May 312012
 

Güneşin zararları konusunda bilinçlendikçe, markalar da tüketiciye çok yüksek SPF’li (Güneş koruma faktörlü) kremler sunmaya başladılar. Ama gerçekte SPF’miz ne olmalı?

Güneş kremlerinde artık SPF100 bile var! İnanabiliyor musunuz? Aslında bu ne kadar korkutucu ve çılgın bir rakam… Koruma faktörleri gerçekten kontrolden çıktı diyebiliriz. Peki, ne kadar yüksek o kadar iyi mi? Bu, doğru mu?

Amerikan Dermatoloji Akademisi, SPF çılgınlığına karşı bir açıklama yaparak, günlük gerekli koruma için SPF30’un yeterli olduğunu belirtti. Daha yüksek koruma faktörlü kremleri özel durumlarda kullanmak daha mantıklı. Örneğin, açık hava sporlarında, dağcılıkta gibi.

Günlük koruma için ne düzeyde SPF kullanmalıyız?
Amerikan Dermatoloji Akademisi, güneşten korunmak için SPF 30 olan bir güneş kremini günlük olarak uygulamayı yeterli görüyor. Outdoor spor yapanlar ise SPF50 kullanabilirler.


SPF30 düşük değil mi? Piyasadakiler ile karşılaştırıldığında…
SPF30 demek, güneş korumasız birine göre güneşin etkilerinden 30 kat fazla korunmak demek. Güneş kremsiz biri, bir dakikada yanıyorsa, SPF30 süren biri 30 dakika boyunca güneşten korunur, yanmaz. Bu, genellikle düşük seviyelerde güneşe maruz kalanlar için yeterli.

SPF100 gibi çok yüksek koruyucular gerçekten işe yarıyor mu? Yoksa belli bir rakamdan sonra koruma etkisiz mi?
FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi), bu karışıklığı önlemek için güneş koruyucularda bir değişikliğe gidecek. Yakında mevcut olan en yüksek SPF 50 + olacak.

Farklı cilt tonları, farklı düzeylerde SPF mi kullanmalı?
Güneş, tüm cilt tipleri için zararlı ve kanserojen. Bu yüzden herkes yüksek güneş koruyucu kullanmalı. Amerikan Dermatoloji Akademisi, cilt tonuna bağlı olarak farklı düzeylerde SPF önermiyor. Bu tamamen sizin yanma/bronzluk tercihinize bağlı.

May 312012
 

Bu yazın saç modelleri arasında örgüler çok popüler olacak diye söylemiştik. Saç örgüleri arasında bir de Fransız balık sırtı stili var ki, çok güzel. Bu örgüyü nasıl yapacağınızı öğrenmek ister misiniz?

Saç örgüsünü birçok kadın bilir; bazı örgüler kolay bazıları daha karışıktır. Bu sezon çok moda olan Fransız sırtı kuyruğu saç örgüsü ise karışık görünmekle beraber aslında çok basit.

Bu günlük saç modeli, tüm saç tipleri ve boyu için modern bir görünüm oluşturuyor. Üstelik her gören hayran kalıyor!

Hadi, adım adım saçımızı nasıl öreceğiz, izleyelim!

Bu romantik saç modeli balo, mezuniyet, mezuniyet partisi, düğün gibi şık ve özel günler için ideal. Hemen deneyelim!

May 312012
 

Yediklerimiz içtiklerimiz ne kadar sağlıklı? Sağlıklı gıdaya nasıl ulaşabiliriz? Bu sorulara yanıt ararken işe şekerden başlıyoruz. Uzmanlara yediğimiz şekerin vücudumuza ne gibi zararları dokunduğunu, sağlıklı şekeri nasıl ayırt edebileceğimizi sorduk.

Her ne kadar fast food tarzı yiyeceklerden uzak kalıp sağlıklı beslendiğimizi düşünüyor olsak da son zamanlarda yediğimiz içtiğimiz her şeyin güvenli, sağlıklı olduğundan şüphe duymaya başladık. Çünkü bugüne dek sağlıklı olduğunu bildiğimiz gıdalar hakkında bizim göremediğimiz, fark edemediğimiz üretme biçimleri nedeniyle sağlıksızlık fışkırdığı açıklanır oldu. Peki, neleri güvenle yiyebiliriz? Bazı yiyecekleri tamamen hayatımızdan çıkarmak mı gerekiyor? Sağlıklı zannettiğimiz gıdalar aslında bizi hasta mı ediyor? İşin aslını öğrenmek için bu konuda söz sahibi olan hekimlerle görüştük. blog.firsatsevdasi.com sayfaları için hazırladığımız “sağlıklı gıda” dosyasının ilk bölümünde “şeker” konusuna yer vermek istedik. Çünkü uzmanların görüşlerinden edindiğimiz bilgiye göre, yediğimiz gıdaların içinde bulunan şeker türü ve miktarı bizi sağlığı bozulmuş bir toplum olmaya götüren etkenlerin başında geliyor.

Ne kadar şeker tüketmeli?
Prof. Dr. Kenan Demirkol, şeker tüketimi konusunda dikkatli olmamız gerektiği uyarısını yaparken öncelikle şeker miktarını vurguluyor.

“Matematik hesabı yapmak zorundayız. Günde 30 grama kadar şeker yersek vücudumuza zarar vermez. Ancak bu şekerin çoğunu meyveden almalıyız. Çok aşeriyorsak yine 30 gramı geçmemek kaydıyla bunu baklavadan da çikolatadan da alabiliriz. Bir kutu meşrubat 35 gram şeker içeriyor. Bir kutu meşrubatı bile tamamen bitirmemiz mümkün değil” diyen Demirkol, Amerika’da şişmanlığın nedeninin aşırı meşrubat tüketimi olduğunu söylüyor.

ABD’deki okullarda en çok meşrubata karşı mücadele verildiğine dikkat çeken Demirkol, ülkemizde de günde 1-1,5 litre meşrubat tüketen gençler olduğunu belirterek, “Meyve suyunun 330 ml’sinde 35 gram olduğunu düşünürseniz, 1 litre meşrubatta 105 gram şeker var demektir. Bu, insan vücudunun asla tolere edemediği bir miktardır. Bu nedenle karın tipi şişmanlık, karaciğer yağlanması, şeker hastalığı, kalp hastalığı ortaya çıkıyor” diyor.

Esmer şeker mi beyaz şeker mi?
Prof. Dr. Kenan Demirkol, “Esmer şeker ile beyaz şeker arasında hiçbir fark yok. Bu tamamen bir ticari aldatmaca” diyerek nedenini şöyle açıklıyor:

“Şeker aslında doğal bir şeydir ve rengi beyaz değildir. Onu ne kadar rafine ederseniz rengi o kadar beyaz olur. Melası (fabrikasyon kademesinde atık olarak ele geçen kahverengimsi son şurup) üzerinden alındıkça şeker beyazlaşır. Esmer şekerde de melası üzerinde bırakılarak o renk elde edilir.”

Tüketilen şeker türünde sağlıklı olanı ararken şekerin esmer ya da beyaz olmasından ziyade, pancar şekeri mi yoksa mısırdan elde edilen nişasta bazlı şeker mi olduğuna bakmak gerektiğini söyleyerek, nedenini şöyle açıklıyor:

Nişasta bazlı şeker, pancar şekerine göre daha fazla şişmanlatır, karın ve karaciğer yağlanmasına yol açar. ABD’de 1970’li yıllardan beri bu şekerin kullanılmasından dolayı karaciğer yağlanması, ‘kriptojenik siroz’ vakalarında ve buna bağlı karaciğer kanseri vakalarında üç kat artış saptandı. Sadece daha pahalı olan pancar şekeri yerine gıdalarda mısır şekeri kullanıldığı için.”

Taş Devri Diyeti”nin yaratıcısı Prof. Dr. Ahmet Aydın da mısır şurubu kullanımının yaygınlaşmasını eleştirerek, “Ülkemizde son yıllarda mısır şurubu üreten fabrikalar kurulmaya başlandı. 2001 yılında çıkartılan Şeker Yasası ile mısır şurubu üretim kotası yüzde 10 olarak belirlendi, fakat daha sonra Bakanlar Kurulu kararıyla yüzde 15’e yükseltildi. Kota ABD’de yüzde 2, Almanya’da binde 8.9, Fransa’da ise binde 4.9” diyor.

Mısır şurubu neden zararlı?
Onkoloji Uzmanı Dr. Yavuz Dizdar mısır şurubunun zararlarını şöyle anlatıyor:
“Mısırdan elde edilen şurupta daha çok (glikozun dört misli) früktoz bulunuyor. Ülkemizde bütün meşrubat, bisküvi sanayiinde ve ucuz tatlı yapımında kullanılıyor. Früktoz insan metabolizması için uygun bir şeker türü değil! Şeker metabolizmasını düzenleyen insülin salgısını etkilemez, ‘doyum hissi’ oluşmadığından, bir yönden tüketimin artışına neden olurken, diğer yönden de sağlık açısından ciddi riskleri beraberinde getirir. Vücuda alınan früktoz hızla, bir yağ olan trigliseride çevrilir, iç organlarda ve yağ dokusunda depolanır. Mısır şurubundan elde edilen yüksek früktoz içerikli şeker, iç organlar ve karın içi yağlanmasının en önemli nedenlerinden biridir. Bu yağlanmanın ‘metabolik sendrom’ olarak bilinen tablonun oluşmasına ciddi katkısının bulunduğu kabul edilir. Buna bağlı olarak siroz, karaciğer kanseri, karaciğer ameliyatı ve nakli gereken hasta sayısı da artmaktadır. Nitekim şeker hastalığı ülkemizde son yıllarda ciddi bir artış gösterdi. Üstüne üstlük bugüne dek yapılan pek çok araştırma, doğalın dışına taşmış şeker metabolizmasının pankreas kanserine neden olduğunu gösterdi.”

Hangi gıdalarda mısır şekeri var? 
Uzmanlardan aldığımız bilgiye göre artık bisküvi, gazoz, çikolata, hazır kek, şekerleme, hazır çorba, dondurma, baklava gibi piyasadaki pek çok gıdada mısır şekeri kullanıldığını biliyoruz. Prof. Dr. Kenan Demirkol, birkaçı hariç çoğu meşrubat markasının ürünlerinde ve bazı çok beyaz ekmeklerde de bu şekerin kullanıldığını, sadece tam buğday ekmeği tüketilmesi gerektiğini söylüyor. “Ne yazık ki yasa gereği ürünlerde mısır şekerinin kullanılıp kullanılmadığını etiketlerden tam olarak anlayamıyoruz” diyen Demirkol, biz tüketicilere şu uyarıda bulunuyor:

“Yüzde 100 pancar şekeri kullanan üreticiler etiketlerine bu ibareyi koyuyorlar. Özellikle bu etiketi taşıyan ürünleri bulmaya özen gösterin. Cebinizdeki para ile hastalık satın almayın!

May 312012
 

2012 enerjilerinin iyice aktifleşeceği bir sürece giriyoruz. 21 Mayıs’ta güneş tutulması, 4 Haziran’da ay tutulması, 6 Haziran’da Venüs geçişi var ve 24 Haziran’da Uranüs-Plüton karesi kesinleşiyor. Astrolojik göstergeler oldukça hareketli, tempolu, değişim enerjisinin kendisini belirgin bir şekilde göstermeye başlayacağını işaret ediyor.

21 Mayıs’ta gerçekleşecek güneş tutulması olayları hızlandırıcı bir katalizör işlevi görüyor. İkizler burcunun ilk derecesinde gerçekleşecek bu tutulma yeni bilgilerin açığa çıkacağı, iletişim ve bilgi alışverişinin çok hızlanacağı bir sürece giriyor olduğumuzu gösteriyor. Tutulmanın Pleiades yıldız kümesiyle irtibat kuruyor olması ve tutulma esnasında Satürn’ün Spica yıldızı ile aynı boylamda gözükmesi son derece kadersel bir süreçten geçmekte olduğumuzun, bize hediye olarak verilecek çok önemli bilgileri almaya doğru ilerlediğimizin göstergeleri. Tutulmanın Neptün ile gergin irtibatta olması kafaların karışık olacağını, inançlarda muhtemel karmaşayı da işaret ediyor. Tutulmanın İkizler burcunun ilk dekanında olması da kadim astrologlar tarafından benzer şekilde tanımlanıyor.

21 Mayıs’taki güneş tutulması Pleiades yıldızları ile kavuşum yapıyor. Bu Güneş, Ay, Dünya ve Pleiades yıldızları arasında eşi görülmemiş bir dizilim. Venüs geçişinin de bu tarihten yalnızca 17 gün sonra gerçekleşecek olması bir tesadüf gibi gözükmüyor. Maya takviminin Venüs’ün Pleiades yıldızları arasından geçişi ile aynı yıl olan 2012 yılında sona eriyor olması ilginçtir. Bazı araştırmacılar tarafından bu geçiş “yeniçağa geçiş” döneminin bir nevi öncü işareti olarak tanımlanmaktadır. Nadir görülür gökyüzü olaylarından biri olan Venüs geçişi 105 ve 121,5 yıllık periyotlarla ikili geçişler halinde olur ve bu yüzden astronomlarca da büyük bir ilgiyle takip edilir. Yüzyılımızda iki kez denk gelen Venüs ikili geçişleri 8 yıl arayla olur. Bu yüzyılda ilk geçişini 8 Haziran 2004’te yaptı ve 6 Haziran tarihine denk gelen bu ikinci geçişinden sonra 2117 yılına kadar başka bir geçiş yapmayacak.

4 Haziran’daki ay tutulması esnasında Venüs-Mars arasındaki dik açının çok etkin olması ve tutulmanın bu ikili ile irtibat kuruyor olması özel ve sosyal ilişkilerde, global ekonomi ve siyasette çalkantılara işaret etmekte. 14 derece Yay burcunda gerçekleşecek bu tutulma uluslar arası ilişkilerin, kültürel, dinsel ve inançlarla ilgili temaların vurgu kazanacağını göstermekte.

24 Haziran’da Uranüs-Plüton arasındaki doksan derecelik dik açı kesinleşiyor. 2015 yılı Mart ayına kadarki süreçte tam sekiz kez kesinleşecek bu gergin açı çok önemli bir değişim-dönüşüm zamanından geçmekte olacağımızı gösteriyor. Devrimci Uranüs ve dönüştürücü Plüton’un bu elektriksel dansı insanlığın bilincinde yeni bir gelişim dönemecine gelindiğini işaret ediyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da Astroloji Okulu’nda düzenleyeceğim “Yaz Aylarına Astrolojik Bakış” seminerde tüm dünyada kolektif yaşamı büyük ölçüde etkileyecek 2012 yaz aylarına astrolojik pencereden bakacağım; ekonomik, bilimsel, politik, dinsel, kültürel, sağlık ve ilişkilerle ilgili gelişmeleri, güncel bilimsel veriler ışığında anlatacağım. Seminerde tutulmalar, Venüs geçişi, Uranüs-Plüton karesi ve üzerimizdeki etkileri konusu kapsamlı bir biçimde ele alacağım. Ayrıca bu sürece kendimizi nasıl hazırlayabileceğimiz konusunda da bilgiler vereceğim. Sunumu her düzeyde astroloji meraklısının kolaylıkla anlayabileceği şekilde hazırladım. Detaylı bilgi için aşağıdaki linki ziyaret edebilirsiniz.

Öner Döşer
Astroloi Danışmanı

May 312012
 

Chloe
– Cholea EDP Sprey (Gül Sürümü) 50ml/1.7oz
– Chloe Eau De Parfum Spray ( Rose Edition )

– Modern kadınlar için sınırlı sürümde çiçeksi bir parfüm.
– 2011 yılında piyasaya sunulmuştur.
– Ferah, kadınsı, şehvetli ve canlı.
– Gül, kehribar, Karayip manolyası, Virjinya sediri ve inci çiçeği notaları içerir.
– Gündüz ve gece kullanım için uygundur.

 

Dolce & Gabbana – Rose The One
– Rose The One EDP Sprey 75ml/2.5oz
– Rose The One Eau De Parfum Spray

– Romantik kadınlar için çiçekli-meyveli bir koku.
– Neşe, sevgi ve mutluluk anlarını size sunar.
– Üst notaları pembe greyfurt, mandalina, şeftali ve mügedir.
– Orta notaları Bulgar gülü, şakayık, sardunya, beyaz zambak ve mor eriktir.
– Alt notaları amber çiçeği, vanilya, kehribar ve misktir.
– Gündüz ve gece kullanımı için uygundur.

 

Escada
– Desire Me EDP Sprey 75ml/2.5oz
– Desire Me Eau De Parfum Spray

– Modern genç kadınlar için karşı koyulamaz bir parfüm.
– Erkekleri hayran bırakan bir çekicilik ve karizma yansıtır.
– Sıcak, seksi ve kadınsı esintiler verir.
– Ana vurgu taze yeşil çiçeklerin hakimiyetindedir.
– Alt notaları tiramisu, kahve, kurabiye, cheese kek ve bitter çikolata içerir.

 

Givenchy
– Ange Ou Demon EDT Sprey ( Diamantissime Sürümü ) 50ml/1.7oz
– Ange Ou Demon Eau De Toilette Spray ( Diamantissime Edition )

– Orijinal Ange ou Demon Tendre parfümünün Diamond sürümü.
– Harika şişesi kristallerle süslenmiştir.
– Büyüleyici, ince, çok boyutlu duygular verir.
– Mandalina, müge ve portakal çiçeği esansı ile başlar.
– Kalp notalarda zambak, şakayık, kediotu ile çiçeksi ve zengindir.
– Palissander ve paçuli notaları ile kurur.

 

Gucci
– Guilty EDT Sprey 75ml/2.5oz
– Guilty Eau De Toilette Spray

– Göz alıcı, cesur, baştan çıkarıcı ve seksi genç kadınlar için dinamik bir koku.
– Neşeli, tensel ve baştan çıkarıcıdır, eğlencelidir ve zevk verir.
– Mandalina, pembe biber, şeftali ve leylak notaları sunar.
– Sardunya, kehribar ve paçuli notaları ile harmanlanmıştır.
– Tüm ortamlar için mükemmeldir.

 

Hugo Boss
– Boss Femme L`Eau Fraiche EDT Sprey 75ml/2.5oz
– Boss Femme L`Eau Fraiche Eau De Toilette Spray

– Bu parfüm romantik duyguları sadelik ve yalınlık içerisinde yansıtır.
– Size huzur, sükunet ve rahatlama anı sunar.
– Üst notalardaki mandalina ferah, meyvemsi vurgularla harmanlanmıştır.
– Kalp notalarında stephanotis çiçekleri açığa çıkar.
– Temel notalarda kremsi, yumuşak kehribar vardır.

 

Lolita Lempicka
– Si Lolita EDP Sprey 50ml/1.7oz
– Si Lolita Eau De Parfum Spay

– Kadınsı yumuşaklıkta mutluluk ve aşkın parfümü.
– Baharat akordları ile ısınmış oryantal-çiçeksi bir dokunuş verir.
– Özellikli notaları bergamut, mandalina, pembe biber, tatlı bezelye .
– Parlak reçine, paçuli, tonka, kehribar ile harmanlanmıştır.
– Çiçek şeklinde cesur bir şişede gelir.
– Romantik kullanım için mükemmeldir

 

Moschino
– Toujours Glamour EDT Sprey 100ml/3.4oz
– Toujours Glamour Eau De Toilette Spray

– Modern kadınlar için taze, çiçekli bir koku.
– Kadınsı, büyüleyici ve zarif.
– Üst notalarında canlı funda meyveleri, menekşe yaprakları ve kakule.
– Orta notaları Yasemin ve Müge.
– Alt notaları Benzoin, Heliotrope ve Misk.
– Gündüz ve gece kullanımı idealdir.

 

Nina Ricci
– Ricci Ricci EDP Sprey 80ml/2.8oz
– Ricci Ricci Eau De Parfum Spray

– Kentli kadınlar için göz alıcı ve cesur parfüm.
– Zarif, gizemli, şehvetli ve çekici.
– Üst notalarda ravent, bergamut.
– Kalp notalarda Belle de Nuit çiçeği, Hint sümbülteberi, Centifolia gülüdür.
– Alt notalarda paçuli, Sandal ağacı.
– Kurdele dekorlu modern klasik bir şişede gelir.

 

Van Cleef & Arpels
– Ferrie EDT Sprey 50ml/1.7oz
– Feerie Eau De Toilette Spray

– Çağdaş kadınlar için çiçeksi meyveli bir koku.
– Keskin fakat nazik, tatlı ve şehvetli.
– Üst notalarda; frenküzümü, yeşil yapraklar, mandalina, portakal.
– Orta notalarda; menekşe, gül, yasemin.
– Alt notalarda ise vetiver, misk ve zambak.

 

Paco Rabanne
– Lady Million EDP Sprey 80ml/2.7oz
– Lady Million Eau De Parfum Spray

– Kadınlar için lüks, odunsu çiçek parfümü.
– Zarif, kadınsı ve seksi esintiler taşır.
– Ferah, tatlı ve uzayıp giden bir koku verir.
– Turunçgil, ahududu, portakal yağı esansı, portakal çiçeği ve yasemin notaları sunar.
– Gardenya, paçuli ve bal notaları ile harmanlanmıştır.
– Tüm ortamlar için mükemmeldir.

 

Thierry Mugler
– Angel The Refillable Stars EDP Sprey 15ml/0.5oz
– Angel The Refillable Stars Eau De Parfum Spray

– 1992`de piyasaya sürülmüştür.
– Oryantal ve odunsu esan ile karıştırılmıştır.
– Turunçgil, kavun, şeftali ve erik meyve notalarına sahiptir.
– Orta notalarda vanilya, sandal ağacı ve paçuli kullanılmıştır.

 

Yves Saint Laurent
– Parisienne EDP Sprey 90ml/3oz
– Parisienne Eau De Parfum Spray

– Çiçekli-odunsu bir bileşimden oluşan keyifli bir parfüm.
– Yaşamayı ve sevmeyi bilen kadınlar için tasarlanmıştır.
– Benzersiz bir şekilde kadınsı, parlak, gizemli ve duyusal.
– Böğürtlen, şam gülü ve sandalağacı notaları içerir.
– Gece, gündüz her türlü kullanım için mükemmeldir.

 

Christian Dior
– J`Adore L` Absolu EDP Sprey 75ml/2.5oz
– J`Adore L` Absolu Eau De Parfum Spray

– Tepesinde çiçeklerin bilimini taşıyan bir parfüm.
– Çiçeksi notalarını 4 efsanevi çiçek ile ile yüceltir.
– Türk gülü, Sümbülteber, Arap yasemini ve Comorialı Ylang Ylang.
– Mükemmel çiçekler sofistike ekstraksiyon işleminin bir sonucudur.
– Kadınları bol miktarda çiçekler ile dolu bir bahçeye davet eder.
– Son derece kadınsı bir ritüel sunar.
– Yoğunlukla ve duygularla doludur.

Carolina Herrera
– 212 Sexy EDP Sprey 60ml/2oz
– 212 Sexy Eau De Parfum Spray

– Modern kadınlar için gizemli bir parfüm.
– Size sıcaklık, ferahlık ve kadınsılık getirir.
– Üst notalarda tahrik edici gül, biber ve bergamot;
– Orta notalarda gardenya ve sardunya; alt notalarda ise pamuk helva, vanilya, baharatlı sandal ağacı ve misk kullanılmıştır.
– Gündüz ve gece kullanım için uygundur.

May 312012
 

 

İkizler burcu kadını hareketli, canlı, enerjik ve çekici bir tiptir. Tıpkı bu burcun erkeği gibi onu da anlamak kolay değildir, çünkü çift karakterli olmak gibi bir özelliği vardır, yani günü gününe, anı anına uymaz. Zekâ ve hareket yıldızı Merkür’ün idare ettiği bu kadın çok zeki ve entellektüeldir.

 

Ayrıca burcunun erkek mensuplarına oranla daha hırslı ve kararlıdırlar. Bağımsızlığına çok düşkün olduğu için de evde oturup ailesiyle yetinecek bir kadın değildir. Meslek hayatında başarılı olmayı çok önemser. İnanılmaz cazibesinden söz etmiştik daha önce. Üstün zekâsı, tatlı sözleri, zarif tavırları ve neşesi sayesinde en erişilmez sanılan erkekleri bile kendine bağlayıp peşinden koşturabilir.

 

İş hayatındaki başarısının sırrı da aslında tam da bu özellikleridir. İkizler erkeğinin aksine paraya önem verir. Çünkü para onun için, bağımsızlığı, rahatı, şıklığı, istediği her şeyi elde edebilme gücünü ve tabii ki hayatın karşısına çıkaracağı çeşitli olanakları simgeler. Toplum içinde çok sevilen, beğenilen bu kadın o kadar güçlü ve enerjiktir ki aynı anda hem iş hayatında yükselmeyi başarabilir hem de ailesine zaman ayırmayı… Çocuklarına da düşkün olurlar. Sadece bir tür İkizler kadınının, doğum anında, yükselen burcunda Venüs veya Ay’ın etkisi varsa çocuklarla ilişkileri iyi değildir.


May 312012
 

Cildinizi temizleyip toniğinizi kullandınız. Şimdi bakımınızı tamamlama sırası. Cilt tipinize uygun bir nemlendirici ile mutlaka cildinizi nemlendirmelisiniz. Fakat burada aklımıza bazen bir soru takılıyor: pahalı kozmetik en iyi kozmetik midir? Uzmanların bu konudaki yanıtı; “en iyi kozmetik cildinize en uygun olanıdır” şeklinde.

Peki cilt tipimizi nasıl analiz edeceğiz? Size bu konuda küçük ipuçları hazırladık:


Cilt tipinize uygun nemlendirici en iyi nemlendiricidir

Kuru Cilt: Mat görünümlü, yağ ve nem oranı düşük cilt tipidir. Gözenekler ufak ve kapalıdır. Kullanılabilecek ürünler: Yoğun bir nemlendirici, yoğun yağ içeren besleyici gece kremi, göz çevresi ve boyun kremleri, nem ve yağ depo edici peeling ve maskeler.

Normal Cilt: Şeffaf görünümlü, nem ve yağ durumu dengeli, gözenekler kapalı ve püürüzsüz bir cilt olarak kabul edilir. Kullanılabilecek ürünler: Hafif bir nemlendirici ve peeling krem, gece kremi, göz kremi ve maskeler.

Karma Cilt: T bölgesi (alın, burun ve çene) yağlı, yanaklar ve göz çevresi daha kurudur. Nemsizlik söz konusu olabilir. Yağlı kısımlarda gözenekler açık olabilir, siyah nokta ve sivilce görülebilir. Kullanılabilecek ürünler: Cildin ihtiyacına göre nemlendirici, temizleyici-sıkılaştırıcı maskeler, peeling krem gece ve göz kremi.

Hassas Cilt: Deri, damarların görüneceği kadar incelmiştir. Çabuk kızaran, kaşınan, dalga dalga olan ve yanan bir cilt tipidir. Susuz ve çok gerilen ciltlerdir. Kullanılabilecek ürünler: Hassasiyet giderici bakım kremleri.

Yağlı Cilt: Parlak ve yağlı görünümlüdür. Gözeneklerin içi dolu ve açık, siyah noktaya ve sivilceye müsait cilt tipidir. Kullanılabilecek ürünler: Çok hafif hatta su bazlı nemlendirici, temizleyici-sıkılaştırıcı maskeler ve peeling, gece ve göz kremi.

Özellikle 30 yaşından itibaren gece ve göz kremi kullanımına başlanmış olunması cildinizin gençliğini uzun süre korumanız açısından çok faydalıdır.

May 312012
 

Miyaav…Bu yazı, bu trend kesinlikle böyle bir başlangıcı hakkediyor hanımlar!

Nedeni için sizlere şöyle alalım..

2012 makyaj trendleri cesaret isteyen efektlerle dolu, oldukça cesur olmamızı istemişler bizlerden. Her defasında bu nasıl moda yahu deyip, bir süre sonra kendi filtrelerimizden geçirip, bol bol bu trendi çıkarana dua ediyoruz.

Kediden ilham alınarak oluşturulan kedi gözleri, Amy Winehouse gibi cesaretli, özgün, umursamaz, özgür, tuttuğunu koparan bir kadın izlenimi vermektedir.

Trend kedi gözler…

Baskın ve fenonem bir yapıdaki o eskilerin nazik ve ucu hafif yukarıya doğru kalkık eyeliner bitirişleri yıl 2012 de göz merkezinden uzağa doğru giden, bitirişinde seni özgür bırakan bir yapıda. İster yukarı doğru ince, ister çift çizgi, ister dikdörtgen, istersenizde simetrik bir son ile bu çizgilere nokta koyabilrisniz.

İhtiyacınız olan ince uçlu bir eyeliner ve en titremeyeninden 1 çift el mevcut ise işlem tamamdır hanımlar. Yok benim elim titrer, hiç eyeliner sürmedim, ama sevdiceğime kedi gözlerimle bakmak istiyorum diyen benim gibi arkadaşlarıma da bir eyeliner alıp ellerimizi eğitmemizi öneriyorum.

Sonrası sizin hayal gücünüze kalmış.

Başında olduğu gibi sonunda da kocaman bir miyaaavv ile sevgiler…

May 312012
 

Hanımlar yorgun gözlerimiz için  uyku çok ama çok önemli. Konforlu süper bir uyku çekiyoruz. Herşeyden ödün verin ama uykudan asla!  Yorgun gözleriniz yerine, sağlıkla bakan dinç gözler için mis gibi uyku çekmek 1 numaralı madde.

Daha gün içerisindeki iş yoğunluğu, bol mimikler, yanlış beslenme, güneşe maruz kalmak  gibi etkenleri saymadan  uykuyu başa almamın sebebi: uykunun her derde deva olduğuna inancımdır.

Gün içinde yukarıda saydığım etkenlerden korunmak içinde koruyucu kremler, göz altı için  yeni teknoloji ile roll-on ile  harika  sonuçlar elde edebilirsiniz. Göz çevremizdeki hassas derinin bir takım gereksinimleri vardır. Kanımızdaki mikro sirkülasyonun zamanla yavaşlaması sonucu, göz altı torbaları giderek belirginleşiyor. Göz çevresinde sevimsiz halkalar oluşuyor.

Yeni  roll-on’lar , kremler , serumlar bu konuda kadınların en büyük yardımcısı olmaya aday. Çünkü bu ürünler, bakım yaparken  pürüzsüz kılıyor, cilde tazelik veriyor. Ciltteki şişlikleri azaltıyor.

May 312012
 

Saç dökülmesine önlemek ve kontrol altında almak, saçta hacim ve canlandırma kazandırmak için saçlı deri bölgesine uygulanan tedavi şekline saç mezoterapisi denilir.

Saç dökülmesi, saçların zayıflaması ve cansızlaşması gibi durumlarda uygulanabilen bir yöntem. Bu yöntemde çok ince uçlu bir iğne ile saçlı deri kıl köklerine besleyen, ilaçlar, vitamin ve mineraller direkt kıl köklerin olduğu bölgeye enjekte edilir, saçlı deride kan dolaşımını artması nedeni ile saçların dökülmesini azaltır, saçlar parlaklık ve canlılık kazanır, seans sayısı problemin yoğunluğuna göre değişmekle birlikte ortalama 5-10 dur, haftada bir şeklinde uygulanır ve ortalama 15 dakika sürer, iğneler son derce ince üçlü olduğundan kesinlikle ağrı, acı yapmaz.

Saç mezoterapisi nasıl uygulanır? Kaç seanstır?

Saç mezoterapisinde çok ince uçlu bir iğne ile küçük mikroenjeksiyonlar halinde saçlı deri bölgesine ilaç enjekte ediliyor, bu karışımlar kişiye özel olarak hazırlanır ve bölgesel olarak tatbik edilir. Problemin yoğunluğuna göre haftada bir ortalama 5-10 kez ve sonraki seanslar 15 günde bir ve ayda bir uygulanır. Saçta toparlama ve hacım görmek için en az 2-3 ay sabır göstermek ve tedaviye devam etmek gerekir.

Alopesi ne anlamında geliyor?

Normal bir erişkinde tahminen toplam saç sayısı 150000-170000 arasıdır. Günde 50-100 tane saç telinin dökülmesi normal sayılır, aslında saç döküldüğünde sadece gövdeden kopma olur, saç kökü yani follikul yerinde kalır, bu süre ortalama 6-8 sene sürer. İnsan hayatı süresince ortalama 12 kez saç kökünden yeni saç çıkar. Androgenetik tıp saç kayıplarında ise follikül sayısında azalmasından ziyade kıl kökünde bir küçülme ve kıl dökülme sıklusunda bir hızlanma meydana geliyor.