Tem 122012
 

Cacharel’in yeni parfümü, ismini Gone With The Wind’in cesur ve duyarlı karakteri Scarlett O’Hara’dan almış. Şişesi, saklambaç oynayan neşeli bir kadının ruhunu temsil ediyor; canlı pembe sıvı, kocaman porselen bir kapağın altında gizli. Japon çiçekleriyle dekore edilmiş küçük bir düğün pastasını andırıyor.

Scarlett, 15-25 yaş arası genç kızları hedefleyen, çiçekli bir parfüm.
Üst notalar: çay yaprakları, hanımeli
Orta notalar: yasemin, armut, Provans balı
Alt notalar: portakal ağacı çiçeği, sandalağacı, misk
Her birini ayrı ayrı sevdiğim bu notalar bir de Cacharel ismiyle birleşince beklentilerim bayağı yükseldi. Hedeflenen yaş aralığına da dahil olduğum için dün büyük bir heyecanla uzandım şişesine. Aklımdan ilk geçenler:
Bu parfümü 15-25 yaşlarındaki bir genç kızın üzerinde düşünebiliyorum. Ama bu kız 70’lerde yaşıyor.
Hiç beklemediğim kadar modernlikten uzak, nostaljik bir koku çıkmış ortaya. Hanımelinin hanım hanımcık kokusu ile portakalın canlılığı hoş bir uyumla birleşmiş, ama diğer notaların hiçbiri bu ikiliyi günümüze taşımayı akıl etmemiş. Hatta bal, son bir dokunuşla seksi olmayı yasaklamış Scarlett’a.
Sonuç olarak dolmuşta yanınızdaki kadının sıkmamış olduğunu dileyeceğiniz bir parfüm değil, çağrışımları büyüleyici olmasa da olumlu. Elimin altında olsa mutlaka arada sırada kullanırdım. Ama eminim hiç beklemediğim bir anda şişeyi boş bulurdum, çünkü annem bitirmiş olurdu. 40 yaş ve üstündeki, kendini hala genç hisseden, çiçek kokusu tutkunu kadınlar için çok daha isabetli bir seçim olacağını düşünüyorum.