Haz 282012
 

Saçlarınızın ışıldamasını, parlamasını istiyorsanız, ona özen göstermelisiniz. 10 pratik yöntemle saçlarınız gün ışığı gibi parlayacaktır.

1. Doğallıktan yana olun. Plastik fırçanızı atıp, yerine doğal kıllardan yapılmış bir fırça alın. Bunlar saçlarınızı fırçaladığınızda yağları eşit olarak dağıtır ve parlaklık kazandırır.

2. Alkollü ürünlere dikkat! Alkol, hava kirliliği ve rutubet saçlara doğal parlaklıklarını kaybettirir. Saç köpüklerinin çoğu alkol içerir. Bu nedenle eğer saçlarınız kuruysa köpük yerine krem ya da serum kullanın.

3. Doğru şekilde yıkayın. Saçları haftada birkaç defa yıkamak yeterlidir. Ama saçlarınızı her gün yıkıyorsanız; kremi önce kullanın, sonra saçları durulamadan sadece saç diplerini şampuanlayın. Ardından durulayın.

4. Soğuk su iyidir. Saçları soğuk suyla yıkadığınızda üst deri kapanır ve yumuşak, parlak bir yüzey elde edersiniz. Saçlarınızı kuruttuktan sonra soğuk hava vermeniz de buna benzer bir etki yapar.

5. Kıvırcıklaşmasını önleyin. Saçlar gözeneklidir ve gözenekler havadaki nemi emer ; bu da nemli havalarda saçların istenmeyen şekilde kıvırcıklaşmasına neden olur. Saçınızın gün ortasında kıvırcıklaşmasını önlemek istiyorsanız, evden saçlarınızı tamamen kurutmadan çıkmayın.

6. Silikon kullanın. Silikonlu ürünler saç derisinin tepesinde kalır ve deriyi dış etkenlere ve şekil veren aletlere karşı korur; sürtünmeyi ve sıcaktan zarar görme ihtimalini azaltır. Fakat bu ürünleri çok kullanırsanız saçınız tepenize yapışır ya da yağlanmış gibi görünür.

7. Çoğu kadın sıcağın saçları kuruttuğunu düşünür. Fakat ısı doğru şekilde kullanıldığında saça parlaklık verir. Kuaföre gidemeseniz de ayda bir saçınıza maske ya da sıcak yağ bakımı uygulayın. Ürünü saçınıza sürdükten sonra, saçınızı çok sıcak bir havluyla sarın.

8. İyonlu aletlere yatırım yapın. Saç kurutucular ve maşalar sadece saçların kabarmasını ve elektriklenmeyi önledikleri için değil, saçların sağlıklı olmalarını sağladıkları için de yatırım yapılmaya değer ürünler. İyonlu seramik aletler, saçlara kırıkları önleyen negatif iyonlar üfleyerek saçların güçlenmesini ve parlaklık kazanmasını sağlar.

9.Eğer saçlarınız doğal olarak dalgalıysa, her altı veya sekiz haftada bir uçlarından biraz kestirmenizde yarar var. Ayrıca her zaman nemlendirici içeren bir şampuan ve krem kullanın.

10. Kıvırcık saçlar aynı yönde oldukları zaman daha parlak durur. Bu yüzden büyük, yumuşak ve düzgün dalgalar küçük kıvırcıklardan daha çok ışık yansıtır. Dalgaları kuruttuktan sonra maşaya dolayıp birkaç saniye bekletirseniz, saçlarınız kalıcı bir şekilde dalgalı duracak ve daha parlak görünecektir.

Haz 282012
 

Sütle yapılan bu kadayıf tatlısı, pratik hazırlanışı ve lezzetiyle sofralarınızda sık sık yer alacaktır.

Malzemeler:

– 500 gr tel kadayıf
– 1 su bardağı eritilmiş tereyağı
– 1 su bardağı dövülmüş ceviz içi

Şerbeti için

– 4 su bardağı toz şeker
– 3 su bardağı süt

Üzeri için

– İri çekilmiş ceviz içi

Hazırlanışı:

– Süt ve şekeri tencereye alıp orta ateşte kaynatın ve soğumaya bırakın.
– Eritilmiş tereyağının 2/3’ünü kadayıfın üzerine döküp elinizde didikleyerek karıştırın.
– Yağlanmış fırın kabına bastırarak yayın.
– Üzerine ceviz içini yayıp kalan kadayıfı üzerine kapatıp bastırın.
– Kalan yağı gezdirip 190 dereceye ayarlanmış fırında kızarıncaya kadar pişirin.
– Fırından çıkartıp soğumuş şerbeti üzerine gezdirin.
– Üzerine iri çekilmiş ceviz içi serpiştirip servis yapın.

Afiyet olsun!

Haz 282012
 

Zayıflamak ve formunu korumak isteyenler, detoks yapanlar için Prof. Dr. Erdem Yeşilada mısır püskülü ve kiraz sapını öneriyor. İşte mısır püskülü ve kiraz sapının yararları…

Zayıflamak için yapılması gerekenlerin başında vucüttan su atılımını hızlandırmak geliyor. Bunu sağlayacak olan bitkilerden en önemlileri ise mısır püskülü ve kiraz sapı. Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi ve Fitoterapi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdem Yeşilada, bu bitkilerin doğru kullanıldığında sağlıklı zayıflama için ideal birer yardımcı olacağını belirtiyor ve özelliklerini şöyle açıklıyor:

“Mısır bitkisinin dişi çiçeklerinin 10-20 santimetre uzunluğundaki püskül benzeri uzantıları (stilus)‘mısır püskülü’ olarak adlandırılır. Mısır püskülünden son derece güvenilir, herhangi bir yan etki riski bulunmayan zararsız bir idrar artırıcı olarak özellikle çeşitli etkenlere bağlı böbrek ve idrar yolları sorunlarında yararlanılır.

Güvenilir olması nedeniyle çocuklarda böbrek ve idrar yolu sorunlarında tercih edilir.

Tek başına veya diğer bitkisel ürünler ile birliktesistit, üretrit, prostatit gibi idrar yolu yangılarında, idrar yolu tahrişlerinde, böbrek ve idrar yolunda taş/kum gibi oluşumların düşürülmesinde de kullanılması tavsiye edilir.

Yan etki riski bulunmaması nedeniyle detoks ve zayıflama rejimlerinde vücuttaki ödemin uzaklaştırılması amacıyla yararlanılır.

Bu kadar güvenilir bir ürün olmasına rağmen vücutta sodyum ve potasyum dengesini olumsuz etkileyebilir, dolayısıyla kalp hastalarının mutlaka uzman denetiminde kullanması gerekir. 

Kiraz sapı ise hem kiraz hem de vişne meyvelerinin kurutulmuş sapından oluşuyor.

Bileşimi polifenolik maddeler ve potasyum tuzları bakımından zengin olan kiraz sapıdetoks ve zayıflama rejimlerinde vücuttaki ödemin atılması amacıyla potasyum dengesini koruyabilen bir idrar artırıcı olarak değerlidir.”

Haz 282012
 

“Adını Feriha Koydum” dizisinin sezon finali uzun süre hafızalardan çıkmayacak. Neden mi? Diziye adını veren Feriha, finalde ölüyor.

Feriha sezon finalinde ölüyor!
Ekranların en çok izlenen yapımlarından “Adını Feriha Koydum” dizisinin son bölümünün çekimi Etiler’de bir parkta yapıldı. Yapımcı şirketin aldığı tüm önlemlere rağmen, dizinin görüntüleri basına sızdı.

Sezon finalinde bakın neler oluyor?
Levent’ten (Barış Kılıç) evlenme teklifi aldığı görülen Feriha (Hazal Kaya) kalbinin sesini dinliyor ve Emir’le (Çağatay Ulusoy) nikah masasına oturuyor.

Ancak bu mutluluk uzun sürmüyor ve Feriha Emir’le ilk dansını ettiği sırada vurularak öldürülüyor.

Son sahnede yönetmenin isteği üzerine buğulu gözlerle bakması beklenen Hazal Kaya’nın ağlama krizine girmesi ise çekimlere kısa bir mola verilmesine sebep oldu. Hazal Kaya’nın diziden ayrılacak olmasından dolayı hüzünlenip ağladığı konuşuluyor. Genç yıldız, başka bir projede yer almak için diziden ayrılmış.

“Adını Feriha Koydum” önümüzdeki sezon Feriha’sız nasıl olacak acaba? Meraktayız…

Haz 282012
 

Güneş yanıklardan cilt kanserine kadar pek çok probleme yol açan güneşin zararlı ışınları, bronzlaştırıcı yağlar ile birleşince kısa sürede etkisini gösteren ve kalıcı izler bırakabilen deri hasarlarına yol açıyor.

Güneşe makyajlı çıkmayın
Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahu Birol, güneşin cilt sağlığına zararları ve korunmanın yolları hakkında bilgi verdi. Kıyafet ile korunmanın güneş kremlerinden daha etkili olduğunu belirten Dr. Birol kıyafet ve şapkanın güneş ışınlarına karşı yüzde 25 oranında koruma sağladığını belirtti. “Markası ve fiyatı ne olursa olsun hiçbir krem kıyafet ile korumadan daha etkili değildir. Açık renkli, pamuklu kıyafetler ve şapka ideal koruma için yeterlidir” dedi.

Güneşlenirken kullanılan havuç ve kakao yağı gibi ürünlerin cilt sağlığı açısından ciddi tehlike yarattığına dikkat çeken Birol şunları söyledi:

Havuç ve kakao yağı güneş yanığı riskini katlar
“Vücuda temas eden güneş ışınları deri tarafından emilir, bir kısmı deriden yansır, bir kısmı ise parçalanır. Kum, beton, deniz ve kar güneş ışınlarını yansıtmaktadır. Şemsiye altında durulsa bile yansıyan güneş ışınlarından etkilenilmektedir. Havuç ve kakao yağı deriden emilen güneş ışığı miktarını artırarak güneş yanığı riskini yükseltmektedir. Bu şekilde yağ sürüp ardından güneşlenen kişilerde ışık erupsiyonu (kaşıntılı, kırmızı döküntü) gelişme riski de vardır.

Günesin zararlı etkisi akut ve kronik olabilir. Akut güneş hasarı ‘güneş yanığı’ olarak bilinmektedir. Kızarıklık, su toplama, soyulma aşamalarından oluşur. Kızarıklık oluşması 3 güne kadar uzayabilir. Şiddetli kaşıntı ve yanma yakınması vardır. Tedavide ıslak pansuman, aspirin, bazı nemlendiriciler, antibiyotik içeren kremler ve kaşıntıya yönelik bazı uygulamalar önerilmektedir. Şikayetin geçmesi 7 güne kadar uzayabilir. Güneş yanığı gelişen bölgenin çok iyi korunması gerekmektedir. İleriki dönemde bu bölgede deri kanseri gelişebilir.”

Makyajlı güneşlenmeyin
Antibiyotikler ve doğum kontrol haplarının güneş hassasiyetini artırdığını belirten Dr. Birol’un dikkat çektiği bir nokta da makyaj ürünleri oldu. Parfüm, kolonya ya da makyaj ürünü kullanarak güneşlenmenin de güneş lekelerine neden olabildiğini hatırlatan Birol, güneş kremi ile bile olsa bronzlaşmanın kansere davetiye çıkardığına bir kez daha vurgu yaptı:

“Bronzlaşmak derinin gösterdiği bir savunma mekanizmasıdır. Güneş koruma kremi ile bronzlaşmak sadece güneş yanığı oluşması olasılığını azaltmaktadır. Ancak kronik dönemde ortaya çıkacak deri yaşlanması, deri kanseri, güneş hasarı, güneş lekelerinin oluşma riskini ise artırmaktadır. Amaç güneş kremi kullanarak bronzlaşmamayı sağlamak olmalıdır.

Kaç faktörülü krem?
Güneş kremi sürülmeden vücutta 30 dakika içinde kızarıklık ortaya çıkıyorsa, 15 faktörlü krem kullanıldığında bu süre 30-15 dakika olmaktadır. Güneş kreminin koruyuculuğu; kişinin deri tipine, uygulanan miktara, uygulanan aktiviteye (sık yüzmek, fazla terlemek) bağlı olarak değişiklik göstermektedir. 8 güneş koruma faktörlü bir krem deriden D vitamini sentezini yüzde 95 oranında azaltmaktadır. 15 faktörlü bir krem ise bu oranı yüzde 98 olarak artırmaktadır.”

Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahu Birol, haftada iki kez güneş koruma faktörü olmadan 10 dakika el, yüz veya gövdeye alınacak güneş ışığı D vitaminini sentezlemek acısından yeterli olacağını sözlerine ekledi.

Haz 272012
 

Tüp bebekte artık embriyolar “Embriyoscope” adlı cihazla takip ediliyor ve tutunma şansı en yüksek olan embriyo tespit ediliyor.

Embriyoya kameralı takip hamilelik şansını artırıyor
Tüp bebek tedavisinde başarı için kaliteli embriyo seçimi çok önemlidir. Teknoloji geliştikçe çocuk sahibi olmak isteyen ailelerin de şansı her geçen gün artıyor. Bahçeci Fulya Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Bahçeci, “Embriyolar eskiden 5 dakika incelendikten sonra anne adayının rahmine transfer edilirken, bir yılı aşkın süredir ‘Embriyoscope’ adı verilen cihazın içinde 5 güne kadar videoya kaydediliyor. Bu işlem de hamilelik şansını artırıyor, çünkü bize embriyonun gelişimini adım adım izleme, sonra seçim yapma imkanını sunuyor. Böylece tutunma şansı en yüksek olan embriyo tespit ediliyor” dedi.

Kaç tüp bebek denemesi sonrası umutlar kesilmeli?
En sık tüp bebek başvurusu “açıklanamayan kısırlık” olarak tanımlanan, araştırmalarda herhangi bir sorun bulunmayan ve tüp bebek öncesi tedavilere yanıt vermeyen çiftler tarafından yapılıyor.

Prof. Dr. Bahçeci tüp bebek tedavisindeki başarı kriterleri hakkında şunları söyledi: “En az üç kez deneyip başarısız sonuç alan çiftlerde sonraki tüp bebek uygulamaları maalesef gebelik elde etme oranını çok artırmıyor. Preimplantasyon Genetik Tanı (embriyo transferi öncesi genetik araştırma), ko-kültür (laboratuvar ortamında suni ana rahmi oluşturulması), sperm seçim yöntemlerinin değiştirilmesi gibi ek uygulamalar yapılıyor. Ancak bu yöntemlerin de başarıyı anlamlı oranda artırdığına dair yeterli kanıtımız yok. Şahsi tecrübelerime göre; bu hastalarda eğer embriyo blasyosist dönemine ulaşmıyorsa transfer yapılmamalı. Böylece hastanın transfer sonrası boşuna büyük ümitlerle beklemesinin önüne geçilmiş olur.”

Blastosist transferi nedir, ne zaman gereklidir?
“Embriyolar beşinci günden itibaren iki ayrı hücre tipine ayrılarak aralarında bir sıvı biriktirirler. Bu embriyolara ‘Blastosist’ denir. Ne yazık ki her embriyo bu aşamaya kadar gelişimini devam ettirmez, daha erken bir dönemde gelişimini durdurur. Embriyoların ilerlemelerine devam etmeleri, onların rahime tutunma olasılıklarının artmasıyla ilişkilidir. Bu nedenle blastosist evresine ulaşmış embriyoların transfer edilmesi, gebelik şansını artırır.

Embriyo, bir yumurta ile bir spermin birleşmesiyle oluşur. Eğer yumurta ve sperm kalitesi fazla düşük değilse embriyo, gelişimine devam eder. Vücut savunma mekanizması, düşük kaliteli hücrelerin birleşmesinden oluşan embriyoların gelişimini daha erken bir dönemde durdurur. Araştırmalar, blastosist evresine ulaşmış embriyoların bir bölümünü dahi gebelik oluşumuna ya da gebeliğin devamına izin vermeyecek kadar düşük kaliteli hücreler içerdiğini gösteriyor. Ancak bu oran erken dönemde gelişimini durduranlara oranla çok daha düşük.

Sonuç olarak hastaya blastosist transfer etmek gebelik şansını artırmak anlamına geliyor. Özellikle transfer sayısının kısıtlandığı durumlarda bu yöntemin uygulanması başarıyı artırıyor. Türkiye’de 2 yıl önce uygulamaya giren yönetmelikle transfer edilen embriyo sayısı kısıtlandı. Yeni yönetmelikle pek çok merkez daha fazla blastosist transferine yöneldi. Örneğin; biz artık transferlerin yarısına yakınını beşinci günde yapıyoruz. 5-6 yıl önce bu oran yüzde 10 ve altındaydı.”

Tüp bebekte başarısızlığın sebebini bulmak mümkün mü?
Prof. Dr. Bahçeci tekrarlayan başarısız denemelerde başarısızlığa kötü embriyo gelişiminin yol açıp açmadığını incelemek amacıyla, blastosist transferi uygulanması gerektiğini belirterek, “Hastadan yeterli miktarda ve kalitede blastosist elde edilmesi durumunda embriyo dışı nedenlere yönelmek faydalı olacaktır” dedi.

Neden tüm embriyolar blastosist aşamasına kadar bekletilmiyor?
“Tüp bebek teknolojileri ne kadar gelişirse gelişsin insan vücudunun mükemmel mekanizmasını bire bir taklit edemiyoruz. Sonuçta embriyolar beşinci güne kadar doğal ortamları olan rahimde değil, laboratuvarda gelişimini sürdürüyor. Kendimize şu soruyu soruyoruz: ‘Bu embriyo blastosist oluşturmadı. Acaba ben bu embriyoyu gelişiminin daha erken bir döneminde rahime vermiş olsaydım orada blastosiste uğrayacak mıydı?’

İşte, blastosist transferinin riski budur. Bu nedenle her vakada uygulanmaz. Elinizde bu riski karşılayacak sayıda embriyonun olması ya da ne olursa olsun embriyoların uzun dönem gelişimlerini izlememizi gerektirecek sebeplerin varlığı şart.”

Sperm seçiminde yenilikler var mı?
Artık sperm kalitesi denildiğinde eskiden olduğu gibi sperm sayısı, hareketliliği, şekli gibi parametrelerin düşünülmediğini belirten Prof. Dr. Bahçeci, “Biliyoruz ki, spermin gerçek kalitesi onun kalıtsal yapısı ve bu yapının çevresel faktörlerden ne kadar etkilendiğidir. Önemli olan kalıtsal özellikleri en az hasar görmüş, mümkünse hiç görmemiş spermleri seçebilmek. Bu amaçla sperm hücresinin yüksek büyütmede seçilmesi (IMSI) ya da spermin baş kısmının incelendiği yöntemler (PICSI ya da MACS gibi) kullanıma girdi. Ne yazık ki bunların henüz gerçeklilikleri tam kanıtlanmadı. Yine de bu tip yenilikleri kullanıp hastaların gebe kalma olasılıklarını artırmaya çalışıyoruz” dedi.

Genetik incelemelere ne zaman ihtiyaç duyulur?

Prof. Dr. Bahçeci eğer ailede kalıtsal yolla geçen, doğacak bebeğe intikal edebilecek bir hastalık varsa genetik inceleme yapılması gerektiğini belirterek, “Böylece embriyolar bu hastalık açısından incelenir ve hastalıksız olan embriyolar anne adayına transfer edilir. İkincisi, art arda düşük yapanlarda ya da tekrarlayan başarısızlıklarda genetik incelemelere başvurulabilir. Çünkü altta yatan sebep embriyoda genetik sorunlar olabilir. Dolayısıyla çiftlere tüp bebek tedavisine başlamadan önce detaylı tetkik yapılmalı” şeklinde konuştu.

Haz 272012
 

Meyvelerle aranız nasıl? Peki tatlıyla? O zaman ikisini birleştirip ortaya muhteşem bir tatlı çıkarmaya ne dersiniz?

Malzemeler,
– 1 çay bardağı vişne suyu
– 1 çay bardağı elma suyu
– 1 su bardağı nar suyu
– 3 yemek kaşığı toz şeker
– 3 yemek kaşığı nişasta
– Yarım paket kare bisküvi
– 1 su bardağı ceviz içi

Süslemek için,
– Nane yaprağı
– Ceviz içi

Hazırlanışı,

– Bisküvileri elinizle ufalayarak iri dövülmüş ceviz içi ile karıştırın.
– Küçük bir tencerede nar suyu, 1 yemek kaşığı şeker ve 1 yemek kaşığı nişastayı kaynatıp servis yapacağınız kadehin – – 1/3’ini dolduracak şekilde aktarıp soğumaya bırakın.
– Soğuyunca üzerine cevizli bisküvi serpiştirin.
– Elma suyu, 1 yemek kaşığı şeker ve 1 yemek kaşığı nişastayı kaynatıp bisküvinin üzerine aktarıp soğumaya bırakın.
– Soğuyunca üzerine tekrar cevizli bisküvi serpiştirin.
– Vişne suyu, 1 yemek kaşığı şeker ve 1 yemek kaşığı nişastayı kaynatıp bisküvinin üzerine döküp soğumaya bırakın.
– Üzeri tamamen donunca nane yaprağı ve ceviz içi ile süsleyerek servis yapın.

Afiyet olsun!

Haz 272012
 

Psikolog Paul Coleman “Erkekler her zaman kadınları yanlarında tutmak isterler” diyor. Bu düşüncenin kaynağında erkeklerin kendilerini güvende ve iyi hissetmek istemeleri yatıyor. Erkekler bu ihtiyaçlarının kadınlar tarafından bilinmesinden asla korkmuyorlar.

Onun zayıf noktalarını bilirseniz, elinizde tutabilirsiniz. İşte bunun için yapmanız gerekenler…

Şımartma planı

Erkekler, onlar için yaşamınızı birdenbire değiştirmeniz gerektiğini düşünmezler. Bunun yerine, onlara ayırdığınız zamanı en iyi şekilde geçirmek isterler. Sevgilinizle yediğiniz acele bir öğle yemeği sonucunda ona gereken değeri vermediğinizi hissedebilir. Görüşmeyi dört gözle beklerken, sizin ona istediği ilgiyi göstermemeniz onu üzebilir.

Suçluluk hissettirmek

Kendi sorumluluklarınızı yerine getirdiğinizde erkekler onlarla ilgilenmediğiniz için size bir şey söylemezler ama daha sonra bundan rahatsız olduklarını gösteren hareketlerde bulunabilirler. Gece bir yerlerde birlikte vakit geçirdiğinizde yüzünüze gülerler ama eve döndüğünüzde, aslında sıkıldıklarını söylerler, televizyonda hiçbir şey olmadığından şikayet ederler ya da sırtlarının ağrıdığından yakınırlar.

Şımartma planı

Ona şunları söyleyin: “Belki bu gece normalden daha fazla süre dışarıda kaldık, bu yüzden kendini kötü hissediyorsun.” Onu gerçekten duymaya çalışın sadece dinlemeyin. Bu, erkeklerin ihtiyaç duyduğu şeydir.

Huysuzluk yapmak

Sevgiliniz dikkati kendi üzerine çekmeye çalıştığında, size ya da herhangi şeye karşı saldırgan davranabilir. Aslında kızdığı, siz olabilirsiniz. Sevgilinizin oynadığı bu oyuna alet olmak yerine, ona ilişkim yanlış giden şeylerin neler olduğunu sormalısınız. Bazı erkekler diğerlerine oranla daha fazla şımartılmak isteyebilir. Onun isteği çok doğru olmasa da, daha özverili olmanız gerekebilir. Çünkü sevgiliniz sizden daha çok ilgi bekliyordur. İyi bir ilişki için hem sizin hem de sevgilinizin emek harcaması ve birbirinizle ilgilenmeniz gerekir. Sevgilinizin beklentilerine cevap verirseniz, her şeyin iyi olmaması için hiçbir neden yok.

Şımartma sınırı

Onu çok seviyor olabilirsiniz, ama hiçbir zaman bunları yapmak zorunda değilsiniz:

– Televizyonda maç izlemek.

– Mide bulandırıcı şeylerden bahsetmek.

– Annesine, onun adına doğum günü kartı yazmak.

Haz 262012
 

1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan Yeni Türk Ticaret Kanunu hayatımıza birçok yenilik getirecek. İşte o yenilikler…

1 Temmuz'da hayatımızda neler değişecek?
  • Otobüslerde tavuk ve horoz gibi canlı hayvan taşınmayacak. Gece yarısından sonra yolcuların uyuduğu saatte yüksek sesle müzik çalınmayacak.
  • Şehirlerarası yolculuklarda yumurta, soğan, pide, lahmacun gibi kötü kokan yiyecekler yenilmeyecek.
  • Yolcu taşımacılığında sefer yapılamamışsa, harekette yolcunun katlanamayacağı zaman diliminde gecikme olursa; yolcu, ödediği ücreti ve varsa zararını isteyebilecek. Yolcu, aksine bir sözleşme olmaması durumunda bagajı için de ayrı bir ücret ödemeyecek.
  • Firmalar, bilette belirtilen yerin başka bir kişiye verilmesi, aracın belli saatten önce hareketi nedeniyle yolcunun yetişememesi gibi nedenlerden sorumlu olacak. Herhangi bir zarar ispat edilmese bile firma, bilet bedelinin 3 katı tazminat ödeyecek.
  • Kamyon ve dolmuşlarda yer alan ve çoğu zaman güldüren ‘Kamyon Çeker 10-20 ton, Gönlüm Çeker Paris Hilton’, ‘Hayatımı Yazsam, Duble Yol Olur…’, ‘Araman İçin İlla Hata Mı Yapmam Gerekir?’ gibi tampon yazıları tarihe karışacak.
  • Tek başlarına ticaret yapan ancak ticaret unvanlarına bir şirketin var olduğu izlenimini uyandıracak ekler yapan kişiler, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacak.
  • Taksitli satış ve tüketici kredilerinde dürüst davranılmaması haksız rekabet olarak sayılacak. Uygulanan faiz veya vade farkı, ödemelerin nasıl yapılacağı açıklanacak.
  • Ticaret unvanına, “Türk”, “Türkiye”, “Cumhuriyet” ve “Milli” kelimelerini Bakanlar Kurulu kararı olmadan koyan tacirler, 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılacak.
  • Şirket müdürlerinden en az birinin yerleşim yerinin Türkiye’de bulunması ve bu müdürün şirketi tek başına temsile yetkili olması zorunluluğu kalkıyor.
  • Bir şirket kurmak veya şirketin sermayesini artırmak amacıyla halka her türlü yoldan çağrıda bulunularak para toplanması yasaklanıyor.
  • Eşyanın kaybolmasından veya hasara uğramasından doğan talep hakları, teslimi takip eden 3 iş günü içinde; açıkça görülmüyorsa teslimi takip eden 14 iş günü içinde taşıyıcıya bildirilmemişse sona erecek.
  • Eşyanın kaybolmasından veya hasara uğramasından doğan talep hakları, teslimi takip eden 3 iş günü içinde; açıkça görülmüyorsa teslimi takip eden 14 iş günü içinde taşıyıcıya bildirilmemişse sona erecek.
  • Yönetim kurulu üyelerinin yakınları, şirkete nakit borçlanamayacak, bu kişiler için şirket kefalet, garanti ve teminat veremeyecek.
  • Müşteri, malın gerçek değeri konusunda yanıltılamayacak ve karar verme özgürlüğüne, verilen hediyelerle etki edilemeyecek. Kapıdan veya yoldan çevirerek yapılan satışlar, saldırgan satış yöntemi olarak değerlendirilecek.
  • Tacirin kullandığı her türlü kağıt ve belgede, sicil numarası, ticaret unvanı, işletmesinin merkezi, taahhüt edilen ve ödenen sermaye, internet sitesinin adresi ve numarasının gösterilmesi zorunluluğuyla ilgili maddenin yürürlüğü 1 Ocak 2014’e erteleniyor.
  • Kanun ticaret hayatına da yenilikler getiriyor. Yeni kanunla birlikte her tacir internet sitesi oluşturmak zorunda olmayacak, ancak internet sitesi oluşturma yükümlülüğüne tabi olan tacirler, işletmesi ile ilgili bilgileri bu siteden yayımlayacak.
  • Şirketin internet sitesine konulan bir içerik, üzerinde bulunan tarihten itibaren en az 6 ay süreyle internet sitesinde kalacak, aksi halde konulmamış sayılacak.
  • Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce kurulan sermaye şirketlerinden internet sitesine sahip olanlar, üç ay içinde internet sitelerinin içeriklerini kanunun öngördüğü şekilde düzenleyecek.
  • Kanunun göreve ilişkin hükümleri, kanun yürürlüğe girdiği tarihten önceki açılmış davalara uygulanmayacak. Bu davalar, açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olacak.
Haz 262012
 

Özellikle yaz sonrası pek çok kadının ciddi bir sorunu olan pigmentasyon lekeleri ciltteki melanin miktarının artması ve eşit olmayan bir şekilde dağılmaya başlaması nedeniyle oluşuyor. Pigment lekelerinin en büyük nedeni güneş.

Güneş lekeleri kaderimiz değil!
Korunmasız güneşe maruz kalan kişilerin yüz ve ellerinde meydana gelen lekelenmelerin deri değişikliğine yol açabileceğini ifade eden Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar, uzun vadede bu tip lezyonların tehlikelerine dikkat çekti ve D vitamini için çok az güneş ışığının yeterli olabileceğini belirtti.

İki saat ara ile güneş koruyucu
Güneş lekelerinden ve çillenmeden korunmanın en etkili yolunun hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma içeren en az SPF 30 olan bir güneş koruyucu kullanmaktan geçtiğini belirten Dündar, “Güneş koruyucu eğer tüm gün dış ortamda kalınacaksa 2 saat ara ile yenilenmelidir. Saat 11:00 – 15:00 arası güneşlenmek amacıyla kesinlikle dışarı çıkmamak gereklidir. Güneşe bağlı cilt yaşlanması ve güneş lekelerinden korunmak için yaz – kış güneş koruyucu kullanmayı günlük bakımın bir parçası haline getirmek gereklidir” diye konuştu.

Lekenin derinliğine bağlı
Güneş lekelerinin günümüzde özellikle sonbahar ve kış aylarında lazer uygulamaları, kimyasal peeling uygulamaları ile tedavi edildiğini açıklayan Dündar, “Uygulamalar leke tipine bağlı olarak seçilmekte ve seans seans uygulama yapılmaktadır. Hafif lekelenme durumunda ve seans aralarında değişik renk açıcı madde içeren; (örn; glikolik asit, kojik asit, C vitamini, fitik asit, hydroquinone vs) kremler uygulandığı zaman mutlaka sabah güneş koruyucu (en az SPF 30 – SPF 50) kullanmak gereklidir. Deniz – havuz tatili süresince renk açıcı krem kullanmamakta fayda vardır. Güneş lekelerinin tamamen geçip geçmemesi lekenin derinliğine bağlıdır. Yüzeyel lekeler renk açıcı kremler, lazer ve kimyasal peeling uygulamaları ile tamamen geçer, derin lekeler ise tamamen geçebilmekle birlikte bazen hafif şekilde kalabilir. Güneş lekeleri geçse bile hiçbir zaman güneş koruyucu kullanmayı bırakmamak gerekmektedir.” dedi.

Çok az güneş ışını yeterli
Son zamanlarda yapılan çalışmalar sonucu, en önemli cilt kanseri tipi olan ‘melanom’ ile UVA arasında ciddi bağlantılar olabileceğini düşündüren bulguların ortaya çıktığını da ifade eden Dündar, şöyle devam etti: “Güneş ve solaryum kaynaklı ultraviyole radyasyonu deri kanserine neden olabilir. Eskiden radyasyonu deri kanserinin güneş yanığı ile ilişkili olduğu düşünülürken günümüzde yanık oluşturmayan orta düzey bronzlaşmanın da kansere neden olabileceği bilinmektedir. Ultraviyole radyasyonu deriyi yaşlandırmada en önemli faktördür. Uzun süre korunmasız güneşe maruz kalanlarda deri kalınlaşır kaba bir görüntü oluşur, kırışıklıklar hızla artar.

Güneş ışınlarının en önemli faydası D vitamini sentezindeki rolleridir. Ancak vücudun D vitamini sentezleyebilmesi için çok az güneş ışını yeterlidir. Bronzlaşmaya gerek yoktur.