Firsatsevdasi

Mar 082017
 

causes-of-hair-loss-in-women

 

1- Saçınızı haftada maksimum 2-3 kere yıkayın!

Ne aralıkla saçlarını yıkamalısın? Saç endüstrisinde en çok sorulan sorulardan bir tanesidir. Ama uzmanlar saçınızı her gün yıkamanın sağlıklı olmadığı konusun da hemfikir.

“Saçınızın doğal yağı, saçınızı korumak ve forma sokmak için tasarlanmıştır. Eğer her gün şampuanla saçınızı yıkarsanız bu yararlı yağlar akıp gider ve saçınızı korumasız bırakır.” diye açıklıyor Saç Stilisti Dan Sharp.

 

2- Çok sıcak duş almaktan kaçının ve kafa derinizi sabunlayın, saç uçlarınızı değil!

Kafa derinizi aşırı sıcak suyla haşlamak saçlarınızı kurutarak düğümler yaratır ve bu saçlarınızın kırılmasıyla sonuçlanır. Soğuk su ile duş almak ise tam tersine saçı canlandırır ve dinç tutar.

“Şampuanı sadece saçınızın köklerinde kullanın, saç uçlarınız da değil. Sabun, duş sırasında akıp gidecektir, ama uçları sabunlamak istemezsiniz.” demiş Kerrie Urban.”

 

3- Saç kremini uygulamadan önce saçınızı havluyla kurutun!

Saç kremi seçiminiz ve nasıl uyguladığınız saç bakımının en önemli aşamalarından biridir. Eğer doğru yapılmazsa hiç fayda sağlamamakla beraber saçınızı yıpratabilir. Saç kremini uygulamadan önce saçınızı havluyla kurutmayı unutmayın. Çünkü saçınızda fazladan su kalırsa saç kremi nem yüzünden saçınıza işleyemez ve sizi sağlıklı, parlak saçlardan mahrum bırakır.

Ayrıca saç kremini köklere sürmemeye çalışın, çünkü bu kafa derinizin çabuk yağlanmasına sebep olur.

 

4- Saçınızı günde 2 kere baştan uca tarayın!

“Parlak, sağlıklı ve düğüm olmamış saçlar için saçınızı günde 2 kere taramanız gerekir.” diyor Stilist Laura Superbi. “Sabah kalkınca ve akşam yatmadan önce minimum 5 dakika yeterlidir.” diye de ekliyor.

 

5- Saç kurutma makinesini düşük ısıda kullanın ve saçınıza çok yakın tutmayın!

Saçınıza yapabileceğiniz en kötü şeylerden biri saçınızı ısıtıcı cihazlarla aşırı ısıtmaktır. Bu cihazları sık sık ve yanlış kullanmanız saç tellerinize kalıcı hasarlar verebilir. Kullandığınız zamanlar da ise düşük ısıda ve saçınızı gereğinden fazla ısıtmadan kullanmanızı tavsiye ederim.

Umarım yararlı olmuştur. İyi günler dilerim :)

Oca 272017
 

1444827971749Dudak çatlaklarına çok iyi gelen ve evde kolayca yapabileceğiniz doğal dudak bakımı. Evdeki malzemelerle oldukça kolay hazırlanan bu dudak peelingi dudaklardaki ölü deriyi arındırdığı gibi dudaklarınızı yumuşacık ve pürüzsüz yapıyor. Peeling için malzemelerimiz; Beyaz ya da esmer toz şeker, zeytinyağı, bal ve karıştırma kabı…

Dudak Peelingini hazırlamak için en önemli malzeme şeker… Bunun için esmer veya beyaz şeker tercih edebilisiniz. Özellikle renkli bir dudak peelingi yapmak isterseniz beyaz toz şekeri tercih etmenizi tavsiye ederim çünkü, gıda boyasının rengini beyaz şekerle daha net ortaya çıkarabilirsiniz.

Peeling hazırlarken ölçüler; 1 çorba kaşığı toz şeker, 1 çay kaşığından biraz az zeytinyağı, yarım çay kaşığı bal. Bu karışımın kıvamı macun gibi olmamalı ve nemli kum gibi toz şeker tane tane kalmalıdır.

Şimdi gelelim peeling’in uygulamasına… Hazırladığım karışımdan bir miktar alıp, orta parmağımla dudaklarımıza uyguluyoruz. Burada amaç, asla dudakları tahriş etmeden ölü deriyi atmak.  Eğer, dudaklarınız normalden çok kuru ise bu peelingi önermem, ve bu noktada yapmanız gereken eczanelerden satın alabileceğiniz iyileştirici özelliği olan merhemlerden kullanmaktır.

Peeling uygulamasından sonra dudakları nemlendirmek de çok önemli… Severek kullandığınız dudak nemlendiricinizi peeling sonrasında mutlaka sürün ve dudaklarınızın bakımını tamamlayın.

Dilerseniz, bu dudak peeling’i eğlenceli hale getirip arkadaşlarınıza da armağan edebilirsiniz. Bunun için de gıda boyası ve pastalarda kullanılan aromalardan yararlanabilirsiniz. Bu karışımı da küçük şişelere koyup, hediyelik olarak süsleyebilirsiniz.

Mutlu haftasonları… :)

Oca 042017
 

shutterstock_167046455

Aşırı tuz tüketimi, stres, yorgunluk, uykusuzluk gözaltı morluklarının en önemli sebeplerindendir. Krem, kapatıcı gibi birçok kimyasal ürünleri kullanırız ama gözaltı morluklarından kurtulmak isterken cildimizi riske attığımızı unuturuz.  Bitkisel çözüm hem kısa sürede etkili sonuç almanızı sağlar hem de cildinize bir zararı olmaz. İşte bitkisel çözümler:

 

  • Gözaltı morluklarından kurtulmak istiyorsanız ilk önce beslenme düzeninize dikkat etmelisiniz. Çünkü gözaltı morlukları vücutta birikmiş toksinlerden oluşur. Bu yüzden kahve, alkol ve sigara gibi zararlı alışkanlıklarınızı azaltmalısınız. Sabah kahvaltılarını düzenli yapmalı ve sağlıklı yiyeceklerden yemelisiniz.

 

  • Her gün, düzenli olarak su içmelisiniz. Su, vücuttaki toksinlerin kolayca dışarı atılmasına yardımcı olur. Cildi gençleştirir ve cilt lekelerinin kaybolmasını sağlar.

 

  • Sallama poşet çaylarını ya da demlediğiniz çayların çöplerini sakın atmayın. Çünkü çay, gözaltı morluklarının en önemli bitkisel çözümlerinden biridir. Çay çöplerini ya da sallama poşet çayları soğuduktan sonra, 10-15 dakika gözlerinizde bekletin.

 

  • Göz bölgenize aşırı makyaj yapmaktan kaçının. Böylece cildinizin hava almasını sağlamış olursunuz. Ayrıca sürdüğünüz nemlendirici kremleri, pamuk yardımı ile gözaltlarınızda iyice dağılmış olmasına dikkat edin.

 

  • Sıcak suyu bir kovaya koyun ve yüzünüze buhar banyosu yapın. Hem gözaltı morluklarınızın azaldığını hem de yüzünüzdeki gözeneklerin açıldığını göreceksiniz. Bu sayede kolaylıkla yüz temizliğinizi de gerçekleştirebilirsiniz.

 

  • Gözaltı morlukları olan kişiler, bol meyve ve sebze tüketmelidir. Özellikle C ve E vitamini bakımından zengin yiyecekler gözaltı morluklarını geçirmek için önemlidir.

 

  • Gözaltı morluğuna iyi gelen önemli besin patates ve salatalıktır. Çiğ patates ve salatalığı göz kapaklarınıza koyarak, 15 dakika uygulayacağınız doğal maske ile gözaltı morluklarından kolaylıkla kurtulabilirsiniz.

 

  • Gözlerinize soğuk su ya da buz ile kompres uygulayın. Böylece hem gözlerinizi rahatlatmış hem de gözaltı morluklarından kurtulmuş olursunuz.

Saglıklı günler. :)

Ara 302016
 

maxresdefaultYılbaşı gecesi makyajınızın kusursuz olması için neler yapmanız gerektiğini M.A.C Türkiye Baş Makyaj Sanatçısı Georgina Billington anlattı.

Miray Uçar

*Makyajınız mutlaka uzun ömürlü olmalı. Cildiniz pürüzsüz bir tuale benzemeli. Öncelikle cildinizi baz ürünlerle makyaja hazır hale getirmelisiniz.

*Cesur bir şeyler deneyin. Kıpkırmızı şarap tonlarında güçlü dudaklar, dikkati gözlerinize çekecek takma kirpikler ya da simli farlar yılbaşı ruhuna uygun olacaktır.

*Makyajınızda tek bir noktaya odaklanın. Gözler ya da dudaklar, birini seçmeniz gerekiyor. Buna karar verirken gideceğiniz yer ve amacınız çok önemli. Eğer tüm gece dışarıda olmak, dans ve biraz da flört etmek istiyorsanız gözlerinize ağırlık verin. Çünkü göz makyajı daha kalıcıdır. Dudak makyajı çabuk bozulabilir.

*Herkese yakışan bir kırmızı vardır; önemli olan ten renginize uygun bir kırmızı seçmek. Açık tenli ve koyu renk saçlarınız varsa, içinde kızıl ve turuncu tonlarının yer aldığı rujlar tercih etmelisiniz. Koyu tenlilerde kiremit ve kahve tonları harika durur. Sarışınlar içinse tek bir kuralımız var: Parlak kırmızılardan uzak durun.

İyi seneler… :)

 

Ara 262016
 

Yeni yıl coşkusu sokakları ve vitrinleri sarmışken aklımızda iki soru belirdi; Nereye gitsem? Ne giysem?

Canlı müzik + ana yemek + sınırsız yerli içki yazan menülerin altında “gelirken şu tarz giyinebilir, makyajınızı da şöyle yapabilirsiniz” yazmıyor maalesef. Biz kendimize iş edindik, aradık taradık ve ilaç gibi gelecek önerileri sizin için toparladık. Tarzınızı korurken gideceğiniz mekana da en uygun kombin önerilerini tek tek yazdık.

Otelde

Otellerin balo salonlarında yapılan partiler, genellikle en gösterişli yeni yıl partileridir. Eğer tercihinizi bu yönde yaptıysanız, sizin de gösterişli olmanızda yarar var. Popülerliğini asla kaybetmeyen ve her daim zarif ve şık olan uzun elbiseler bu tür bir parti için en uygun seçimlerden biridir. Dikkat etmeniz gereken tek şey, fazla gösterişten kaçınmak. Zarif elbisenizi altın ve taşlı aksesuarlarla kombinleyebilirsiniz. Siyah dantel ya da ölçülü bir dekolte sizi gecenin yıldızı yapabilir. Saçlarınızı tepeden topuz, at kuyruğu ya da elbisenizin modeline göre dalgalı kullanabilirsiniz. Önemli olan abartı ve zarafet arasındaki ince çizgiyi tutturmak. Sade bir makyaj, ışıltılı gözler ve dudaklar ışıl ışıl parlamanıza yeter de artar!

Restoranda

Eğer yeni yıla bol müzik, lezzetli yemekler, içecekler ve dans ile girmeyi düşünüyorsanız, restoran kutlamaları tam size göre. Planınızı bu yönde yaptıysanız, seviyeli bir şıklık ve rahatlığı kombinlemelisiniz. Restoran kutlamaları için, deri etekler ve pantolonlar ile şık bluzlar, büstiyerler ya da bu senenin en trend ürünlerinden blazer ceketler veya ışıltılı mini elbiseleri tercih edebilirsiniz… Deri etek ya da pantolonla yapacağınız kombini daha elegan bir görünüme kavuşturmak için bluzunuz çok şık olmalı. Mini elbiselerinizle ise sade şıklığı yakalayabilirsiniz. Saçlarınızı ister düz ister dalgalı kullanabilirsiniz. Abartılı topuzlardan uzak durun. Hafif bir gece makyajı ile harika görüneceksiniz.

Sokak Partisinde

Bu sene yılbaşına ışıl ışıl sokaklarda dolaşarak girmek istiyorsanız, ilk önerimiz kalın giyinmeniz olacak. Hava soğuk olacağı için, genellikle paltonuzla olacaksınız. Bu noktada üzerinizdeki en gösterişli parçanın paltonuz olmanızda fayda var. Payetli montlar, yapay kürkler veya renkli deri montlarınızla kombinleyeceğiniz renkli, desenli ya da dantelli çoraplar, sokakların yıldızı olmanızı sağlayabilir. Eğer gecenin uzun sürmesini istiyorsanız, ayaklarınızın rahatlığı çok önemli. Yılın trendlerinden zımbalı botlar ve diz üstü çizmeler sokak partileri için doğru seçim olacaktır. Topuklu giymeyi tercih etmelisiniz. Dış giyimde sadelikten yanaysanız, renkli şallar, şapkalar, atkılar ile tarzınızı ortaya çıkaracak dokunuşlar yapabilirsiniz.

Gece Kulübünde

Yeni yıla bir gece kulubünde girecekseniz, hem gece boyu rahatça dans edebileceğiniz hem de şık görünmenizi sağlayacak bir kombin seçmelisiniz. Pullu ya da deri mini etekler, elbiseler ya da tulumlar ve doğal görünümlü saçlar; gecenin başından sonuna kadar şıklığınızı korumanızı sağlayacak. Bütün gece dans edecekseniz, sade bir gece makyajı yerinde ve yeterli olacaktır. Unutmayın kışın göbeğinde de olsak dans pistinde dereceler tavan yapıyor. Gecenin sonunda dahi göz makyajınızla hayranlık uyandırmak için hem sade ve çarpıcı hem de kalıcı ürünleri tercih etmenizi öneririz Gece uzun ve dans dolu… Ayaklarımızı düşünmekte fayda var. Geceye topuklu ayakkabılarınızla başlayacaksanız, babetlerinizi çantanıza atmanızda yarar var.

Barda

Yeni yıla girerken rahatlığınızdan ödün vermek istemiyor olabilirsiniz. Bu noktada her zaman takıldığınız ve kendinizi iyi hissettiğiniz barlar keyifli bir seçenek olacaktır. Yılbaşını salaş bir mekanda geçirecekseniz, deri pantolonlar, crop toplar, deri ceketler ile hem trend hem şık olacaksınız. Deri benim tarzım değil diyorsanız, skinnyler ve düşük omuzlu, baskılı üstler ile de stil sahibi görüneceksiniz.

Mutlu seneler. :)

Happy-New-year-wishes-best-wishes-images-01

 

Ara 202016
 

     gripten-korunmak-icin-ne-yapilmali-grip-nasil-gecer1

     Hava sıcaklığında ani düşüş ile birlikte yurdun büyük bir kısmında yoğun kar yağışı uyarıları artık kış mevsiminin tam anlamı ile geldiğinin işareti. Zaten bir süredir gün içerisinde değişen hava sıcaklıkları nedeniyle çevremizde soğuk algınlığına yakalanan kişilerin sayısının hızla arttığı görülüyordu. Hava sıcaklığındaki bu ani düşüş hasta sayısını daha da katlayacak gibi görünüyor. Özellikle çocuklar, ileri yaştaki bireyler bu tip hızlı değişimlere daha hassas oluyorlar. Diğer yandan, son günlerde dikkat çekilen çok önemli bir konu, mikropların antibiyotiklere karşı giderek artan şekilde direnç kazanması; “Antibiyotikler döneminin sonu mu geldi?” sorusunu gündeme taşıyor. Maalesef, gelişigüzel antibiyotik kullanmamızın sonucu kaçınılmaz bir gerçek ile yüz yüzeyiz. Ne yapılmalı?

Öncelikle vücudun kendi direncinin desteklenmesi amacıyla dengeli beslenmenin yanı sıra bitki çaylarının şifalı etkilerinden yararlanılması akılcı bir yol olacaktır. Bitki çayı seçenekleri arasında hiç şüphesiz ilk olarak aklımıza ıhlamur, adaçayı gibi bitkiler geliyor. Şekersiz olarak bu bitkilerden hazırlanan çayların gün içerisinde birkaç defa içilmesi yararlı olacaktır. Bu iki bitkiyi karıştırarak, içerisine taze ya da kuru zencefil kökü (rizomu) parçaları, ayva yaprağı, meyan kökü, hatmi kökü ve tatlandırıcı olarak gerçek bal ekleyerek farklı aromalarda sağlık çayları hazırlamak mümkün. Önemli olan vücudumuza giren mikropların gelişimini önleyerek soğuk algınlığına karşı korunmak.

Soğuk algınlığına karşı ıhlamur çayı

Soğuk havalarda sıcak bitki çayı deyince akla ilk gelendir ıhlamur. Seneler geçse de, bitki çaylarının çeşidi her geçen gün artsa da yerini her zaman korur. Ağrı giderici, iltihap geçirici olması ile özellikle boğaz enfeksiyonları ile başınız beladaysa sıcak bir ıhlamur size yardımcı olacaktır. Öksürük şikayetinde ise yine 3 dakika demlediğiniz ıhlamur içeriğindeki yatıştırıcı madde (linalool) ile rahatlamanıza destek olur.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için ekinezya çayı

Senelerdir ekinezyanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini biliyoruz. Kapalı bir ortamda çalışanlar özellikle solunum yolu enfeksiyonları ile daha sıklıkla karşılaşabiliyor. İşte bu noktada sağlığınızı kaybetmeden koruyucu etkisinden yararlanmak için günde 2 fincan “ekinezya” çayı içmelisiniz. Unutmayın hastalık başlamadan önce düzenli kullanım ile doğru etkiyi sağlarsınız…

Boğaz iltihaplarına karşı adaçayı

Boğaz iltihabı denildi mi bir diğer bitki çayı ise adaçayıdır. Özellikle demleyerek yapacağınız adaçayının boğaz ağrı ve yanmasına karşı yararlı etki yaratabileceğini unutmayınız. Ayrıca ders çalışırken, rapor hazırlarken, stresle başa çıkmak için de yine rahatlatıcı etkisi ile adaçayı içmeyi deneyebilirsiniz.

Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için zencefil limon

Her ikisinin de bağışıklık sistemi üzerine etkisi bilinen bir gerçek. Yıllarca soğuk algınlığı ve öksürüğe karşı etkili kabul edilen zencefil çayı vücut direncini artırıyor. Hem bağışıklığı güçlendirmek hem de metabolizmayı canlı tutmak için özellikle sabah saatlerinde tercih edebilirsiniz. Böylece gün içinde kendinizi daha rahat hissedersiniz.

Kış hastalıklarına karşı fonksiyonel çaylar

Karışık bitki çaylarını bilmeyenimiz yoktur. Her birinin etkisi farklı bitkilerin doğru oranlarda birleştirilerek yapılan bu çaylar vücudun yavaşlamaya eğilimli sindirim sistemi üzerine destek olur. Doğru kaynaklardan elde edilmiş, saklama koşullarından emin olduğunuz, araştırma ve geliştirilmesi yapılarak doğru içerik ve doğru miktarlarla hazırlanmış bu çayları günde 2 defa 2-3 dakika demleyerek kullanabilir, yavaşlayan sindirim sisteminize destek yaratabilirsiniz. Ancak size uygun olabilecek itki çayından emin olmak için lütfen öncelikle diyetisyeninize başvurunuz.

Sağlıklı günler dileriz.

 

Ara 122016
 

çil-maskesi-nasıl-yapılır-2

Kahverengi cilt lekelerinde evde bitkisel doğal yöntemler ile kurtulabilirsiniz. En cilt lekelerine bitkisel çözüm yöntemlerden olan limon ve süt karışımı özellikle kahverengi cilt lekeleri, doğum sonrası lekeler, güneş lekeleri gibi cilt lekelerini geçirmek için kullanılmakta ve oldukça iyi sonuçlar vermektedir.

Limon

İçeriğinde maddeler nedeni ile ağartıcı özellikte olan limon hem basit hem de güvenilir bir çözümdür. Askorbik asit ve vitamin C içeren limon suyu bir antioksidan görevi görmekte olup koyulaşmış cilt renginin açılmasına yardımcı olur. Limon suyu yöntemi için tüm ihtiyacınız olan yarım limon suyu, yarım limon ve bir parça pamuktur. Cildinizde kahverengi lekeler bulunan bölgelere bir pamuk yardımı ile limon suyu uygulayabilir ya da yarım limon ile bu bölgeleri ovabilirsiniz. En az 1 saat beklettikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayabilirsiniz. Burada önemli olan nokta limon suyu uyguladıktan sonra güneşe çıkmamaktır. Emin olun güneş ışığına maruz kaldığınızda cildinizde limon suyu uyguladığınız bölge eskisinden de daha koyu olur.

Limon suyunu tek başına uygulamanın yanı sıra zerdeçal tozu ile birleştirerek veya domates suyu ekleyerek karışımlar halinde de uygulayabilirsiniz. Yaklaşık 3 tatlı kaşığı limon suyu, 1 çay kaşığı toz zerdeçal ile kahverengi lekelerden kurtulabilirsiniz. Bu karışımı dekolteye de uygulayabilirsiniz. Uygulamanın ardından yarım saat dinlenmeye bırakıp ılık suyla yıkayabilirsiniz. Ya da yine 4 yemek kaşığı suyunu püre haline getirilmiş 2 orta boy domates ile karıştırabilirsiniz. Karışımı kahverengi lekelerin üzerine sürerek 20 dakika beklemelisiniz.

Süt

Süt yüzyıllardan beri en mucizevi güzellik iksiri olmuştur. Cildi pürüzsüzleştiren sütün içeriğindeki laktik asit adlı bir bileşiğin kahverengi lekelerin yok olmasına da yardımcı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca süt aydınlık ve nemli bir cildin de anahtarıdır. Biraz çiğ sütü bir parça pamuk ile yüzünüze uygulayın. Gece uyguladığınız sütü kuruması için sabaha kadar ciltte bekletin. Ertesi sabah biraz ılık su yüzünüzü yıkayın.

Yoğurt

Yoğurt da sütten yapıldığından aynı süt gibi laktik asit içerir ve laktik asit kahverengi lekelerin giderilmesinde en etkili çözümdür. Yoğurt yöntemi yoğurdun tek başına uygulanması ile yapıldığı gibi içerisine biraz limon suyu ekleyin ve yulaf ezmesi katılarak da yapılmaktadır. Yoğurt uygulamasını düzenli ve sık sık yaptığınız takdirde kahverengi lekelerin yavaş yavaş kaybolduğunu görebilirsiniz. Ayrıca yoğurt ciltte oluşan ufak kırışıkların giderilmesine de yardımcı olur.

Portakal

Portakal suyu da limon suyu gibi cilt tonunu dengeler ve cilde canlılık verir. Kahverengi lekeleri gidermede etkili bir çözüm olan portakal suyu tek başına ya da karışım halinde kullanılabilir. Karışım yapılacaksa yaklaşık iki yemek kaşığı portakal suyu ile bir tutam toz zerdeçalı karıştırarak hamur halinde cilde uygulanabilir. Bu hamuru yatmadan önce cilde ince bir tabaka haline sürebilirsiniz. Ertesi sabah uyandığınızda hamuru ciltten temizlemek için yüzünüzü ılık su ile yıkayabilirsiniz.

Aloe vera

Aloe vera bitkisinde yapılan aloe veralı jeller cilt tonunu dengelemek ve koyu cilt lekelerinden kurtulmak için kullanılıyor. Evde kendiniz de aloe vera jeli yapabilirsiniz. Bunun için aloe vera bitkisinin dış katmanları keserek aloe yaprağının kökündeki jölemsi maddeyi toplayarak bir kaba alın. Jeli koyu renkli cilt lekelerinin bulunduğu bölgelere uygulayın ve yaklaşık 30 dakika dinlenmeye bırakın. Ardından jel sürdüğünüz bölgeleri ılık su ile yıkayın. Cilt tipime uyar mı diye düşünmenize gerek de yok. Çünkü aloe vera jel tüm cilt tipleri için uygun.

Kahverengi cilt lekeleri için bitkisel çözümler oldukça fazladır. Kimyasal ürünlerden kaçınanlar için başarılı sonuçlar alabilecekleri bitkisel çözümler hemen etkisini göstermese de düzenli kullanıldığında 2 ayda kalıcı etki göstermeye başlarlar. Bu nedenle bu teknikleri uygulamaya başladığınız anda hemen bir değişim beklemek yerine sabırla uyguladığınızda istediğiniz sonuca ulaşacağınızdan emin olmalısınız.

Ara 082016
 

Kuru-cildi-nemlendirmek-için-neler-yapmalı-1024x808Nemlendirici kremler neredeyse ekmek, su gibi hayatımızın bir parçası oldu. Olması da iyi çünkü cildimizi soğuğa, kuruluğa, çatlamaya karşı koruyorlar. Ancak bu kremler pek çok kimyasal madde içeriyor ve özellikle cildi hassas olanlarda kaşıntıya kızarıklığa yol açabiliyor. Fiyatları ise 5-10 liradan 200-300 liraya kadar çıkabiliyor. Cildinizi yumuşak ve nemli tutmak için bir diğer alternatifiniz ise “cildi doğal yolla nemlendirme“. Yani doğal ürünleri kullanarak, cildinize hiç bir kimyasal maddenin değmemesini sağlayıp üstelik oldukça hesaplı bir şekilde cildinizi nemlendirebilirsiniz. Bunun için oldukça etkili doğal nemlendiriciler mevcut.

Cildi nemlendirmek için kullanabileceğiniz doğal ürünlere geçmeden önce cildi kurutan ürünlerden kısaca bahsetmek istiyoruz. Öncelikle kokulu ve cildi kurutan sabunları kullanmayı bırakın. Bulaşık yıkarken, temizlik yaparken ellerinizi bu yıpratıcı kimyasallara karşı mutlaka koruyun.

Soğuk havalarda dışarı çıktığınızda mutlaka eldiven takın. Güneşli havalarda araba kullanırken ellerinize yüksek koruma faktörlü güneş kremi sürün ve her gün 8 büyük su bardağı su için. Şimdi cildi doğal yolla nemlendirmek için hangi ürünleri kullanabileceğinize bir göz atalım.

Zeytinyağı

En iyi doğal nemlendiricilerden biri saf zeytinyağıdır. Cilde iyi gelen esansiyel yağ asitleri ve antioksidanlar bakımından zengin olan zeytinyağının ince bir tabaka halinde cildinize sürebilirsiniz. Bu uygulama kırışıklıkların görünümünü de azaltacaktır.

Bal

Bir diğer doğal nemlendirici ise organik baldır. Geceleri yüzünüze bir miktar bal sürün ve 20 dakika bekletin. Bir kaç uygulamadan sonra cildinizin yumuşak ve nemli olduğunu göreceksiniz.

Gülsuyu

Cildi nemlendirmek için doğal gül suyu kullanabilirsiniz. Burada önemli nokta organik ve %100 doğal gül suyu kullanmanız. Gece yatmadan önce cildinize bir miktar sürmeniz yeterli.

Çay Ağacı Yağı

Siyah nokta ve sivilce şikayetiniz varsa cildi nemlendirirken aynı zamanda sakinleştiren çay ağacı yağı kullanabilirsiniz. Ancak çay ağacı yağını her zaman 1/10 oranında badem yağıyla inceltin çünkü direkt kullanıldığında cilt tahrişine neden olabilir.

Yoğurt

Yoğurt cilde nem kazandıran bir besindir. Ayrıca antioksidan ve antiinflamatuar özellikleri kuru ve kaşıntılı cildi yatıştırmaya yardımcı olur. Laktik asit içeriği ise kuruluğa ve kaşıntıya neden olabilecek mikrop ve bakterilerden kurtulmaya yardımcı olur. Taze ve sade yoğurdu ellerinize, yüzünüze, bacaklarınıza sürün ve nazikçe masaj yapın. 10 dakika beklettikten sonra duş alın. Günde bir kez bu yöntemi uygulayın.

Tatlı Badem Yağı

Badem yağı mükemmel bir E Vitamini kaynağıdır. Bu sebeple cildi nemlendirir ve yaşlanmanın etkilerine karşı korur.

Ara 062016
 

Autumn Woman portrait with creative makeup

2017 Sonbahar-Kış sezonunun makyaj ve saç trendlerini senin için derledik.

Bordo ve kırmızının bu sezon yine yükselişte olduğunu görüyoruz. Sonbaharın vazgeçilmezi olan koyu dudaklar ve toprak tonlu göz makyajları yerini zaman zaman siyah göz kalemlerine ve nude dudaklara bırakacak. Saçlarda ise kısa saçların yanında ekstra uzun saçları göreceğiz.

     Bu sezon defilelerde karşımıza çıkan üç farklı görünümden bahsetmek mümkün. İlki yazın sinyallerini bolca aldığımız ışıltılı gözler, bu makyaj trendinde gözler ön plana çıktığı gibi ten ve dudaklar geri planda kalıyor. Bu görünümü destekleyen saçlar ise abartısız yarı ıslak görünümlü toplu saçlar. Sonbaharın en güzeli çilli yüzler ise favorilerimiz arasında. Bu sezon çilleri gizlememek ve ten makyajını olabildiğince hafif tutmak çok önemli yokmuş gibi makyaj ve doğal saçlar favorilerimiz arasında. Doğal kaşlar ise bu sezonda da hükümdarlığını sürdürüyor. Doğal ten makyajı ve kırmızı- bordo dudaklar sezonun en popüler görünümü olacak. Kırmızı ve bordo ruj kullandığında ten ve göz makyajını minimumda tutarak daha modern bir görünüm elde edebilirsin.

     Defilelerde gördüğümüz twiggy kirpikler de bu sezonun trendleri arasında. Günlük kullanımı her ne kadar zor olsa da twiggy kirpikleri makyaj bloggerları ve ünlülerde sıkça göreceğiz gibi görünüyor. Koyu renk ruj kullanırken yalnızca rimel sürerek trendlere ayak uydurabilirsin.

     Sürekli değişen saç trendleri ise bize bu sezon uzun saçları işaret ediyor. Kısa saçların trend olduğu geçtiğimiz iki üç seneden sonra uzun saçların geri dönüşü farklı görüntülere yol açacak gibi görünüyor. Geriye doğru taranmış ıslak görünümlü saçlar ve saç aksesuarlarının kullanıldığı doğal saçlar da bu sezon trendini sürdüyor.

Kas 302016
 

eyeliner-nasıl-sürülür_6

Makyajımızın olmazsa olmazı eyeliner şüphesiz bizi en çok uğraştıran adım oluyor. Gelin likit, jel ya da krem eyeliner uygulamaları yaparken nelere dikkat etmeliyiz bir göz atalım.

  1. Mümkünse büyüteçli bir ayna kullanın
  2. Yakınınızda mutlaka kulak temizleme çubukları ve makyaj temizleyicisi bulunsun!
  3. Baz olarak göz bazları (eye primer) veya far kullanın
  4. Likit veya kalem eyeliner kullanmıyor iseniz eyeliner fırçanız ile işlem yapmalısınız
  5. El veya kolda bir titreme yaşayacağınızı düşünüyorsanız mutlaka oturarak çalışın ve dirseğinizi destek alabileceğiniz bir yere dayayın
  6. El alışkanlığı kazanana kadar, tek bir düz çizgiyi çekmeye çalışmak yerine üst kirpik dibine minik dokunuşlarla ufak çizgiler yaparak çalışın. Göz ortasından başlayıp göz dış kenarına devam edin, daha sonrasında ise göz iç kısmından göz ortasına ulaşıp hattı tamamlayın. Unutmayın, ince çizgileri her zaman kalınlaştırabilirsiniz ama kalından inceye dönmek her şeye baştan başlamaya sebep olabilir!
  7. Bu noktaları içten dışa doğru tek bir çizgi ile birleştirin. Bunu yaparken gözün iç kısmının ince, dışa doğru kalın olmasına özen gösterin.
  8. Göz altında uygulama yapacaksanız likit eyeliner kullanımdan kaçının. Göz altlarında kalem veya far uygulamaları daha doğal sonuçlar verecektir.
  9. Rimelinizi sürün…

Ve işte hazırsınız! Unutmayın, ne kadar çok pratik yaparsanız o kadar başarılı olursunuz.

Güzelliklerle dolu günler…