miktarının artması gerektiğidir.

Evde Sir Ağda Nasıl Yapılır?

– Pudrasız ağdalar oldukça güçlü olan ağdalardır. Bu nedenle bacaklarda rahat kullanılır. Ancak hassas bölgelerde ve ciltlerde uygulama yapılırken bol miktarda pudralama yapılması gerekir.

– İnce pudralı ağdalar, az miktarda pudra içerir. Bu grup, her bölgede pudralama yapılmadan kullanılabilir, ancak hassas bölge ve ciltlerde alta ince bir tabaka pudralama yapılması tavsiye edilir.

– Kalın pudralı ağdalar bol miktarda pudra içerirler ve kıvam olarak oldukça yoğundurlar. Bu ağdalar uygulamada tercih ediliyorsa her bölgede alta pudra sürmeksizin sir ağda uygulaması yapılabilir. Eğer cilt hassas ise, pudralı ağdalar tercih edilmeli veya ince pudralı/pudrasız ağdanın altına bol miktarda pudralama yapılmalıdır. Talk Pudra her sir ağda uygulamasında gerek duyulan önemli destekçilerden biridir.

Ağda nasıl sürülmeli ve ağda bandı nasıl çekilmeli?

İstenilen bölgeye göre seçilmiş ağdayı, kılların çıkış yönüne mümkün olduğunca ince sürün. Tek kullanımlık uygun boyda kesilmiş ağda kağıdını, ağda sürüldükten hemen sonra kılların çıkış yönünde iyice yapıştırın. Ağda kağıdını kılların çıkış yönünün tersine, cildi alttan gererek ve cilde paralel şekilde (muz kabuğu soyar gibi) ne çok hızlı ne çok yavaş tek seferde çekin.

Ağda sonrası ne yapılmalı?siragda

Ağda kağıdının kenarı ile ağda kalıntılarının üzerine tampon yaparak kabası temizlenen cilde Sir Ağda Temizleme Yağı uygulayın. Sir ağda işlemi sonrasında cildin üst tabakasında oluşan yanma hissini azaltmak ve bölgeyi rahatlatmak için bölgeye rahatlatıcı ve nemlendirici losyonlar da kullanabilirsiniz.

Mar 142013
 

Kalıcı makyaj

Yorgun ve stresli bir günün sonunda kolay kolay silinmeyen, havuza, duşa, denize girdiğinizde bile sizi terk etmeyen, sizi her daim var oluşu ile bakımlı kılan hafif bir makyaj istiyorsanız en iyi seçeneğiniz ne olabilir?

Bir hayal edin; sabah kalktığınızda, duşa sık sık girdiğinizde, bir iş toplantısından diğerini hiç kendinizi aynada bakacak zaman bile bulamazken, hep bakımlı olacaksınız. Bu da her daim bakımlı ve makyajlı olmak isteyen gerek iş kadını, gerekse ev hanımları için en pratik ve fonksiyonel çözüm.

Artık teknoloji bile ürettiği tüm ürünlerde bizlere daha fazla zaman kazandırmak için pratik, bizi fazla zahmete sokmadan ve bu yoğun ve stresli hayat karmaşasında bizi kolaylıklar sağlayan ürünler peşinde. Kalıcı makyajın avantajları ve zararları konusunda dermatoloji ve estetik dermatoloji konusunda uzun süre aktif çalışmaları olan Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Melisa Eczacıbaşı’ nın görüşleri burada…

24 Saat Güzellik

Sabah saatlerinde ayna karşısında uzun bir süre harcadığımız ve o kadar özenle ve mükemmel bir şekilde yapılmış makyaj bile günün sonunda küllenip siliniyor. Bu görüntü ise yüzümüze bazen daha bakımsız ve çirkin bile gösterebiliyor.

Konu ile mücadelede bazı uyanık hanımlar ise water proof makyaj malzemelerini tercih etse da onları temizlemek için uzun bir zaman harcamak gerekiyor. Oysa bizi hiç bu kadar zaman harcatmadan cildimizi hiç terk etmeyen, ortalama 2-4 sene giden kalıcı makyaj seçeneği bu konudaki her derde deva bir seçeneğimiz.

Kadınlar İçin Kurtarıcı Bir Yöntem

Özellikle işin yoğunluğu ve statüsünden dolayı sürekli bakımlı görünmesi gereken aktif iş kadınları, sanatçılar, makyözler, yakın ve uzak görme problemi yaşayanlar ve ya sürekli bakımlı olmayı seven ev kadınlar ve ya genç kızlar kalıcı makyaj yine da can kurtarıcı bir yöntem.

Özellikle aşırı hassas cilt tiplerinde ve ya makyaj malzemelerine karşı hassasiyet verebilen cilt tiplerinde tercih edilebilir.

Kalıcı Makyaj En Çok Kaş İçin Tercih Ediliyor

Kalıcı makyajın en çok kaş bölgesinde tercih edilir. Yaşla birlikte kaşlarda azalma meydana gelenlerde, geçirilen bir takım hastalıklar sonucu kaşlarında alopesi olanlar, daha önceki yara izlerine ait izleri gidermek, kaşlardakı şekil bozukluğu ve asimetrileri gidermek için kalıcı makyaj oldukça uygun bir seçenek.

Göz Kaleminin Akmasından Şikayetçi İseniz

Özellikle alt ve üst göz kapağında sürekli kalem kullananlarda çok tercih edilebilir. Son moda ise kaş ve kırpık boyası. Bu uygulamanın etkisi ortalama 2-3 ay devam eder.

Kalıcı makyajla dudak çizgisini belirginleştirebilir, dudakları daha dolgun ve ya ince gösterebilir, dudakların şekillerini değiştirmek ya da bazen dudak yapısının tamamını istediğiniz tonlarda renklerle boyatabilir ve ya hafifçe parlaklaştırabilirsiniz. Tabi bu çok hassas bir konu olduğundan, bu konuda oldukça uzman birisini bulmak gerek.

Özellikle daha önce kazalardan sonu gelişen dudak şekil bozukluğu, dudak asimetrileri, dudak şekil bozukluklarını bu şekilde gidermek ve ya en aza indirmek mümkün.

Ciltteki Lekeleri Ve Yara İzlerini Silmek Mümkün

Bazen yüzde gelişen çok ufuk izler ve ya vitiligo lekelerini çok büyük olmadıkları takdirde cildin rengini tutturularak gidermek mümkün. Ayrıca özellikle meme küçültme ve ya büyütme ameliyatlardan sonra gelişen dikiş izlerini kalıcı makyajla gidermek mümkün.

En önemlisi kalıcı makyaj, net olmayan yüz hatlarını belirginleştirmede birebir bir yöntem. Kaşları düşük, seyrek ve şeklinde asimetri olan ,ve ya renginden memnun olmayan bir çok kişi bu konuda sürekli kalem kullanmaya zahmet kabul ettiğinden kalıcı makyaj onlar için çok pratik bir hizmet sayılır.

Akmadan, rengi solmadan, gün sonunda birbirine karışmadan yüzdeki ifadeyi netleştiren kalıcı makyajı çok uzman ellerde yaptırmanız şart. Aksı takdirde sonuçtan hiç memnun kalmama gibi bir durumla karşılaşabilirsiniz.

Kalıcı Makyajın Zararları

  • Çok sportif bir tipseniz ve ya bazen yüzünüzde hiçbir şekilde makyaj görmek istemiyorsanız, kalıcı makyaj sizin için çok uygun bir seçenek olmayabilir.
  • Kalıcı makyaj yapmadan önce; uzman kişi cilt renginiz, göz renginiz, saç renginiz ve yüz şeklinizi iyice göz önüne alarak, sizin için en uygun renk ve modeli seçmeli. Örneğin; açık sarışın renkte saçaları olan bir kişide kaşlar için kesinlikle çok koyu renkler ve ya dudak için çok koyu ve belirgin bir renk seçmemek gerekir. Aradaki tezat gözünüze çarparak, sizi çok rahatsız edecektir. Bu konuda doğru renk ve model analizi yapan uzman birisi olması gerekir.
  • Sonuçlardan rahatsızlık duymamanız ve makyajınızı sildirmemek için ilk önce bu konuda doğru karar verin ve istediğiniz renk ve şekilleri iyice belirtin.
  • Enfeksiyon riski gelişmemesi için kesinlikle eğitimli, uzman kişi nezaretinde ve hijyenik şartlarda bu işlemi gerçekletirin.
  • Sonuç tam istediğiniz gibi olmadığı takdirde; hemen sildirmeye karar verip, yanlış üzerine yanlış yapmayın. Kalıcı makyajın rengi zaman içerisinde açılacak ve biraz daha belirginliğini kaybedecektir. Bu konuda bir az sabırlı olmanızda yarar var. Ayrıca ilk dönem bakımlarını da ihmal etmemenizi öneririm.
Mar 022013
 

“Her yaşın ayrı güzelliği var” düşüncesinin yerini “her yaşın ayrı estetiği var” fikri aldı. Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman’a hangi yaşta hangi estetiklerin tercih edilmesi gerektiğini sorduk.

Hangi yaşta hangi estetik yapılmalı?
Estetiğin de yaşı ve zamanı olur mu demeyin, olur! Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Dr. Ali Duman, hangi yaşta hangi estetiğin tercih edildiğini açıkladı.

30’lu yaşlarda estetik
30’lu yaşlarda sonradan iyice yerleşecek ve giderilmesi oldukça güç olacak ince kırışıklıklar veya çizgiler için kök hücre, dolgu ve botoks uygulamaları tercih ediliyor. Ayrıca 30’lu yaşların küçük veya büyük göğüslü kadınlar için meme ameliyatlarında ideal yaşlar olarak kabul edilebilir.

40’lı yaşlarda estetik
40’lı yaşlarda derinin elastikiyeti iyidir ancak metabolizma istenmeyen yağ dokularını eritmede eskisi kadar hızlı ve etkili çalışmayacağından lazer lipoliz düşünülebilir. Lazer ile yüz ve boyun gençleştirme bu dönemlerde sık uygulanan işlemler arasında. Dolgu ve botoks uygulamaları da bu yaşlarda da tercih edilmeli.

50’lı yaşlarda estetik
50’li yaşlarda ise lazer lipoliz ve lazer ile yüz germe operasyonları tercih edilebilir. Bu yaşlarda el sırtı, dekolte, yüz için uygulanan lazer biyostimulasyon işlemleri, kök hücreden zengin yağ dokusu ile kaybedilen cilt altı dokularının yerine konulması gibi müdahaleler gerçekleştirilebilir.

Genellikle “yüzü genç ancak elleri yaşını ele veriyor” eleştirileri ile karşı karşıya kalan kadınlar, artık kombine tedaviler ve küçük cerrahi müdahalelerle daha genç, dolgun ve parlak el derisine sahip olabiliyorlar. Güneş ışınları, soğuk hava gibi çevresel faktörlere maruz kalan ellerimiz, ne yazık ki çok genç yaşlarda bile sağlıklı görüntüsünü kaybedebiliyor. Çoğu zaman ellerimizi saklama ihtiyacı hissetmemize neden olan bu kırışıklıklar ve lekeler artık tarih oluyor. Estetik ve plastik cerrahi uygulamalar, genç görünümlü ellere sahip olma hayallerinizi gerçeğe dönüştürüyor.

Yaşlılığa bağlı doku kayıplarında ise vücudun herhangi bir yerinden alınacak çok az miktardaki kişinin kendi yağ dokusu, kök hücrelerden yana zengin bir hale getirilerek el sırtına özel enjektörler yardımıyla verilebilir. Bu, el sırtındaki kollajen doku kaybının ve gevşekliğin giderilmesi açısından son derece doğal bir tedavi yöntemidir. Lazer biyostimulasyon uygulaması sayesinde el sırtı bölgesinde iki hafta arayla yapılan ve oldukça kısa süren en az iki seans ile gözle görülür sonuçlar elde edilebilir.

Estetik operasyonlar bağımlılık yaratır mı?
Kolay, zahmetsiz gerçekleştirilebilen ve mutluluk veren işlemlerin sık tercih ediliyor. Bir kadın, çene yanlarında oluşan sarkmalardan, boynundaki gevşemeden, burun ve ağız yanlarındaki çizgilerden şikayetçiyse ve bunları kök hücreyle, kendi yağ dokusuyla, dolgu, botoks veya lazer ile kolaylıkla yok edip günlük hayatına devam edebiliyorsa, bunu tercih etmesinde hiçbir sakınca yoktur. Uzman bir estetik cerrahın saplantı halini almış, artık yavaş yavaş psikiyatrik bir sorun olmaya başlayan estetik operasyon takıntılarını kontrol edebilmesi, hastasını ikna edebilmesi gerekir.

Eki 222012
 

Hava sıcaklıkları değişimi cilt bakımı rutininizin değişmesi demektir. Cildinizin kış aylarında nasıl işlediğini biraz bilmek donuk bir cilde anında ışıltı katmaya yeter.

 

 

• Güne sıcak bir duş ile başlayın. Duştan çıkmadan önce 15 saniye boyunca soğuk su altında kalın. Daha sonra sıcaklığı biraz arttırın, biraz azaltın. Bu işlemi iki dakika boyunca tekrarlayın. Bu, basit bir hidroterapi tekniğidir. Vücudunuzdaki kan dolaşımını düzenleyerek cildinizin canlanmasını sağlar. Bu, hem dinçleştirici hem de çok faydalı bir bakımdır.

• İyi bir nemlendirici kullanın. Yüksek koruma faktörlü, çinko oksit içeren SPF30 koruyucu krem kullanın. Dudaklarınızı a unutmamak gerek. Kışın çatlamış dudaklar bayanların en büyük sorunudur. Yoğun nem veren, vitamin E içeren koruyucu dudak balmi kullanın.ullanın.

• Haftada iki kez cildinizi eksfoliye edin. Bu işlem, cildinizi ölü hücrelerden arındırırken cildinizin ekstra nemi emebilmesini sağlar. Yazın şikayetçi olduğumuz cildimiz tarafından üretilen yağ, kışın soğuk havalardan dolayı problem olmakta çıkmaktadır. Bu yüzden cilt, alt dermisde tutulması gereken suyu kaybeder. Bu da cildin erken yaşlanmasına ve ince çizgilerin oluşmasına neden olabilir.

• Bir bardak limonlu sıcak su için. Bu çinlilerin vücudunuza enerji vermesi için kullandığı bitisel bir methoddur. Karaciğer ve safra kesesi de dahil tüm sisteminizi detokslar. Bu da vücudunuzun kötü bir cilde neden olan toksinlerden arındırmak için çok daha çabuk kanı temizleyeceğini gösterir.

Eki 222012
 

Armut Maskesi
Bir adet olgun armudu soyup cam bir kasenin içinde çatalla iyice ezin. kalın bir tabaka halinde yüzünüze sürün. 15 dakika bekledikten sonra cildinizi yıkayın. Armut maskesi cildi beslemek ve serinletmek, için ideal bir maskedir.

 

Ahududu Maskesi
Ahududu bol miktarda A vitamini içerdiği için cilde pürüzsüz ve kadife gibi bir görünüm kazandırır. Bir avuç dolusu ahududuyu cam bir kasenin içinde püre haleni gelene kadar ezin. Cildinizi temizledikten sonra ezilmiş ahududuyu cildinize uygulayın. 10 dakika beklettikten sonra cildinizi yıkayın.

Avokado Maskesi (Cilt Kırışıklıkları İçin)
Bir tane avokadonun kabuklarını soyup çatalla ezin. İçine yarım tatlı kaşığı bal, bir tatlı kaşığı elma sirkesi ve bir tane çırpılmış yumurta sarısı ekleyip iyice karıştırın. Karıştırma sırasında içine üç yemek kaşığı zeytinyağını da yavaş yavaş ekleyin.

Yüzünüze, boynunuza ve dekolte bölgenize bol miktarda sürüp yarım saat bekleyin daha sonra bu bölgeleri ılık su ile yıkayın.Kırışıklıklar ve özellikle kuru ciltler için etkili bir maskedir. Ayrıca avokadoyu lapa halinde de tek başına cildinize kompres yaparak uygulayabilirsiniz. Hem cilt bakımınızı yapmış hem de kırışıklıklarınızın kaybolmasına yardımcı olmuş olursunuz.

 

 

Çilek Maskesi
Bir avuç dolusu çileği cam bir kasenin içinde püre haline gelene kadar çatal yardımı ile ezin ve yüzünüze sürün. (Eğer kuru bir cilde sahip iseniz pürenin içine birkaç damla badem yağı veya bir kaşık süt kreması katın.) 10 dakika bekledikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın. (Cilt Bakımınız için son derece faydalı ve etkilidir. Ancak alerjisi olan ciltler için önerilmez.)

Eki 222012
 

 

Sigara cildimizin kara sarı bir görünüm almasına neden olur. Bunu engellemek için;

Yatmadan önce 1 armutun suyunu sıkıp yüzünüze iyice yedirin. Bu cildinizin normal cilt rengini almasına yardımcı olur.

 

Kestane balı çiğerlerinizin ve nefes yolarınızın temizlenmesine yardımcı olur.

Olgun yarım avokadoyu, 2 tatlı kaşığı bal ve yarım limon karıştırın. Ve yüzünüze uygulayın. 1 saat bekletin. Özellikle göz çevresine uygulayın. Sigaranın etkisiyle oluşan kırışıklıkların oluşmasını engeller.