Tırnak Yeme Alışkanlığı Neden Olur?

 Ağız ve Diş Sağlığı, El Vücut Bakımı, Sağlık & Bakım  Tırnak Yeme Alışkanlığı Neden Olur? için yorumlar kapalı
Mar 062013
 

Tırnak yeme alışkanlığı kimlerde daha çok görülür? Hangi seviyede bir tırnak yeme alışkanlığı ciddi bir psikolojik sorunun göstergesidir?

Tırnak yeme alışkanlığı neden olur?
Takıntılı bir davranış olan tırnak yeme, sadece kozmetik bir sorun değil, psikolojik bozukluklara da işaret eden bir alışkanlık. Peki, tırnak yeme alışkanlığı neden olur? Hangi seviyede bir tırnak yeme alışkanlığı ciddi bir psikolojik sorunun göstergesidir? Tırnaklarını yiyen kişiye toplumda nasıl bakılır?

Uzman Klinik Psikolog Şeyma Çavuşoğlu Itri,  için kaynakları taradı ve tırnak yeme alışkanlığının nedenleriyle ilgili önemli bilgileri bizimle paylaştı. 

Tırnak yeme alışkanlığı, diğer adıyla onikofajya (onychophagia), tırnağı sürekli olarak ağıza götürmekten başlayan ve kanatıp, formunu bozacak kadar tırnağı yemeye varan, geniş açı ile bakılması gereken bir durumdur.

Orta seviyede olan bir tırnak yeme davranışı, tırnak makası kullanımı gerekmeyecek şekilde, dişleri ile tırnaklarını sabit bir kısalıkta tutabilme olarak tanımlanabilir. Orta seviyede bir tırnak yeme alışkanlığı, bilinen diğer dürtü kontrolünde zorlanma sonucu ortaya çıkan davranışlar ile karşılaştırılabilir. Örneğin, parmak emme, bacak titretme, kıkırdama, yerinde rahat oturamama, kıpırdanma, göz seğirmesi ve saçı eliyle döndürme gibi davranışlar, oluşum süreci ve altta yatan kaygı gibi duygular bakımından tırnak yeme alışkanlığına benzerler.

Daha ciddi bir tırnak yemek alışkanlığı ise tırnağın beyaz üst alanının gerisine doğru, yumuşak deri ortaya çıkana kadar yeme olarak açıklanabilir. Bu seviyede tırnağın tamamen yok olana kadar yenmesine varan noktalara çıkılabilir. Bu durumda, tırnak yeme alışkanlığı fiziksel bir deformasyon ortaya çıkardığından, kişinin kendisine zarar vermesi boyutuna geçer. Dolayısıyla dikkat edilmesi gereken ilk nokta, tırnak yeme alışkanlığının hangi seviyede olduğudur.

Tırnak yeme alışkanlığı takıntılı bir davranış olarak açıklanabilir. Genelde çocukluk ya da ergenlik dönemlerinde başlar ve yetişkinlik yaşamına da taşınabilir. Bazı kişilerde ise yetişkinlikte ortaya çıkabilir. Dürtü kontrol bozuklukları arasında sayılan tırnak yeme alışkanlığı, sıklıkla hissedilen yoğun kaygı ve endişe ile baş edememe sonucu ortaya çıkar. Buna ek olarak, kişinin sosyal ilişkilerinde yaşadığı sıkıntıların da yansıması olabilir.

Yapılan araştırmalar, tırnak yemenin stres ya da heyecan yaratan durumlara maruz kalındığında, uyaranlar ile başa çıkmakta zorlanan kişilerde ortaya çıktığını gösteriyor.Aynı zamanda, sıkıntı ve boşluk hisleri yaşayan kişilerde de, yaşamlarındaki eksiklik hissinden dolayı tırnak yeme alışkanlığı gelişebilir.

Tırnak yeme alışkanlığının fiziksel sonuçlarının yanı sıra olumsuz sosyal sonuçları da vardır. Bunların başında, insanların bu davranışı itici ve mide bulandırıcı bulması sonucu kınamaları ve terslemeleri gelir. Alışkanlığın estetik durmaması ve olgun olmamayı temsil etmesinden dolayı da tırnak yiyen kişi sosyal dışlanmaya veya alaya maruz kalabilir. Bu dışlanma da, tırnak yeme alışkanlığını tetikleyecek, artan bir stres seviyesine yol açabilir.

Tırnak yeme alışkanlığı pek çok kez kozmetik bir sorun olarak algılanır ve ciddiyeti göz ardı edilir. Ancak bu alışkanlık, psikolojik kökenlidir ve mutlaka tedavi için konunun uzmanı bir psikoloğa başvurulması gerekir. Psikoterapi, özellikle bilişsel davranışçı bir yaklaşım uygulandığında sorunu çözecektir. Ancak durumun ciddiyetine göre, uzman gerekli gördüğü takdirde, bir psikiyatrist ile görüşülerek ilaçlı bir tedavinin uygulanması da gerekebilir.

Haz 222012
 

Dişlerdeki eksiklik veya şekil bozukluğu yüz ifadenizi bozar. Güzel bir “gülüş” hayatınızı değiştirebilir. Peki ama bu güzel gülüşe kavuşmak için ne yapmalı? Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu adım adım diş estetiğini anlatıyor.

Doğru diş estetiği nasıl yapılır?
Göze hoş görünen dişler ve sağlıklı diş etleri olan bir ağız kişinin yaşamına pozitif izlenimler katar. Kişinin sadece genç görünmesini değil kişinin kendine güvenini ve saygısını kazandırır. Kısaca güzel bir “gülüş” hayatınızı değiştirebilir.

Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, dişler ve dudakların yüz yapısını belirleyen en önemli faktörlerden olduğunu belirterek, dişlerdeki yapısal veya şekilsel bir bozukluğun ağzın görünümünü etkilediğini, aynı zamanda yüzün simetrik görünümünü tamamen değiştirdiğini açıklıyor.

Kışlaoğlu, “Ağız, dudaklar ve dişler güzel bir gülüşün temel taşlarıdır. Dişlerdeki eksiklik veya şekil bozukluğu dudak şeklini tamamen değiştirdiği için ağız çevresinde çeşitli asimetrik görünümler ve istenmeyen kıvrımların oluşumuna neden olur. Estetik olarak yenilenmiş dişler ağız çevresinin görünümünü değiştirerek daha genç ve daha sağlıklı bir görüm sağlar. Estetik ve uyumun bir bütün olduğu düşünülürse; özellikle yüz bölgesinde gerçekleştirilen müdahalelerde diş ve dişeti yapısına yapılacak estetikle daha iyi sonuçlar elde edilir. Bu amaçla estetik cerrahi ameliyatları ile birlikte yapılacak ağız ve dişe yönelik eşzamanlı operasyonlar başarılı bir sonuç için oldukça önemli bir konudur” diyor.

Estetik diş hekimliği nedir? 
Çağdaş Kışlaoğlu, estetik diş hekimliğini ağız yapısındaki doğuştan veya sonradan oluşan ortodontik problemler, çenesel uyumsuzluklar, dişlerdeki çapraşıklık ve çeşitli dişsel bozukluğun tedavi edilmesi olarak açıklıyor. “Doğallıktan uzak, abartılı form ve renklerdeki yapay dişler, ilk bakışta amatör bir göz tarafından bile hemen fark edilir, bu nedenle estetik diş hekimliğinde, titiz bir hazırlık ve planlama evresi gereklidir” diye konuşuyor.

Kışlaoğlu diş estetiği süreç ve uygulamasını şöyle açıklıyor:

  • “Klinik ve radyolojik muayene ile estetik çözümlere geçmeden önce ağız ve diş sağlığının değerlendirilmesi amacıyla genel bir ağız ve diş muayenesi yapılır. Hastanın tüm ağız röntgeni (panoramik röntgen) alınarak nasıl bir yol izleneceğine karar verilir. Model uygulaması ile de üst ve alt çeneden ölçüler alınarak dişlerin ve çevre dokuların modeli elde edilir daha sonra bu modeller üzerinden. Yüz, gülüş, profil ve ağız içi fotoğrafları da alınarak her açıdan ağız ve dişlerin görüntüsü elde edilir.
  • Hastadan alınan fotoğraf ve modeller üzerinde dişlerin ve diş etlerinin estetik açıdan sorunlu olan bölgeleri tüm yüz bölgesi düşünülerek değerlendirilir.
  • Bu değerlendirmeler sırasında hastaya kendi fotoğrafları ve modelleri üzerinde estetik açıdan sorunlu olan sahaları gösterilir, sorunların nasıl giderilebileceği konusunda bilgi verilir ve hastanın estetik düzenlemesi ile ilgili tedavisinin planlaması yapılır.
  • İhtiyaç duyuluyorsa gerekli konsültasyonlar yapılır. Hastanın da beklentileri doğrultusunda yüz ve dudak yapısına uygun yeni bir gülüş tasarlanır. Ağzından alınan ölçülerle laboratuvar ortamında oluşturulan modeller üzerinden tasarlanan gülüş hastaya gösterilebilir. Ayrıca önceden yapılmış gülüş tasarımları ile ilgili fotoğraflar da gösterilir. Bu sayede hasta benzer sıkıntıları yaşamış olan kişilerin ilk hallerini ve tedavi sonrasında elde edilen sonuçları görebilir.
  • Ölçüler ile laboratuvar ortamında oluşturulan modeller üzerinden tasarlanan görünüm hastaya gösterildikten ve onay alındıktan sonra uygulama yapılacak alana göre bir tedavi belirlenir.”
Haz 212012
 


Diş sağlığında tüm bildiğimiz ezberler bozuluyor mu? “Her yemekten sonra diş fırçalanmalı” diye ezberletilen bilgi, aslında dişleri kötü mü etkiliyor? Uzmanlar; dişlerin ne zaman fırçalanması gerektiğiyle ilgili görüşlerini paylaştı

Amerikan Diş Hekimliği Akademisi Başkanı Howard R. Gamble; yemeklerin hemen ardından diş fırçalamanın tehlikelerine karşı uyardı. Araştırmalara göre; asitli yiyecek ve içecekleri tükettikten sonra dişleri fırçalamak, yarardan çok zarar getiriyor. Gamble “Asit, diş minelerine zarar verir. Hemen dişleri fırçalamak, asidi diş minesine doğru, daha da derine itmek anlamına gelir” dedi. Asitli gıdalardan sonra; ağzın suyla çalkalanmasını ve dişlerin 30 dakika sonra fırçalanmasını önerdi. Türk diş hekimleri de dişlerin doğru fırçalanmasıyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Limon suyu ve portakal suyu gibi asit düzeyi yüksek gıda ve içeceklerin tüketimi, asit düzeyini artırır. Bu da diş minesinin yüzeyinde yumuşamaya neden olabilir. Bu yüzden, özellikle bu tür içecek ve yiyeceklerin tüketiminden 30-40 dakika sonra dişlerin fırçalanması gerekir.

Dişlerimizi günde iki kere fırçalamalıyız. (Tercihen sabah ve yatmadan.) Fırçalama esnasında her iki çene ayrı ayrı fırçalanmalıdır. Çenenin bir ucundan, diğer ucuna; tüm diş yüzeyleri içeriden ve dışarıdan temizlenmelidir.

İdeal fırçalama süresi yaklaşık iki-üç dakika olmalıdır. Öte yandan dişlerin ara yüzlerinin temizlenebilmesi için, günde bir kez diş ipi kullanılması da şarttır

 

Haz 012012
 

Hanımlar güzellik bir bütündür. Güzellik okları  baştan ayağa, soldan sağa, hatta sol çaprazdan sağ çarpaza bile gider. Sadece makyaj, kozmetik, el tırnak vucut bakımı ile güzellik bir yere kadar devam edebilir. Zaman zaman unuttuğumuz, en büyük güzelliğimiz şen kahkahalarımız gülen yüzümüzdür. Gülen bir yüz de sadece rujumuz ve dudak kaleminden  sorumlu değiliz:) En büyük sorumluluğumuz dişlerimizin pırıl pırıl ve tertemiz oluşu.

Hani birini birine anlatırken kullandığımız, inci gibi dişleri den kasıt sadece  beyaz olması değil. Konuşurken, gülerken  dudaklarımız arasında görünün beyaz taneciklerin tertemiz olmasıdır. Peki nelere dikkat etmeliyiz en büyük güzelliğimiz için?

Diş çürüğünün oluşumu aylarca sürer, her yıl en az 1 kere doktora gidilmeli.

Dişlerimizi günde 2 defa fırçalamalıyız.

Sürekli yumuşak besinler yerine diş sağlığımıza yararlı, sert besinler  tüketmeliyiz.

Şekerleme, alkol, sigara ve asitli içeçeklerden uzak durmalıyız.

Dişlerimizi kürdan ile değil, diş ipi ile temizlemeliyiz.

Çok soğuk ve çok sıcak içeceklerden uzak durmalıyız.

Dişlerimizi sert darbelerden korumalıyız.

Unutmayın hanımlar herşeyi ile 4-4lük biri ile tanıştınız ve dişleri  oldukça bakımsız. Ne hissederseniz?

May 312012
 

Ne tür bir diş fırçası kullanmalıyım?

Bakteri plağı oluşumunu engellemek için her gün dişlerin fırçalanması ve temizlenmesi büyük önem taşır. Bakteri plağı yok edilmezse, diş yüzeyinde birikir ve diş çürüklerine ve dişeti hastalıklarına neden olabilir.

Yetişkinlerin yumuşak-orta sertlikte kıllara sahip küçük-orta boy diş fırçası seçmesi önerilir. Ağzın tüm bölgelerine erişim için fırça başlığının küçük olması gerekir. Çocuklar yetişkinlere oranla daha küçük ve daha yumuşak kıllı diş fırçası kullanmalıdır.
Hassas dişleri olanlar hem etkin temizlik, hem de yumuşak bakım sağlayan yumuşak kıllı diş fırçaları kullanmalıdır.

Piyasada birçok farklı türde diş fırçası bulunmaktadır. Diş hekiminiz size ihtiyacınızı karşılayacak en uygun diş fırçasını önerecektir.

Diş hekimleri her 3 ayda bir diş fırçanızı yenilemenizi önermektedir.

May 312012
 

Dişlerinizin bembeyaz ve sağlıklı görünmesi, özellikle yeni girdiğiniz bir ortamda sizi bir adım öne çıkarabilir. Özellikle biz kadınların büyük bir kısmı, dış görünüşünden hoşlandığımız bir adamın önce dişlerine göz dikeriz. Gülümsemeyle birlikte dudakların arasından görünen o dişler eğer inci gibi değilse büyük bir hayalkırıklığı yaşarız…

Tabii aynı şeyi erkekler de düşünür. Sağlıklı ve beyaz görünen dişler, her zaman sizi daha çekici kılar. Dişlerinizin sağlıklı olması için her gün dişlerinizi fırçalamak da yetmiyor ayrıca. Ağız ve diş sağlığınız için yapmanız gereken birçok şey var. Gelin tüm bu detayları balerin.com’daki Ağız ve Diş Sağlığı Bakımı‘ndan öğrenelim.